BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB’nin Türkiye ikilemi

AB’nin Türkiye ikilemi

1999 Helsinki zirvesinde Türkiye’nin adaylığının resmen ilan edilmesine rağmen AB’nin 2010 yılı oluşumunda Türkiye’ye yer verilmemesi büyük bir ikilem oluşturuyor.



Başlarken: AB son günlerde, tekrar Türkiye’yi dışlayan, cansıkıcı iki sürpriz yaptı. Bunlardan ilk, AB Nice Zirvesi’nde, Türkiye’ye, ‘AB7in 2010 ve sonrası perspektif’nde yer verilmemesi; buna karşılık diğer 12 adayın perspektife girmesidir. Diğer sürpriz, son zamanlarda olumlu gidyen gelişmelere rağmen, AB’nin Brüksel NATO Zirvesi’ne Türkiye’yi dışlayan AGSK konusunu tekrarg getirmesidir. Halbuki, Türkiye 55 yıldır Batı stratejik ekseninde yer almaktadır. Avrupa NATO şemsiyesinde kalkanmasını sağlarken, Türkiye, soğuk savaşta türlü güçlükler yaşamış ve kalkınmasını gerçekleştirmiştir. Buna rağmen, Türkiye’nin dışlanmaya çalışılmasına anlam ermek güçtür. Bu dışlama girişimleri onur kırıcıdır. Bugün, Avrupa dosyamızın üçüncü bölümünü size sunmaya başlayacağız. 11 Aralık 1999 Helsinki AB zirvesinde Türkiye’nin adaylığı resmen ilan edilmişti. Fakat nedense, Nice Zirvesi’nin ‘-9 Aralık 2000) üçüncü gününde, Avrupa Birliği liderlerinin önüne konulan AB fotoğrafında Türkiye’ye yer verilmedi. AB’nin geleceği, ile ilgili bu fotoğraf; Türkiye’nin yer almadığı ve üye sayısını 12 aday ülkeninde katılmasıyla 27 olarak sınırlayan bir fotoğraftı. Bundan daha önemlisi, aynı zirvenin yine son gününde, 2010 yılından itibaren AB’nin oluşumu da kağıda dökülmüş ve Türkiye yine hariç tutulmuştur. AB’nin bu tutumunun açıklanması oldukça güçtür. Türkiye’ye sandalya kontenjanı gösterilmeyeblirdi, ancak geleceğe ait tabloda ‘aday’ olarak yer alabilirdi. Türkiye’yi üzen ikinci olay da şudur: Hem AB’nin Nice zirvesinde, Hem NATO Dışişleri Bakanları’nın 15 Aralık 2000 Brüksel toplantısında, Türkiye’nin aleyhindeki ‘AGSK/Avrupa Acil Müdahale Gücü’ teklifi tekrar gündeme getirilmiştir. Bu durum AB için bir ikilemdir. Avrupa’daki bazı Türkiye karşıtları ile Türkiye içindeki bazı AB karşıtlarına adeta prim verilmiştir. ABD’den sert tavır Bilindiği gibi, öteden beri AB, bağımsız bir AGSK savlarıyla, 203’e kadar 60 bin kişilik bir “Avrupa Acil Gücü” oluşturmak; bu gücün sevk ve idaresi için NATO’nun her türlü altyapısından yararlanmak istiyor. Bu isteğini öne sürerken de, 51 yıllık bir deneyimi ve birikimi olan NATO’nun siyasi otoritesinin ve Yüksek Müttefik Komutanlığı’nın karar yetkisini gözardı ediyor. Kendi siyasi otoritesini karar mercii olarak kabul ediyor. 6 Aralık 2000 günü, Brüksel’de yapılan, NATO Savunma Bakanları toplantısında, AB’nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusu ABD, İngiltere ve Türkiey tarafından eleştirilmiştir. Özellikle ABD asvunma Bakanı William Cohen AB’yi sert bir şekilde eleştirmiştir. Cohen konuşmasında: AGSK çerçevesinde oluşturulacak 60 bin kişilik ordunun, NATO’yla ters düşecek bir tarzda yapılandırılması halinde NATO’nun ‘tarihi bir kalıntıya’ dönüşeceği uyarısını yapmıştı. İngiltere Savunma Bakanı Geoff Hoonda “Bizim düşüncemiz, askeri planlamanın NATO içinde yapılması gereğidir. Çünkü bu işin uzmanı NATO’dur” demişti. Bu çıkılar tüm AB savunma bakanlarını, özellikle Fransa’yı rahatsız etmişti. ABD’nin AB temsilcisi Büyükelçi de, 26 Mayıs 2000 tarihli gazetelerde yeralan demecinde, Türkiye’nin tezine destek vermiş ve “AB üyesi olmayan altı NATO ülkesinin katkıları, AB için bir yük gibi değil, bir kazanç gibi görülmelidir” demişti. * DEVAM EDECEK
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT