BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Haydutlar

Haydutlar

"Her saltanatın özünde kan vardır." Bu ifadenin bir varsayım değil; mutlak bir hakikatın ifadesi olduğu kanısındayız. Uzak ve yakın hangi ülkenin tarihinde bu iddianın gerçek olduğunu görürüz.



"Her saltanatın özünde kan vardır." Bu ifadenin bir varsayım değil; mutlak bir hakikatın ifadesi olduğu kanısındayız. Uzak ve yakın hangi ülkenin tarihinde bu iddianın gerçek olduğunu görürüz. İşte, Haydutlar'ın varlığı da, bu gerçeğe dayanır. Moor Kontu, orta yaşını aşmış, huzursuz, rahatsız ve mutlak bahtsız kişidir. İki oğlu vardır. Büyüğü son derece haris ve iktidar tutkunudur. Kardeşi ülke savunmasında görevlidir. İşte bu yokluğu fırsat bilen evlât, kardeşinin el yazısını taklid ederek, Kont Moor'u bedbinliğe sürükler. Daha sonra, iş çığırından çıkar. Ve asker evlât döner. Gerçek de ortaya çıkar. Şef diye üne kavuşan Karl de, duruma el koyar. Kardeşinin melanetini meydana çıkarır. Kont Moor'u da ölümden kurtarır. Hikâyeye hâkim olan tema, ihtiyarın öldürülerek iktidara büyük oğlunun geçmesidir. Yani sözün özü, gene kan dökerek iktidara gelmek hırsı. Oyunun hikayesi... Devlet Tiyatrosu'nun ve ödenekli tiyatroların görevlerinden biri de, bu tür oyunlar sunmak, diğer tiyatroların ekonomik sebeplerle yapamayacakları prodüksiyonları yapmak. Bu fikri, bu düşünceyi alkışlarız, ama bu oyunu alkışlayamadık. Evvelâ dekordan başlayalım. Böyle bir "şey" yok. Kont Moore'un sarayı denilen mekânda yani sahnenin tam ortasında bakla biçiminde bir koltuk görünmeyen bir mekânı simgeler. Her iki bölümde bu koltuk, bir simge olur çıkar. Ne devrin, ne de Kont'un yani iktidar sahibinin ihtişamını gösteren bir belirti yok. Hepsi lafta kalan beyanlar. Devam edelim. Haydutlarla "şef" olan ve adı sadece şef olarak geçen Karl, toplanan yiğitlerle (?) ağabeyini devirir. Oynayanlar ve Reji Yönetmen Bozkurt Kuruç'u, sanatçı kimliğiyle iyi tanırız. Kültürlü, inançlı ve yetenekli bir sanatçıdır. Çok iyi bir aktör, usta bir yönetmendir. Ve de hayrete düşüren bu derece yetenekli bir sanatçının, böyle bir yönetimle, bu sonuca varmasıdır. Bozkurt Kuruç, ifade ettiğimiz gibi, tiyatro kültürünü, güçlü yetenekleriyle takviye etmiş bir sanatçıdır. Bir ilkokul müsameresine benzeyen yönetimini "nasıl içine sindirdi." Bu moda deyimi kullanmak zorunda kaldığımız için üzgünüz. Ve nihayet hiçbir sanatçının -özür dileriz- bir varlık gösteremediği oyun hakkında düşündüklerimiz budur. Sürç-ü lisan ettikse bağışlasınlar...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT