BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB’nin ‘Avrupa Ordusu’ Tutkusu -2 -

AB’nin ‘Avrupa Ordusu’ Tutkusu -2 -

Avrupa Birliği’nin fikir babası Fransız De Gaulle, hepsi beyaz ırktan, Hıristiyan kaynaktan gelen ve aynı yaşayış tarzına sahip bulunan ulusların, federasyon kavramını ilk defa telaffuz etmişti.



Türkiye’nin NATO’nun son Brüksel toplantısındaki haklı vetosu, kendi güvenlik gerekçelerinin yanısıra, geçen NATO’nun Washington zirvesinde alınan karara dayanmaktadır. Türkiye, Washington’daki NATO zirvesinin gündemini fazla meşgul eden konulardan olan Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK/ESDI) girişimine çekince koyarak istediği sonuca ulaşmıştı. Ankara ayrıca kendisine yapılacak askeri tehdit karşısında BAB’ın zamanında müdahale edemeyeceği kaygısını taşıyordu. Washington zirvesinde, AGSK’nin “NATO içinde” geliştirilmesi ve Avrupa Birliği’nin NATO’nun olanaklarını kullanmayı amaçlayan Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği konusundaki bütün kararlarının NATO Konseyi’nden geçmesi hükme bağlandı. Böylece Türkiye, BAB’daki bütün haklarını aynen AGSK/ESDI oluşumuna taşımış oldu. Neticede Türkiye ile aynı çizgiye gelen ABD Dışişleri Bakanı Medeleine Albright de şu sözlerle ABD’nin ana fikrini ortaya koymuştur: “Evet, Bir Avrupa gücününolmasını istiyoruz. Ancak bu güç NATO’dan ayrı değil NATO içinde olacaktır. Bu nedenle hiçbir NATO ülkesine ayrımcılık yapılmamalıdır.” NATO Washington zirvesinin bu kararına göre AB adayı Türkiye’de dışlanmamış olacaktı. Daha sonra, bu karar, yayınlanan yeni NATO konsepti ile de pekiştirildi. Ancak, AB’nin 3-4 Haziran 1999 tarihlerinde gerçekleştirdiği Köln zirvesinde aldığı kararla Türkiye’yi AB’den dışlama eğilimi ortaya çıktı. Bu kararla AB, BAB ile bütünleşme adımını attı. 20 Kasım 2000’de Brüksel’de toplanan 17 AB üyesi ülke de Avrupa Birliği Acil Müdahale Gücü’nü oluşturma kararı aldı. Bu kararı alırken, Türkiye’nin Avrupa Acil Müdahale Gücü’ne bir tugayla katılma önerisini hiç dikkate almadı. Avrupa’da bütünleşme hareketleri Avrupa’nın bu tutumunun nereden kaynaklandığını incelediğimizde, bu konunun kökeninde Avrupa’nın asıl emelerini sisli de olsa gözlemleyebilmekteyiz. Avrupa bütünleşmek, bağımsızlaşmak ve bir süper güç olmak istemektedir. 1940 Benelux İktisadi Birliği, 1947 İskandinav gümrük ve havayolu birlikleri, 1947 İtalya-Fransa gümrük birliği, 1947 Ekonomik İşbrliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), 1951 Avrupa Kömür Çelik Topluluğu (CECA, 1957 Roma Antlaşması ile AET’ninkurulması, 1965 Avrupa Topluluğu’nun oluşması, 1991 Maastrich Anlaşması ile Avrupa Topluluğu’nun Avrupa Birliği’ne dönüşmesi, 1 Ocak 1999’da Avrupa para birimi Euro’nun yürürlüğe girmesi ve Avrupa Merkez Bankası’nın kurulması başlıca ekonomik ve siyasal bütünleşme hareketleridir. Şimdi de adına ‘Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği’ veya Avrupa Acil Müdahele Gücü’ desler de, neticede bir ‘Avrupa Ordusu’ kurma girişimindeler. Fransa’nın rolü Avrupa Birliği fikrinin babası Fransa’dır. Bunu biraz daha müşahhaslaştırırsak karşımıza General Charles de Gaulle ve RobertSchuman çıkmaktadır. De Gaulle anılarında bu hususa değinmekte ve Avrupa Birliği ile ilgili özlemini şu sözlerle dile getirmektedir: “Hepsi aynı beyaz ırktan, aynı Hristiyan kaynaktan gelen ve aynıyaşayış tarzınasahip bulunan ve eskiden beri sayısız düşünce, san’at, politika ve ticaret ilişkileri ile birbirlerine bağlı bulunan ulusların, dünyanın ortasında kendi karakteri ve örgütü olan bir bütün meydana getirmeleri, tabiatlarına da uygundur. NATO hakkındaki düşüncelerini anlatırken de, Batı Avrupa ülkelerinin “kendi kişiliklerinden vazgeçmelerini” eleştirmiştir. “Avrupa’nın birleşmesinin, ulusların erimesinden değil, ama birbirlerine sistematik bir şekilde yakınlaşmasından meydana geleceğine” inandığını söylemiştir. De Gaulle, NATO ittifakından “Batı Avrupa’yı, Amerika Birleşik Devletleri’nin politik uydusu haline getiren örgüt”, “Atlantik dayanışması diye adlandırılan hegemonya”, “Washington’ın müttefiklerinin savunmasına, dolayısıyla politikalarına ve hatta topraklarına hakim olduğu savunmasistemi şeklinde bahsetmektedir. Bu düşünceleri taşıyan De Gaulle, NATO ve kurucusu ABD’ye karşı bayrak açmış ve 1966’da Fransa’yı NATO’nun askeri kanadından çekmiştir. Daha sonra, NATO’nun Paris karargâhı ve tesisleri söndürülmüş ve apar topar Paris’ten Brüksel’e intikal etmiştir. Fransa, De Gaulle’den sonrada sürekli olarak NATO’ya kuşku ile yaklaşmış, hatta allerji göstermiştir. Fransa’nın NATO ile yıldızı bir türlü barışmamıştır. Fransa, bugüne kadar hâlâ NATO’nun askeri kanadına dönmemiştir. * DEVAM EDECEK
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT