BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tek çekindiği kayınvalidesiydi

Tek çekindiği kayınvalidesiydi



Muhsin erken uyanmıştı. Yatak odasının balkon kapısının önüne ellerini başının arkasında kenetleyerek İstanbul boğazına baktı keyifle. Yaklaşık on gündür holdingdeki yeni görevine başlamıştı. Yönetim kurulu ikinci başkanı ve holding genel müdürüydü artık. Halit beyin göz bebeği, damadı olmuştu. Evlendiği günden beri anne ve babasını aramamıştı. İstanbul’a dönmeleriyle sonu gelmez davetler, yemekler, eğlenceler başlamıştı. Hemen her geceleri doluydu. Gece geç vakitlere kadar dışarıda kalıyorlar, son derece hareketli bir hayat yaşıyorlardı. Yalıda da keyfi yerindeydi. Bir tek çekindiği insan kayınvalidesiydi. Bircan hanım ilk baştan beri takındığı soğukluğu devam ettiriyor, sürekli küçümser bir tavırla izliyordu damadını. Şükran’ın ise keyfi yerindeydi. Sadece eğlence olsun, değişiklik olsun diye yapmış olduğu evliliğinin tadını çıkarmaya çalışıyordu. Bircan hanım ise damadının yanı sıra kızını da gözlüyor, onun geçer gönüllü karakterinin bu genç adamdan ne zaman bıkacağını doğrusu merak ediyordu. Genç adam odadan dışarıya çıktı sessizce. Alt kata indi. Hizmetçi kız onu görünce saygıyla kenara çekildi. - Bana koyu bir kahve getir kızım. Gözü saate ilişti. Neredeyse dokuz olacaktı. Koltuklardan birisine oturdu. Şükran en erken on birde kalkardı. Kahvaltısını, evlendiği günden beri yalnız başına ediyordu. Bu sırada telefon çaldı. Hizmetçi kız elindeki kahve fincanını aceleyle sehpanın üzerine bırakıp telefona koştu. - Halit Gümüş’ün yalısı buyurun? Birkaç saniye karşı tarafı dinledikten sonra cevap verdi: - Bir dakika, buradalar. Dönüp Muhsin’e seslendi: - Beyefendi, sizi istiyorlar. Babanızmış. Muhsin hayretle aldı ahizeyi. Fevkalade bir şey olmasa Talat bey yalıyı aramazdı. - Baba, hayırdır? Yaşlı adamın anlattıklarını sessizce dinledi. Sonunda biraz da asabi bir sesle cevap verdi: - Bir bu eksikti şimdi. Ne talihsiz adamım ben yahu. Kardeşimiz hapiste, anamız tımarhanede. Telefonun karşı tarafında bir sessizlik oldu. Muhsin ekledi: - Tamam, geliyorum... Talat bey bakkala teşekkür etti telefon için. Pişman olmuştu oğlunu aramaktan. Beklediği gibi düşüncesizce laflar işitmişti yine. Eve döndü. Birazdan gelecekti Servet bey. Geceyi kötü geçirmişti. Uykusuzluktan göz kapakları ağrıyor, gözleri yanıyordu. Cebindeki paraları saydı. Bunlardan başka kalmamıştı artık. Bir dahaki emekli aylığına kadar elindekini yetirmek zorundaydı. Bu sırada bir araba gürültüsü duyuldu. Muhsin gelmişti. Genç adam üzerindeki son derece pahalı kıyafetin içinde filinta gibi duruyor, oldukça yakışıklı görünüyordu. Biraz küstah bir tavırla atıldı: - Ne oldu yahu? Durup dururken... Boynunu büktü babası: - Dayanamadı oğlum, anacığın dayanamadı. Muhsin gözlerini kıstı, azarlar gibi bağırdı: - Bırak baba böyle konuşmayı. Neye dayamanadı, ne sıkıntınız var ki.. Tahsin’den başka. O da kendi suçu. Sizin de dahliniz var biraz tabii... Bu sadece benim şanssızlığım. Bir isim sahibiyim. Bu ismi karalamak için ne gerekirse yapılıyor. Dudaklarını ısırdı Talat bey. Bu kadar acı bir tepki beklemiyordu. Mırıldandı yavaşça: - Şimdiye kadar sizi hiç hırpalamadım Muhsin, ama böyle konuşmaya devam edersen hırpalayacağım. - Beni neden aradın baba? - Haber vermek için, belki ilgilenirsin diye düşündüm. - Sen yatırmışsın hastahaneye. Götürmüş, göstermişsin. Bir ara uğrarım ben de. Şimdi çok işim var. Durakladı. Birkaç saniye düşündükten sonra gözlerini kısarak sordu: - Anladım, para istiyorsun değil mi? Yaşlı adamın cevabını beklemeden kendisi devam etti. - Arsaya mahsuben bir şeyler daha verebiliriz sanırım. Hallederim. Şimdilik hoşça kal. İşler beni bekliyor. Başka bir şey konuşmadan altındaki son model arabaya atlayıp gözden kayboldu. Talat bey olduğu yerde mıhlanıp kalmıştı sanki. İçini çekti. Mırıldandı sadece kendinin duyabildiği bir şekilde: - Zavallı, Zavallı Muhsin, zavallı oğlum benim. Gözlerini kapadı. Hıçkırmamak için zor tutuyordu kendisini. - İyi ki benim başıma bir şey gelmedi. Yoksa bunları Mehpare duysaydı, dayanamaz, ölürdü. * DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT