BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dayanacak gücümüz kalmadı

Dayanacak gücümüz kalmadı

Bizler esnaf olarak; gelen her tür kaza, bela, doğal afet, operasyon ve yolsuzlukların bize vergi olarak dönmesinden artık bıktık, usandık.



Bizler esnaf olarak; gelen her tür kaza, bela, doğal afet, operasyon ve yolsuzlukların bize vergi olarak dönmesinden artık bıktık, usandık. Çiller zamanında, Net Aktif ve Ekonomik Denge Vergisi, Ecevit zamanında; Deprem Vergisi ve Özel İletişim Vergisi kondu, hepsini kuzu kuzu ödedik, ödüyoruz. Ne zamana kadar ödeyeceğimizi de bilmiyoruz. Ama şimdi bir de, son çıkan banka hortumlamalarından sonra, eczanelerin geçmiş yıllardaki kamu kurum ve kuruluşlarıyla yaptıkları sözleşmelerde “Damga Pulu şartı” (her üç nüshada) aranmasına bir anlam veremedik. 1994 yılına ait sözleşmelerde damga pulunun bulunup bulunmaması kime ne fayda verir? Aradan 6 yıl geçtikten sonra mı akıllarına geldi/ Amaç o değil; hortumlanan bankalara yeni kaynak bulmak... Her ay verdiğimiz beyannamelerle en az 24-30 milyon Eğitime Katkı ve Özel İşlem Vergisi veriyoruz, yetmiyor! Bu paralar okullara aktarılmıyor. Bu sefer okullarda, velilerden yakıt parası isteniyor. Madem bu paraları topluyorsunuz, topladığınız bölgedeki okullara aktarsanıza... Bu yıl sırf şahsım adına ödediğim vergi, cezalarıyla birlikte 4 milyarı aştı. Acıpayam’da 12 eczacıdan biriyim. Yaklaşık olarak ödediğimiz toplam vergi 50-60 milyardır. Bugün işyerlerimizi kapatırsak, devlet bu kadar zarar edecek demektir. 15 yıllık eczacıyım; şimdiye kadar hiçbir gün, hiçbir vergi dairesi müdürü veya memurunun “Hayırlı işler! Kolay gelsin, bugün işler nasıl, siftah ediyor musunuz, derdiniz var mı, sıkıntınız nedir?” diye sorduğunu görmedim. Ne zaman eli çantalı, makbuzlu çıkıp gelseler; ya ek vergi, ya da ceza ile geliyorlar. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Sabrımız taşıyor. Millet olarak sabrediyorsak, bu devlete olan saygımızdandır. Kimse bizi dinlemiyor, bunlara söylenen sözler sanki duvara söylenmiş gibi geliyor. Ama iyi ki Çankaya’da bir hukuk adamı oturuyor. Tek umudumuz ve güvencemiz Sayın Cumhurbaşkanımızın bu işlere et atacağına inanıyoruz. Ecz. Muhsin Oymak - DENİZLİ Esnafa bir jest yapın Maliye Bakanı’ndan tarihi bir ricamız vardır. Bizler, orta ölçekli müessese işleten esnaf kesimiyiz. 1994’ten beri, 6 yıldır esnaf olarak; vergi, çek, senet, Bağ-Kur - SSK primlerimizi muntazaman ödeyemiyoruz. Vergi ceza ve faizlerini affetmenizi istiyoruz. Vergileri de taksitlendirmenizi... Çek cezalarımızın da sistemden silinmesini, Bağ-Kur prim borçlarımızın taksitlendirilmesini istiyoruz. Bir avuç esnafa bayram hediyesi ve müjdesi olarak bunları yapmanızı istiyoruz. Halksız devlet, devletsiz halk olmaz. Bizleri, müsebbibi olmadığımız şartlardan dolayı, iflastan koruyun... Bir Grup Esnaf Cinnet getirmek istemiyoruz Dar gelirli vatandaşlar olarak; bayram tatilinin birleştirilerek uzatılmasını, bunalıma girerek çoluk-çocuğumuza eziyet etmemek için, zaten altüst olmuş psikolojimizi iyice bozmamak için, boş ceple kara kara düşünmemek ve dert dolu dört duvar arasında inleyerek, of çekerek kahrolmamak için istemiyoruz. Bırakın bizi çalışalım ve bir nebze olsun dertlerimizden ailemizi uzak tutalım. Bırakın, giden gitsin. Televolelerde tatillerini izleriz. Bir Grup memur Cetvelde Hıristiyanlık propagandası İlkokul bire giden oğlum, “baba illa bana cetvel al” dedi tutturdu, ne yapacaksa... Ben de para verdim, gitti aldı. Baktım, nasıl diye, bir de ne göreyim! Cetvelin üstünde Hıristiyan aleminin cizgi filmi mi, oyunları mı, küçük bir kız ayin yapıyor... Bir adamı da asmışlar çarmıha... Şimdi soruyorum, bizde cetvel yapan yok mu da gidip bilmem ne malı alıp çocuklarımızın kanlarına girip, o küçük beyinlerini yıkıyorlar... Ertuğrul Hakan Taştan - GÜMÜŞHANE
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT