BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Trabzon nereye?

Trabzon nereye?

Bilmem ki, Pazar gecesi Telemaç Programı’nda Trabzonspor Başkanı Mehmet Ali Yılmaz’ı dinlediniz mi?



Bilmem ki, Pazar gecesi Telemaç Programı’nda Trabzonspor Başkanı Mehmet Ali Yılmaz’ı dinlediniz mi? Ben onu dinleyen şanssızlardan, talihsizlerden biri idim! 21.yüzyıla girmemize iki hafta kala, Türkiye’nin “Dört büyüklerinden biri olan” bir kulübün başkanının ağzından dökülen “acı” gerçekler, “bir spor yazarı olarak” beni saatlerce uyutmadı! “Sabahın erken saatlerinde” uykuya dalarken, aklımda kalan son soru şuydu, galiba: “Koca Trabzonspor çağdaş yönetim sistemlerinin hepsini paspas eden böyle bir zihniyetin elinde nereye kadar gidecek?” “Ben.. Ben.. Ben.. Ben.. Ben..” Sonra ve “gene” ve gene ve gene: “Ben.. Ben.. Ben.. Ben.. Ben..” Ne koca camia.. Ne geçmiş yöneticiler.. Ne bugünkü yöneticiler.. Ne gelecekteki yöneticiler, “Başkan”ın umurunda değil; hepsi adeta sinek vızıltısı!.. Eğer programı banta almışsanız, defalarca ve defalarca dikkatlice izleyin!. İnsan “kendi çiftliği olsa”, bu çağda, bu yılda, bu günlerde “böyle bahsedemez!.” Ama “Başkan”, Trabzonspor’dan bahsediyor!. Hem de, “lâf kime gider, kim darılır, kim kırılır” diye düşünmeden, “en ufak bir nezaket ve vefa gösterisi yapmadan”, Trabzonspor’un bugünlere gelmesinde “emeği, parası, çabası olan” onlarca, yüzlerce, binlerce insanı “elinin tersi ile itip”, üzerine basa basa diyor ki: “Ben.. Ben.. Ben.. Ben.. Ben...” Sanki ortada “Trabzonspor yok, Mehmetaliyılmazspor var!.” İyi de, “işin bu hale, bu noktaya gelmesinin sorumlusu” kim? Mehmet Ali Yılmaz mı? Bence hayır!. Onun yönetim zihniyeti bilinirken, “Trabzonspor’un ona kayıtsız şartsız teslim edilişindeki” sorumlular kimlerse, kalmışsa Trabzonspor camiasına “bu acıklı tablonun hesabını vermeleri gerekenler de onlar!.” “Dünya takımı kuracağım.. Başına dünyanın en ünlü teknik adamlarını getireceğim” masallarıyla yola çıkan, ama Trabzonspor’u “Avrupa Kupaları’na bile katılamayacak sıralara mahkûm eden”, her başarısız sezondan sonra “Gelecek yıl son, eğer şampiyon olamazsak bırakacağım” açıklamalarını yapan, her sezonun başına “artık sayısı unutulan” sıradan oyuncuları “milyonlarca dolar ödeyerek” takıma getiren, sonra da “nasıl göndereceğini şaşıran”, FIFA İtiraz Komisyonları’nda futbolcu dosyaları biriken bir başkanın hâl⠓rakipsiz” ve “hesap bile sorulamadan” başkanlık koltuğunda oturmasının sorumluları da onlar! Başkan “onlardan öylesine küçümseyerek söz ediyor” ki, insanın içi sızlıyor: “Trabzonspor bu kadar mı sahipsiz?” “Bunca” adam, bir araya gelip, başkana “Sen ne diyorsun arkadaş? Trabzonspor yazın Akdeniz kıyılarından, kışın İstanbul Boğazı’ndan ve uzaktan kumanda ile yönetilmeyecek! Trabzonspor Trabzon’undur! Ya kendi rızân ile bırak ya da biz genel kurulda gerekeni yapacağız” diyemiyorlar! Anlaşılıyor ki, paraları da yok, cesaretleri de! Anlaşılıyor ki, başkan “bu durumu” çok iyi biliyor! Öyleyse; “en büyük başkan Mehmet Ali başkan!.” Var mı itirazı olan?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT