BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Polisin halini biliyor musunuz?

Polisin halini biliyor musunuz?

Ben Emniyet Teşkilatı’nda 27 yıl fiilen çalıştıktan sonra, emekliye ayrılmış başkomiserim. 27 yılın 17 yılını ya silahlı çatışmanın içinde, veya her an silahlı çatışmaya girecekmiş gibi yaşadım.



Ben Emniyet Teşkilatı’nda 27 yıl fiilen çalıştıktan sonra, emekliye ayrılmış başkomiserim. 27 yılın 17 yılını ya silahlı çatışmanın içinde, veya heran silahlı çatışmaya girecekmiş gibi yaşadım. Göreve geleceğimiz saat belli, gideceğimiz saat belirsizdi. Günlerce görevde kaldığımız, günlerce sokaklarda tedbir mahiyetinde beklediğimiz oldu. Bir teröristin geçmesi mutemel mekanlarda aylarca gece-gündüz sıfırın altındaki soğuklarda bekledik. Pek çoğumuz mide hastası oldu. Evde çocuklarımız kapıların ardına masa, sandalye, dolap gibi eşyaları yığıp barikat oluşturarak sabaha kadar uykusuz günler geçirdi.O dönemlerdeki polis çocuklarının çoğu okuyamadı, başarısız oldu. En azgın katillerin peşinde, ölüm aklımıza gelmeden koştuk; halbuki ölümün bir kurşunun ucunda olduğunu biliyorduk. Nice arkadaşlarımız kollarımızda can verdi. Bizim yaşamamız Allah’ın bize bir lütfudur. Bu maaşla bu işler yapılamaz. Bu kadar sahipsiz meslek olamaz. Her olaydan sonra “insan haklarını ihlal ettin” gibi suçlamalarla karşı karşıyasın. Polis bu memleketin çocuğu değil mi? Vatanını, milletini düşünmezse yerinden kıpırdamaz. Çok bilirim, gece göreve çıktığımızda komşularımız çocuklarımızı evlerinde misafir ederler, bizlere acırlardı. Komşu bakkallarımız polisin oturduğu binaları soranlara söylemezdi. Bunları yaşayanlar bilir. Allah onlardan razı olsun. Dışardan davulun sesi hoş gelir. Benim göreve başladığım günden emekliye ayrıldığım zamana kadar siyasetin içinde, ve hâlâ siyasetin içinde olan siyasetçilerin maddi durumları yerinde, biz ise sürünüyoruz. Emekliye ayrılmayla iş bitti mi sanıyorsunuz? Her an bir saldırıya uğrama riski yüreğinizde yaşıyor. Ailenle, komşunla çektiğin zorluğun, ıstırabın şekli dün ne ise bugün de odur. Polis yürüdü. Dikkat ettiniz mi, geçtiği yerlerde halk nasıl alkışlıyordu... Sanki polis bayrama gidiyordu. Bu da enaz polis kadar sıkılmış halkın polise desteğini gösteriyor. Şimdi esnaf ile çiftçi de yürüyeceklerini söylüyor. Yürüyüşün sebebini araştırmak lazım. Kimimiz öldük, kimimiz yaralandık, “şehitsiniz” diye taltif edildik. Ben şimdi 170 milyon lira maaşla, 100 milyon lira kiralık evde oturuyorum, geçimimi sağlamaya çalışıyorum. Diğer taraftan bir uzman çavuş (neden çok alıyor, demiyorum.) benden kat kat fazla alıyor. Bir astsubay emekli arkadaşım benden 150 milyon fazla alıyor. Benim eksiğim ne, midem daha mı küçük? Ölmediğim için mi suçluyum? Kimse birilerinin düğmeye bastığını iddia etmesinler. Düğmeye basanlar kendileridir. Polisin ne zaman saldırıya uğrayacağı belli değildir. Polisi varoşlarda oturmaya mecbur et, sonra da düğmeye basılmadan bahset... Yanlış anlaşılmasın, varoşlarda oturanları çok seviyoruz, ama hayatımızın tehlikede olması sözkonusu.... - Ahmet Gözübüyük - İSTANBUL- Yalnız değilsin şerefli Türk Polisi Polislerimize karşı düzenlenen hain saldırıyı televizyonda izleyince, o yürek dağlayan acıyı yüreğimin derinliklerinde hissettim. Keşke ben siper olsaydım da zarar görmeseydi canım polislerim. Elimden gelseydi onlar için canımı seve seve verirdim, biran bile tereddüt etmezdim. Yüreklerinin acısıyla yürüdüler. “Polisin polisten başka dostu yok” dediler. Hayır canım polisim. Hepimiz senin dostunuz. Dualarımız, yüreğimiz, her şeyimiz seninledir. Sen yalnız değilsin!... - Ayla Öztürk - İSTANBUL - Feshane’deki faaliyetler tarihî dokuya ters olmaz Bu köşede, Feshane’deki etkinliklerin Eyüp Sultan’ın manevi yapısına ters olduğunu belirten okuyucu görüşlerini aktarmıştım. İşletmeci Şirket Oditoryum A.Ş. Genel Müdürü Sirel Atay imzasıyla bir açıklama geldi. Açıklamayı kısaltarak veriyorum.“Feshane’deki etkinlikler, Eyüp çevresinin manevi yapısına aykırı herhangi bir unsur taşımamakta, Türk halkının geleneksel Ramazan eğlencelerini bugüne taşıma amacıyla düzenlenmektedir. İftar saatlerinde Sema gösterileri ve Tasavvuf müziği ile başlayan akşam, ilerleyen saatlerde, geleneksel Orta Oyunu, Karagöz- Hacivat, Meddah, cambazlar, fasıl ile devam etmektedir. Feshane’deki geleneksel Ramazan eğlencelerini tasarlar ve sunarken, asla ne halkımızın, ne de bulunduğumuz yörenin manevi özelliğine aykırı düşecek bir tavır içinde olmayacağımızı belirtirken, değerli okuyucularınızın görüşlerini de dikkatle değerlendireceğimizi bilgilerinize sunmak isteriz.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT