BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Onlar hâlâ perişan...

Onlar hâlâ perişan...

Düzce’den dul bir depremzedenin Şerife Yüksel’in yürek burkan çilesini yazmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz...



Düzce’den dul bir depremzedenin Şerife Yüksel’in yürek burkan çilesini yazmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz... İşte, bir çadır için çalmadığı kapıyı bırakmayan dul bir kadının çilesi... Ankara Belediyesinin çadırları dağıldı. Fakat benim gibilere değer mi hiç? Hiç ihtiyacı olmayanlar aldı inanın. Hatta, “Yazın denize gider kurarız” diyorlardı aldıkları fazla çadırları. Gerçekten kimisi arabasına garaj yaptı kimi bilmem ne... Ben de defalarca kullanılmış, demirleri bükülmüş eski yırtık pırtık bir çadırı çaresizliğimden 100 milyona alabildim. Şimdi onun içinde yatıyoruz. İnşallah kışın çökmez. Deprem ne depremdi!.. Yarayanlara yaradı. Yardımları gazetelerde okuyorum televizyonlarda seyrediyorum inanamıyorum. Ben bir çadır için ağladım aylarca koştum. Bir buzdolabım olması için ne kadar çırpındım? Taksitle de olsa almam mümkün değildi. Ama nice durumu iyi olanlar, televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabı, koltuk, kanepe neler aldılar neler... Dağıtıma yakın olanlar kendi yakınlarına dağıttı. Bizler neyiz ki? Bir kenarda kendi haline şükretmesini biliriz. Geçen sene kömür dağıtılıyordu valilik tarafından. Üç arkadaş mahallemizin muhtarına gittik. Kömür için kağıt istedik. Bize “sakın almayın kira yardımınız kesilir” dedi. Biz orta hasarlı evimizde dul bir bayan olarak kömürü alamadık. Mahallemizde beyi memur, beyi 100 milyon maaş alan emekliler kömür aldılar. Bu nasıl oluyor? Bir gün muhtarlıkta yardım dağıtılıyordu. Komşular çağırdılar. Rahatsızdım, yakın olduğu için gittim vermedi. O gün iki sefer gittim. Muhtar “kalmadı” dedi. Benden sonra komşum gitti ona verdi. Neler neler... Çay içmek bahanesiyle yanına giden emekli, hem de yüz milyon maaş olan kişinin koltuğuna 2 kiloluk zeytin sıkıştırıyor. O emeklinin evinde hiçbir eşyasına evine zarar gelmemiş. Evde iki kişiler. Ben ve benim gibiler mahallede çok. Biz suçluyuz, çünkü ona oy verdik. Deprem kimini vurdu kimine güldü. Bir araştırma yapılsa, deprem öncesi bir bisiklet dahi alamayacak güçte olanlar depremden gelen yardımları çekip taksi aldı. Fakirler fakir kaldı. Başkanlar çadırkent sorumluları, muhtarlar, azalar, orta hallisi de öyle ümit ediyorum ki hepsi şimdi halinden memnun. Ağlayan bizim gibi sözü geçmeyenler. Nice yardım dağıtan görevli kendi ve yakınları için mücadele verdi. Bir paket çaya, bir battaniyeye, gelen zekat ve fitrelere tenezzül edenler utansınlar. Hepsine değil bu sözüm. Kendi hakkını kendinden düşkün olanlara veren görevliler de vardı. Onlara saygım sonsuz. Ben Hamidiye Mahallesi vatandaşı olarak zor durumda olduğumu söylüyorum. “Eşyamı fareler yiyor. Çatı akıyor, eşyalarım, kızlarımın güçlükle yaptığım çeyizleri ıslanıyor” diye yalvarıp çadır istiyordum fakat bana üzülerek değil gülerek “Nerden bulayım çadırı?” dedi. Ağlıyordum her gün. Başımızda bir erkek yoktu. Raporlu bir hasta olarak, bir seneyi nasıl geçirdiğimi yazıyla anlatmam zor. Kâbus dolu bir film gibi. Kabuklu sülükler çadırımızın etrafında nöbet tutuyorlardı. Kabuksuzlar çadırın iç duvarlarında yerlerde yatağımızın içinde bizimle yatıyorlardı. Kirpiler, kediler, köpeklerle kardeş olmuştuk eski çadırda. Sekiz kilo tuz harcadım sülüklerden kurtulmak için. Geceler bitmek bilmiyordu. Sokak bomboştu. Tek tük benim gibi uyuyamıyanlar geçerdi yoldan. Onların ayak seslerinden destek alırdım. Gecenin sessizliğinde hayal kurardım. Bizim de eskisi gibi güzel günlerimiz olacak mı? Çadırkent benim oturduğum yere yakındı. Işıkları teselli oluyordu. Daha yazmak istediğim o kadar şey var ki sayfalar almaz. Nice haksızlıklar yapılıyor. Siyasiler geliyor hep aynı iyileştirilmiş yerlere götürüyorlar. Bizi kimsenin gördüğü yok. Devir fırsat düşkünlerinin devriymiş. Yazılarıma son verirken özellikle Gaziantep Belediye Başkanımızdan Allah razı olsun diyorum. Bizim mahallemize geçen sene aşevi kurdu. Ramazan ayı boyunca öyle rahat iftar ve sahur yaptık ki bunu anlatmam mümkün değil. Allah her zaman yardımcıları olsun. Her işlerinde başarılar diliyorum. Keşke deprem olmasaydı da bunları yaşamasaydık. Ama çok mağdur var hâlâ. Çok perişan var bizim gibi. Ne diyeyim, Allah haklının doğrunun yardımcısı olsun.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT