BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Taffarel’in ihaneti

Taffarel’in ihaneti

Bir tarafta “Biz hiç bir maça tam kadro çıkamadık” diye sızlanan Lucescu... Diğer yanda idâm fermanı haftalar önce verilmiş, hatta darağacı hazır bekletilen Giray Bulak...



Bir tarafta “Biz hiç bir maça tam kadro çıkamadık” diye sızlanan Lucescu... Diğer yanda idâm fermanı haftalar önce verilmiş, hatta darağacı hazır bekletilen Giray Bulak... Kimselere yaranamayan bu iki teknik adamın kader maçında, futbol kadar stres, sıkıntı da Avni Aker’i sarmıştı... Ligde belalısı durumundaki Trabzonspor’dan yara almadan kurtulmayı isteyen sarı-kırmızılılar, tam bunu bir defa daha başarırken son saniyede şoke oldu... Galatasaray adı, sanı, şanı Avrupa’yı aştı. Şimdi Dünya Kulüpler Şampiyonası için davet edilen ilk takım oldu... Böyle bir takımla oynamak Trabzonspor için de bir güzellikti... Onlar ezilmeden, komik durumlara düşmeden ve adlarına yakışır cinsten savaştılar... Böylesine büyük mücadelede kim kaybedecekdi? Trabzonspor tam tükenirken, inanılmaz bir son saniye golü ile tekrar hayata döndü. Jardel’in yokluğunda Serkan’sız 11’le maça başlayan Galatasaray, buna rağmen 8.dakikada golü yakaladı... Fatih’in isyankâr tavırları neticesi forma bulan Capone, adeta iğne deliğinden geçirdiği nefis şutla takımı 1-0 öne geçirince karşılaşmanın hızı da birden artıverdi... Gerçi golü Capone attı ama biz bu golü sahanın en çalışkan ismi Emre’nin hanesine yazıyoruz... O Emre ki, kendisine acımasız ve haksızca “Katil” damgasını vuran tribünlere rağmen sahanın her noktasında olumlu hareketlere imza attı... Pres yaptı, top kaptı, direkleri nişanladı... Bu gencecik delikanlı, bırakın futbolunu oynasın... Bu acı olayı hatırlatarak ve “Katil” damgası vurarak bir futbol yıldızını söndürmeyelim...  Sarı-kırmızılı defansın “sıfır” hatayla tamamladığı maçta orta sahayı çabuk ve uzun toplarla geçmek istemesi bu sezonun değişik bir taktik anlayışıydı... Bunda amaç, Hasan’ın süratinden yararlanmak ve Trabzon defansını gafil avlamaktı... Sanki yemeği orta sahada pişirip yemektense, direkt mideye indirmeye düşündü hep... Galatasaray defansı kadar, Trabzon savunma elemanları da görevlerini en iyi yapan futbolculardı... Bilhassa Hasan’a yapışan Osman, sahanın en başarılı isimlerinin başında geliyordu... Osman tüm sinirli anlarda bir karıştırıcı değil, ayrıştırıcılık görevini üstlendi... Gökdeniz’in Hakan’ı ezip geçmesinde, Capone’un kabadayılığında hep Osman’ın uzlaştırıcı parmağı vardı...  İkinci yarıda tüm riskleri almasına rağmen Trabzonspor hem prestijini, hem puanı kurtarabilmek için canla-başla savaştı... Önce Lange, sonra da Löbe gol yollarında sessiz kaldı... Osman’ın, Zafer’in ve kaleci Metin’in çırpınışları gösterişsiz, ama taktiksel anlayış içindeki Galatasaray’ın başarısına takoz olamadı... Ta ki, 90+3’e kadar... Bu dakikada futbolun adaleti, yerini buldu. O anda hem Giray Bulak, hem Trabzonspor, sökülen apoletlerini yeniden takarken, Galatasaray ise Taffarel’in ihanetine kurban gitti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT