BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fuarları severiz!

Fuarları severiz!

Türk halkı fuarları, şenlikleri, şölenleri, önemli gün ve haftaları, festivalleri ne de çok sever! Son yıllarda, güz aylarının bereketi olan kitap fuarlarına ise daha yeni yeni alışılıyor.



Türkiye, bir yıl öncesine kadar festivaller ülkesi idi. Hemen hemen her gün ya karpuz, ya üzüm, ya domates, ya bağbozumu veya geyikleri koruma festivali altında, ülkemizin dört bir yanında ilginç etkinlikler düzenleniyordu. Sayısal olarak binleri bulan bu festivaller arasında öyleleri vardı ki, dudak uçuklatan cinsten... Konumuz festivaller değil bu yazıda. Son bir yıl içinde önemli bir artış gösteren kitap fuarları... Sadece İstanbul'da binlerle ifade edilen yayınevi sayısını ülke geneline yayarsak, ne kadar verimli topraklar üzerinde yaşadığımızı anlarız. Onbinlerce kitabın -tirajları çok veya az- habire dolaştığı piyasada, bütün gelir gruplarına, bütün ideolojilere seslenen yayınları bulmak mümkün. Yayınevi sahipleri her ne kadar ekonomik göstergeleri bahane edip, kitap yayıncılığının artık bir "iş" olmaktan çıktığını söylese de, her yıl onlarca kitaba, binlerce baskı yaptırmayı başaracak kadar maharetli insanlar. TÜYAP'ın etkisi Bu kitapların daha geniş kesimlere sunulması amacıyla düzenlenen kitap fuarlarına gelirsek... Bu fuarlar, önceleri, okur-yazar buluşmasını temin ederek toplu satış sağlasın diye düzenleniyordu. Türkiye'nin bu konuda en ciddi kurumu ise TÜYAP'tı. Kurum olarak TÜYAP'ın düzenlediği fuarlarda kişi ismi ön plana çıkmıyor ve önemli işler yapıyordu bu etkinlik. Tepebaşı'nda açılan fuar, güz aylarının başladığını işaret ediyor ve hemen arkasından bu ayları bereketlendiren Türkiye Diyanet Vakfı'nın Kocatepe ve Sultanahmet Camii avlularında açtığı "Dini Yayınlar Fuarı" geliyordu. Dini Yayınlar Fuarı adının artık "Kitap ve Kültür Fuarı" olarak değiştirildiğini, bu yeni adıyla bazı yayınevlerinin kitaplarına yasak getirildiğini de belirtelim. Daha sonra Hayati Bayrak'ın TİMAŞ Yayınları'nda başlattığı ve şimdilerde Cezmi Aşuroğlu'nun başarıyla yürüttüğü Eyüpsultan Kitap ve Kültür Fuarı yine ilkler arasında yerini aldı. Çemberlitaş'taki FKM, Üsküdar Meydanı, Dolmabahçe Kültür Merkezi vb. gibi yerlerde düzenlenen irili-ufaklı fuarları da hesaba katarsak, sonbahar aylarının İstanbul için kitap fuarı ayları olduğunu görürüz. Kitap fuarcılığı o kadar iyi bir iş olsa gerek ki, bu yıl adını saydığımız fuarlara iki yeni etkinlik daha eklendi. Feshane'de Akademi Fuarcılık tarafından düzenlenen "Boğaziçi Kitap ve Kültür Günleri" ile yine Feshane'nin otoparkında Çınar Fuarcılık'ın açtığı kitap ve hediyelik eşya fuarı... Fuarcılık iş mi? Aynı tarihlerde, aynı şehirde ve aynı amaçla açılan bu fuarların gerekli olup olmadığı tartışmalarından çok, mekanların birbirinin içine girmiş olması (Sultanahmet ve Eyüpsultan) dikkat çekici. Yayıncılarımız her ne kadar, "Bir Frankfurt Kitap Fuarı açacak düzeyde değil miyiz?" diye yakınsa da, kendilerinin prim verdiği kitap fuarı enflasyonuna bir çözüm bulunmalı, diye düşünüyoruz. İyi bir mekan, ulaşımı kolay bir semt, ortak paydalarda buluşulmuş objektif bir zihniyet, "bizden olmayan veya bizden ayrılan düşmanımızdır" mantığını aşmış bir ticarî anlayış, ülke halkına gerçekten hizmet etmek amacıyla ortaya çıkmış bir hareket, kişisel çıkar ve düşüncelerini rafa kaldırmış engin beyinler ancak özledikleri hedeflere ulaşabilir. Yoksa, kitap fuarları Türkiye için festival mantığının ötesine geçemez!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT