BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ankara çok sesli müziğin de merkezi

Ankara çok sesli müziğin de merkezi

Müzik uğruna kurulan bir vakıf olarak faaliyet gösterdiklerini belirten Sevda Cenap And Müzik Vakfı Başkanı Mehmet Akman Başman, Ankara Uluslararası Müzik Festivali’yle ilgili çalışmalarını anlattı.



Mehmet Ali Kışlalı’nın sorularını cevaplandıran Sevda Cenap And Müzik Vakfı Başkanı Mehmet Akman Başman, Başkent’in aynı zamanda çok sesli müziğin de merkezi olduğunu herkesin kabul etmesi gerektiğini söyledi. Başman’ın müzik vakfıyla ilgili verdiği bilgiler şöyle: Kışlalı-Müzik faaliyetlerinin içine nasıl girdiniz? Başman-Aile dolayısıyla girdim. Vakfı ablam ve eniştem 1973’te kurdu. Yönetim kuruluna değişmez üye olarak ben de girmiştim. 1986’da ablamın vefatından sonra başkan oldum. Aynı ruhla vakfı genişletmeye çalışarak faaliyete devam ediyoruz. Kışlalı-Ankara’nın en köklü vakfı değil mi? Nasıl ayakta duruyor ? Başman-Kurucuların koydukları parayla, kaynaklarla yürüyor. Aileden gelen mülkler bir yere toplanmış. Vakfedilmiş bu amaçla kullanılmak için. Yaptığımız etkinlikleri dışardan para toplayarak yapmıyoruz. Ama bağış yapılırsa alıyoruz. Kışlalı-Ankara Uluslararası Müzik Festivali için destek alıyor musunuz? Başman-Bu bizim boyumuzu çok aşan bir şey. Bu festivale sponsorlar destek veriyor. Vakfın da katkısı var. Organizatör. Ama bunun dışında vakfın kendi etkinlikleri var. Onları kendi öz kaynaklarıyla yürütür. Burslar verir. Yarışmalar yapar. Kitap neşreder. İki ayda bir Müzik Dosyası adıyla yapılan yayın dokuz bin kişiye gönderilir. Kışlalı-Kaynaklarınız neler? Genel bütçeniz hakkında birkaç rakam verir misiniz? Başman-Aldığımız kiralar, ortak olduğu şirketlerden gelen hisseler. Bir milyon dolara yaklaşan gelirimiz var. Bir kısmı; yarısı festivale gider. Ama festivale harcananların yüzde 80-85’ini sponsorlardan sağlarız. Kamu hizmetine yararlı bir vakıfız. Bunun için de sağlanan paranın yüzde 80’i vakıf amaçlarına yönelik harcanır. Gerisi idari, idameyle ilgili harcamalardır. Çok sesli müziğin merkezi Kışlalı-Festival nasıl başladı ? Başman-Bu sene 18.’sini yapıyoruz. 1981’de ilkini yaptık. Bu Ankara’da bir eksiklikti. İstanbul Festivali vardı. Bizim Ankara’daki orkestraları alıp götürüyordu. Niye Ankara’da olmasın dedik. Çok sesli müziğin merkezinin Ankara olduğunu herkesin kabul etmesi lazım. Konservatuvar, Opera, Cumhurbaşkanlığı orkestrası velhasıl Atatürk zamanında temelleri atılmıştır. 18 senedir festivali yürütüyoruz. Kışlalı-Cenap And bu işe; çok sesli müzik faaliyetine nasıl başlamış? Başman-İşadamı olarak Kavaklıdere müessesesini kuruyor. Geliştiriyor. Sanatsever olduğundan sanat etkinlikleriyle meşgul. Ankara’da Ses ve Tel Birliği’ni kuruyor. İşin içinde Adnan Saygun gibi müzisyenler de var. İlk hanımı öldükten sonra varlığının büyük kısmını kurduğu; çok sesli müziği geliştirme amacıyla kurulan vakfa tahsis ediyor. Festival de daha sonra faaliyetler arasına katılıyor. İkinci eşi ablamdır. Eniştemin ölümünden çok sonra Festival kuruldu. Kışlalı-Festival nasıl gidiyor? Belli bir noktaya geldi mi? Başman-Her sene daha gelişiyor. 18.’cisi yapılıyor. Her yıl daha orijinal şeyler getirmek istiyoruz. Prensip çok sesli müzik. Türü çok tabii. Bu sene Peppino di Capri’yi getireceğiz. Daha önce Adamo’yu, Enrico Macias’ı getirmiştik. Her türden örnek veriyoruz. Kışlalı-Mesleğiniz çok farklı. Çok sesli müzik ilginiz nasıl başladı ? Başman-Cumhuriyet çocuğuyuz. Bu müzik ile haşir neşir olduk. Böyle bir aileden gelen imkan çıkınca sarıldık. Ama ne ben ne ablam ne de eniştem her hangi bir müzik enstrümanı çalmış değiliz. Ama bu işi, bu müziği çok seven insanlarız. Bu müzikten başka müzik dinlemedim. Evde hep bu müzik dinlenirdi. Taş plaklar zamanından beri. Vakıf ile ilgim yönetim kuruluna girince başladı. Çocuklar yetiştiriliyor Kışlalı-Yönetim kurulunda kimler var sizden başka ? Başman-Oğuz Ünegün, Turgut Tülümen, Erdoğan Okyay, Olcay Poyraz var. Ailden olmak üzere eşim ve oğlum var. Yarı aile yarı dışardan oluşan bir kurul. Maddi manevi vakfımıza yaptıkları katkılardan dolayı üyeler seçiliyor. Kışlalı-En önemli faaliyetiniz festival mi oluyor? Başman-Evet ama diğer faaliyetlerimiz de var. Korolarımız var. İlkokulda kurduğumuz bir çocuk korosu. Kurslarımız; şan, piyano kurslarımız var; vakıf binamızda. Geçen sene 40 kişiye ulaşan hanımlar korosu kurduk. Ankara’ya yakın Akyurt beldesinde çocuklara yönelik faaliyetlerimiz var.. Klasik müzik çocukluktan başlayan, dinleye dinleye gelişen bir şey. Bu gün İngilizce ve Almanca şarkı söylüyorlar. Ankara’da onlara konser bile verdiriyoruz. Geçen sene o çocuklardan bir grubu Budapeşte’ye bir yarışmaya gönderdik. Orada çok başarılı oldular. Niyetimiz her sene böyle bir yarışmaya katılmalarını sağlamak. Kışlalı-Akyurt’ta nasıl bir örgütünüz var? Kaç senedir faaliyettesiniz? Kaç kişilik koronuz var? Başman-İlk okulla işbirliği yapıyoruz. Bize yer ayırıyorlar. Hocalarımızı muayyen günlerde yolluyoruz. Sadece koro değil, piyano çalışmaları da yapıyoruz. Bando da kuruyoruz. Müzik dersleri veriyoruz. Gelip Çankaya’da cumhurbaşkanı huzurunda şarkı söyleyebiliyorlar. Hayatlarında unutulmayacak bir olay oluyor. Bazan aileleri de faaliyetlere katılıyor. Budapeşte’ye onlardan da almıştık. Altı sene oldu faaliyete başlayalı. Koromuz şimdi 60 kişiden oluşuyor. Diğer derslere katılanlar hariç. Kışlalı-Ankara’da bu tür faaliyet düşünüyor musunuz? Başman-Ankara bu konuda doymuş. Ama gitar kursları gibi kurslarımız var. Bayan korosunu da belli düzeylere gelip emekli olmuş, ya da vakitleri olan bayanların girişimi dolayısıyla kurduk. Ama daha ziyade imkanı olmayan yerlere faaliyet götürmeyi düşünüyoruz. Kışlalı-Kime burs veriyorsunuz? Başman-Burs istekleri daha ziyade konservatuvarlardan geliyor. Oradaki yetenekli çocuklara veriyoruz. 40 kadar bursiyerimiz var. Çok büyük katkı değil ama 50 milyon lira civarında bir şey veriyoruz. Tabii bu sadece destek olabiliyor. Kışlalı-Bir de salon sorununuz var galiba ? Başman-Bu çok önemli. M. Eğitim Bakanlığı Şûra Salonu’nda konserlerimiz yapılıyor. Ankara’nın en büyük salonu bin kişilik ama fuayesi yok. Seyircinin lobisi yok. Sanatcının soyunacak yeri yok. Koltukları ve düzeni iyi değil. Yeniden düzenlenmesi için girişimde bulunduk. M. E. Bakanlığı ile biz de halktan para toplayarak bu işe giriştik. 850 bin dolarlık bir kampanya yaptık. 500 bin doları topladık. Bir o kadar daha toplamalıyız. İnşaata başladık. Festivale, 28 Nisan’a yetiştirmek istiyoruz. Müzikseverler koltuklar için bağışlarda bulunuyorlar. Koltuğa isimleri yazılıyor. Yerine göre 100 ile 500 dolar arasında bağış yapıyorlar. Çok katkı oldu. Ama daha olması gerekiyor. Hatta müzikseverler kaybettikleri yakınlarının, çocuklarının adına da koltuk alıyorlar. Şimdiye kadar bin koltuktan sadece 200’ü satıldı. Gerisinin geleceğine ve inşaatın tamamlanacağına inanıyoruz. Başman kimdir? Sevda Cenap And Müzik Vakfı Başkanı Yüksek Makine Mühendisi Mehmet Akman Başman 1929’da Ankara’da doğdu. 1948’de Galatasaray Lisesi’nden ve 1953’te İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Genel Makine bölümünden mezun oldu. Bir süre proje ve uygulama mühendisi olarak çalıştı. 1954-55 yıllarında Teknik Üniversite’de Maden fakültesi Hidojeoloji Enstitüsü’nde asistan oldu. 1956’da Fransız Petrol Enstitüsü’nde master yaptı. 1956-57’de Devlet Su İşleri’nde sondaj başmühendisi olarak çalıştı. Askerliğinden sonra 1959-72 arasında Anadolu Çimentoları’nda teknik müdürlük, 1973-75 arasında müteahhitlik, 1976-85 arasında müşavir mühendis olarak yurt içi ve yurt dışında Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler uzmanı olarak Latin Amerika, Hindistan, Afrika ve Arap ülkelerinde görevlerde bulundu. 1986’dan itibaren Sevda Cenap And Müzik Vakfı ve bu vakfı finanse eden Kavaklıdere Şarapları’nın Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlendi. Polonya, Fransa Avusturya’dan çeşitli madalyalar alan Başman’a 1997’de “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” verildi. Kendisiyle Ankara’nın bir numaralı müzik vakfı ve müzik faaliyetleri hakkında bir sohbet yaptık.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT