BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul bunalımları örtüyor

İstanbul bunalımları örtüyor

Kutsal Ramazan ayında, ne yazık ki mahyalardan arındırılmış şehri dolaşırken, iftar sofralarının bereketini tadarken, bütün karmaşalıklarına rağmen, İstanbul’un lezzetini duymamak elde değil.



Kutsal Ramazan ayında, ne yazık ki mahyalardan arındırılmış şehri dolaşırken, iftar sofralarının bereketini tadarken, bütün karmaşalıklarına rağmen, İstanbul’un lezzetini duymamak elde değil. Her şeye rağmen, İstanbul bütün bunalımları adetâ örtüyor. Aslında, mevsim ne olursa olsun, Ramazan İstanbul’da bambaşka.. Hele, Ramazan ve İstanbul yan yana gelince, bütün burukluk, boğazın saf ve mavi suları gibi oluyor. Gerçekten de; İstanbul, hayal ve umudun birleştiği bir kent... Sevgi ve özlemin kaynaştığı bir şehir... İnsan mozayiğinin örtüştüğü bir belde... Her ne kadar, İstanbul için “yaşanmış ama yazılmamış bir kent” deniliyorsa da yüzlerce şiire, makaleye ve kitaba konu olmuş yaşayan bir tarih. İstanbul için çok şey söylenmiş, yazılmış ve çizilmiş. Bir taşına, bin Acem mülkü feda edilmiş, taşı toprağı altındır denmiş. Günümüzde İstanbul ile ilgili eserlere pek rastlanmıyorsa da, aslında yüzlerce kitap; şehrin tarihi, sosyal ve sanat dokusunu alabildiğine dile getirmiş. Her şeyden önce, İstanbul’un Bizans dönemindeki durumunu anlatan eserlerin sanıldığından da fazla olduğunu belirtelim. Ne var ki, biz sadece Osmanlı İmparatorluğu ve sonrası dönemlerdeki İstanbul kitaplarına değineceğiz. İlk olarak, İstanbul’u yaşayan ve yaşatan adam Ahmet Rasim’in eserinden kısaca sözedelim. İki cild halinde bin sayfaya yakın bir hacim içinde Ahmet Rasim, üç binden fazla konuya, makaleye, kitaba, ithafa, pula, eleştiriye, fakat daha çok İstanbul hayatını yansıtan düşünceye, hicve yer vermiş. 1910’larda Kuzguncuk, Adalar, Köprü müruriyesi, sokaklar, simitçiler, sıcak aşureciler, keten helvacılar ve daha neler neler... Kısacası, İstanbul’un insanlarının sıcak yürekleri ile çarpan köşeleri bir bir anlatılmış. İstanbul’u yazan başka bir üstad Ahmet Refik... Kitaplar “Onuncu Asr-ı Hicride İstanbul Hayatı” sonra 11, 12, 13 hicri yüzyıl hayatı olarak devam ediyor. Bugün İstanbul’da “ne varsa” hayretle okunmaktadır ki, dün de aynısı varmış.. İstanbul deyince; saray, sahil, sahilhane, deniz, Haliç gibi maddi yapıları değil İstanbul’un egemenliklerini de anlamak gerekiyor. Bu konuda, yazılmış o kadar eser var ki... II. Abdülhamit’in yeğeni olan Kenize Murat, annesinin öykülerini anlatırken, bizi Osmanlı Sarayı’nın gizemli hayatına da sokuyor. Zarif Parisli, kentimizde, mazi, nostalji ve kültür esintileri doğurdu. İstanbul, 1699 Karlofça Antlaşması’na kadar yükselişin merkezi oldu. Bu değişim noktasından itibaren Avrupa Osmanlı çatışması süregeldi. Günümüzde ortaya çıkan “gizli kalmış” gerçekler göstermiştir ki, Batı Avrupa başka bir deyişle İngiltere, Almanya, Avusturya belki arada İtalya “Doğu”nun devletlerini birbirine düşürmek için, önlemler aldıkları, tuzaklar ve hileli belgeler düzenledikleri bugün biliniyor. Kırım Savaşı sırasında İngiltere’nin İstanbul Büyükelçisi olan Lord Stratrod’un Türkiye Anıları’nı mutlaka okumak gerekiyor. Daha eski tarihlere giden bir eser de. Baron de Tott’un “Türkler” adlı kitabı.. Mühendishane-i Berri Hümayun’un kuruluşunda çalışan bir teknisyen olan yazar, mesleğinden beklenmiyecek kadar Osmanlı toplumu ve yaşayışı hakkında bilgiler vermekte. Tott’un anlattığı günlük İstanbul hayatı içinde, Osmanlı kaynaklarında fazla rastlanmıyacak taraflar var. Yazar, İstanbul’daki inşaatlarda, malzeme seçimin isabetsiz olduğunu yazmakta. Bugüne ışık tutmuyor mu? Buna benzer yüzlerce konuda, tarihin acı acı tekerrür etmekte olduğunu görmekteyiz. İstanbul, yazarların esin kaynağı, bitmez tükenmez bir ilham çeşmesi... Kimler, bu güzel şehrimiz için kalem oynatmamış ki. İstanbul, tarihin doğduğu yerlerden biri sayılır. Bu kent ile ilgili tarih kadar eski belgeler mevcut. Kronolojik sıraya bakmadan birkaç kitap hakkında bilgi vermeye çalıştık. Oysa, İstanbul için, yazılmış, hazırlanmış, derlenmiş çok eser var. Tevfik Fikret’in “Sis” şiirindeki kadar yoğun pusları İstanbul’un üzerinden kaldırmak gerek. İstanbul, daima, hayal ve umudun, birleştiği yer imajını korumalı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT