BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İl olduk da ne oldu?

İl olduk da ne oldu?

Bizler doğma-büyüme Kilisliyiz. Düzen gelir, intizam olur, problemler azalır diye il olmayı çok istemiştik. Kilis’imiz il olunca da bayağı sevinmiştik.



Bizler doğma-büyüme Kilisliyiz. Düzen gelir, intizam olur, problemler azalır diye il olmayı çok istemiştik. Kilis’imiz il olunca da bayağı sevinmiştik. Ama geçen sürede hayal kırıklığına uğradık. Pahalılık geldi, işsizlik arttı, nüfus çoğaldı... Temizlik, düzenleme ise gelmedi. Köklü devlet kurumları da gelmedi. Sigorta, Bağ-Kur, hastane, müze, eğlence yerleri, yüksek eğitim kurumları... Hiçbir sosyal faaliyet gösterilmedi. Caddeler pislik içinde, ses, gürültü, telaş, seyyar satıcı bağrışmaları... Hâlâ kapı açılınca,kapılardan insan yerine hayvan çıkıyor. At, inek, koyun, tavuk, kısaca müstakil evlerde hayvan besleniyor. Kokusundan, pisliğinden duramıyoruz. 1000 adet taşıma aracı varsa; bunun 350’si at arabası, 400-500’ü motosiklet, 150’si traktör; 100’ü de otomobil. Bunların hepsi istedikleri şekilde trafiğe çıkıyor. Çarpık, karmaşık bir ulaşım. Adeta köy. Meclisteki temsilcilerimizin kılı bile kıpırdamıyor, yöneticilerimiz gayret göstermiyor, sahipsiz bir köy adeta... Bu böyle gitmemeli, verdiğimiz vergiler kadar muamele, insanca muamele görmek istiyoruz, huzurluca yaşamak istiyoruz... Bir grup okuyucu - KİLİS Öğretmenin sesini duyun Ben ilköğretimde sınıf öğretmeniyim. Cumhurbaşkanımıza, yöneticilerimize ve Meclistekilere seslenmek istiyorum. Yeter artık, insan gibi yaşamak istiyoruz! Bunları istemek suç mu? Aldığım 203 milyon lira maaşla geçinemiyorum. Ev kirası küçük yerlerde, varoşlarda 100-150 milyon arası, yol parası, yakacak, eğitim... Hani beslenme!.. Kendileri sağlıksız olan öğretmenler nasıl sağlıklı bir nesil yetiştirir? Bu ülkede fakülte mezunu olup da en az para alanlar biz öğretmenleriz. Sağlığımızı, saygınlığımızı, onurumuzu kaybettik. Varoşlarda oturmaktan bıktık. Çocukları mızın yüzüne bakamıyoruz. Devletimiz 200 bin lira kira yardımı veriyor. Bu parayı telaffuz etmeye bile utanıyoruz. Avrupa Birliği bu ülkeyi bu şartlarla kabul etmez. O ülkelerde öğretmen 3-5 bin $ maaş alıyor. Milletvekili kadar alıyor. Meclistekiler kendi maaşlarını Avrupa’ya uyduruyorlar da bizim maaşları neden uydurmuyorlar? Çıldırmak üzereyiz. Sizlerin evinize temizliğe gelen insanlar bizden fazla para alıyor. Artık yaşamaktan utanır olduk. Lütfen düzeltin bu durumu. İsmi mahfuz bir oğretmen Tatil ettiğiniz günlerin vergisini almayın Ben İzmit’te esnafım. 65 yaşındayım. Böyle sıkıntılı bir ortam görmedim. Benim de şikayetim var, bizi yönetenlerden. Önüne gelen esnafa tekme atıyor. Yeter artık! Ödediğimiz bunca verginin karşılığını alamıyoruz, bu vergiler nereye gidiyor? Ben aynı zamanda bir depremzedeyim, 7 nüfusa bakıyorum. Bayram geldi, yılbaşı geldi. Devlet 10 gün tatil yapacak. Ya esnaf ne yapacak? Bayramı geçirecek parası bile yok, bir de 10 gün tatil. Öyleyse devlet vergi alırken, tatil ettiği günlerin vergisini almasın. Benim 700 milyor lira vergi borcum var. Ben bu parayı nasıl ödeyeceğim diye kara kara düşünürken, yine yeni vergiler çıktı. Biz esnaf mıyız, vergi ağacı mı? Ben, beni yönetenlere, bu kanunları çıkaranlara, bizi hiç düşünmeyenlere, başkalarının çaldığı paraları esnafa ödetenlere hakkımı helal etmiyorum!.. İsmi Mahfuz Bir Esnaf - İZMİT Elektrik faturaları garipleşti İstanbul’dan arayan bazı okuyucuların belirttiğine göre, son gelen elektrik faturalarında garip bir durum ortaya çıkmış. Son okuma tarihi 15.12.2000, ibraz tarihi ise 06.12.2000. Okunmadan mı ibraz ediliyor? Zaten sabit ücret dediniz, aldınız; belli bir harcamayı aşmayı gerekçe göstererek %50 zam yaptınız. Hükümetin hedeflediği enflasyonu aşan aylık otomatik zamlarınız da cabası... Ya bu son uygulamanız neyin nesi? Bütün mesele bayram harçlığı bile olmayan dar gelirliden bayramdan önce bu parayı tahsil etmek mi? Ödeyemeyeceğine göre, ona da bildiğiniz gibi ceza uygularsınız... Tekel olmanızın bedelini tüketici bu kadar pahalı ödememeli.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT