BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zekât, kıskançlıktan kurtarır

Zekât, kıskançlıktan kurtarır

Zekât kin ve kıskançlığı önler. Zekât, alan kimseleri kıskançlık ve kin ateşinden korur.



Zekât kin ve kıskançlığı önler. Zekât, alan kimseleri kıskançlık ve kin ateşinden korur. Çünkü fakir kimse ihtiyaçlar onun belini bükmüş, dertler onu yorarken zengin kimselerin, kendi dert ve sıkıntılarıyla hiç meşgul olmadıklarını, onun durumuna aldırış etmeden yaşayışlarına devam ettiklerini görünce onlara karşı kin ve kıskançlık duyguları besleyebilir. Peygamber efendimiz “Ey Allahü teâlânın kulları kardeş olunuz” buyurmaktadır. Kardeşlerden biri açlıktan kıvranır, diğeri tokluktan rahatsızlık çeker de yine de kardeşine yardım etmezse aralarında bir kardeşlik bağının kurulması düşünülemez. Böyle bir bağın kurulabilmesi kardeşlerin birbirlerinin dertleriyle meşgul olmalarıyla mümkündür. Kıskançlık kişinin dinî duygularına da zarar verir. Bu hastalığa yakalanan kimse, Allahü teâlânın takdir ettiği rızkın taksimi hakkında da yanlış düşüncelere sahip olur. Kur’an-ı kerîmde Allahü teâlâ Yahudileri ve vasıflarıyla şöyle anlatır: “Onlar yoksa Allahü teâlânın fazl u kereminden insanlara verdiği (rızka) hased mi ediyorlar.” İşte böyle ruhî ve sosyal bir hastalığı dinimiz, sadece vaaz ve nasihatle tedaviyi yeterli görmemiştir. Çünkü açlık, sıkıntı, hastalık ve fakirliğin doğurduğu çeşitli dertler insana kin ve kıskançlığı telkin ederken, bunların kötü ve tehlikeli bir hastalık olduğunu ve bunlardan ruhu kurtarmak gerektiğini telkin eden vaaz ve nasihatın bir tesiri olamaz. Bu yüzden İslâmiyet zekâtı emretmiş, fakirin, yolda kalmışın, kölenin, borçlunun yardımına koşma vazifesini zenginlere yükleyerek onların kin ve kıskançlık girdabına kapılmamalarını sağlamak istemiştir. İşte bu amelî yardımdan sonradır ki ancak, kişiyi kin ve kıskançlıktan kurtulmaya çağıran vaaz ve nasihatların bir faydası olabilir. Ancak bu yardımdan sonradır ki kişiler birbirlerine sevgi ve kardeşlik bağlarıyla bağlanabilir. Ve ancak bundan sonradır ki insan, imanda kemale ermek için bir merhale daha katetmiş olur. Efendimiz, “Hiç biriniz kendisi için sevdiğini, istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek mü’min olamaz.” buyurmuştur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT