BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Neler oluyor?

Neler oluyor?

Türkiye seksen öncesine mi dönüyor? Çoğumuzun aklına gelen ürpertili bir soru bu. Hani bir zamanlar duvarlar, yerler bir takım örgütlerin sloganlarıyla kızıl kızıl parlardı...



Türkiye seksen öncesine mi dönüyor? Çoğumuzun aklına gelen ürpertili bir soru bu. Hani bir zamanlar duvarlar, yerler bir takım örgütlerin sloganlarıyla kızıl kızıl parlardı... Hani labirent şehrin girdisinde çıktısında kurtarılmış bölgeler vardı da önünüze çıkıp kimlik sorarlardı... Hani fakülteler işgal edilir, ders yapılamaz, sokaklardan insan selleri akıp geçerdi... Hatırlamak bile istemiyoruz o günleri. Tipi gibi savruluyor önümüzde görüntüler. Acılar, iniltiler, haykırışlar. Yok yere ölenler. Siyah bir perdeyle örtüveriyoruz üstlerini... Hani akşam karanlığı indikten sonra sokağa çıkamazdınız. Her gün adı kimliği belirlenemeyen insanlarca adı Mehmet, adı Hüseyin, birileri öldürülürdü. Kapılar çalınır, insanlar evlerinde, kapı önlerinde katledilirdi. Acayip türküler, marşlar çalınırdı kulağınıza... Yüzler, tanımadığınız yüzlerdi; kalabalık bilinmezlik doluydu... Kime, neye güveneceğinizi bilemezdiniz. İşte bir süredir akıllara gelen, içimize kurt düşüren "acabalar" böylesi bir manzarayı çevreliyor. "Benzer zamanlarda mıyız" kaygısıyla dolu insanlar... Türkiye o günlerden bu yana elbette değişerek, en azından büyük bir tecrübeyle geldi. O zaman bent yıkılmış, sel suları önlenmez bir patlamayla taşmıştı... Askeri müdahale kaçınılmazdı. Ama görülüyor ki "mayın tarlası" daha temizlenmemiş. Zaman zemin buldu mu ortaya çıkıveriyor. Boşluk yakaladı mı sahneye fırlıyor hemen. Şu cezaevi eylemleri sırasında bu öbeklenişe biraz da hayretle tanık olduk. Cezaevi değil sanki terör eylemlerine hazırlık kampı....Alınlığını takan ve yemin eden örgüt üyesi oluyor. Kurtarabilirse kurtarsın yakasını. Hapishanede bundan başka yapacak işi yok. Bu kadar genç ve enerji dolu insan, yararlı olumlu işlere yönlendirilebilirdi. Belki bundan sonra F tipi barınaklarda bu dediğim gerçekleştirilebilir. Alcatraz kuşçusunu hatırlayın. Bir katili, minicik sakat bir kuş nasıl onarmış, kemal noktasına getirmişti... Ama bu insanlar düzelir mi? Kaçta kaçı ıslah olur dersiniz? Kaçta kaçı pişmanlığı yaşamaktadır? Fakat benim tüylerimi diken diken eden başka birşey var. İki cezaevi arasında elebaşların konuşmalarını hepimiz televizyonlardan dinledik. Adam, karşısındaki güçten yani devletten "düşman" diye söz ediyor. Ve iki donuk ses konuşuyor. İz'anını vicdanını bir yere koymuş iki megolaman ses... Emri veren diyor ki; "Saldırılar başladı. Her birimde bir direnişçi kendisini yaksın". Sonra devam ediyor. "Bu saldırı kesilmediği sürece onlar bize elini sürmeden hepimiz kendimizi yakacağız". Terörist böyledir işte. Hiçbir şeye inanmıyor ve acımıyor. Bir taraftan açlık greviyle ölüme terkettikleri insanlar, bir taraftan "Kendini yak!" emri... İşte insanın bitim noktası... İnsanın bittiği yerde başka bir şey başlıyor. Allah çocuklarımızı insanlıklarını yitirmekten korusun...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT