BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Abdullah-ı Dehlevî “kuddise sirruh” -2-

Abdullah-ı Dehlevî “kuddise sirruh” -2-

Bir gün bu alim zata sordular şu suali: (Kimlerdir insanların en âlim ve cahili?) Buyurdu: (“Âlim” olan, kalmaz ibadetinden, Yine de emin olmaz, korkar akıbetinden.



Alim ve cahil... Bir gün bu alim zata sordular şu suali: (Kimlerdir insanların en âlim ve cahili?) Buyurdu: (“Âlim” olan, kalmaz ibadetinden, Yine de emin olmaz, korkar akıbetinden. Bilse ki Cehenneme girecek tek bir kişi, “O ben olabilirim”, der ve titrer hep içi. En “Cahil” de şudur ki, yapar türlü şekavet, Buna rağmen emin ve çok rahattır o gayet. Bilse ki tek bir kişi girecektir Cennete, Yine o namzet görür kendini bu devlete.) Nasihat istemişti biri de kendisinden, Buyurdu: (Emin olma küfür tehlikesinden, Nasıl bir kelimeyle iman elde edilir, Bir sözle de, mazallah bu iman gidebilir. İmanı tehlikeden korumak için, önce, Küfrü mucip şeyleri öğrenmeli iyice. Hak teala “İman”ı bizlere etti ihsan, Cennete bunun ile girecek cin ve insan. Peygamber Efendimiz buyurdu ki bu babta: (Mü’minler geçerlerken mahşer günü Sırat’ta, Cehennem seslenir ki “Biraz çabuk olunuz, Ki zira ateşimi, söndürüyor nurunuz.”) Biri de bir nasihat istedi kendisinden, Buyurdu ki: (Evladım, emin olma nefsinden. Zira nefsinden gayri düşman yok sana daha, Hatta senden ziyade, o, düşmandır Allah’a. Lakin onu yok etmek olmamalı gayemiz, Onu, dine uyarak terbiye etmeliyiz.) Bir gün de buyurdu ki: (Allahü tealanın, Verdiği ni’metlere şükrediniz bi hakkın. Lakin üç şey üç şeyle bildirildi beraber, Birisi yapılmazsa, yapılmaz ötekiler. Sevgili Peygambere itaat olunmazsa, Allahü tealaya itaat olunmaz asla. Eğer şükretmiyorsa insan ebeveynine, Allahü tealaya şükretmiş olmaz yine. Ve her kim vermez ise, malının zekatını, Allah kabul eylemez onun namazlarını. Ey gaflet şarabının sarhoşu gafil insan, Bu dünyanın peşinde ömrünü ettin ziyan. Daha ne güne kadar koşacaksın böyle hep? “Ölüm” hiç hatırına gelmez mi senin acep? Haramdan mal yığmakla geçirdin bir ömrünü, Hiç düşünmüyor musun peki sen ölümünü? İyi kötü her ne iş işledinse ömründe, Hepsinin hesabı var yarın “Mizan” önünde. Bunların hiç birine yok verecek cevabın, Hem bunlar uzak değil, olacak bugün yarın.)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT