BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şefkat operasyonu

Şefkat operasyonu

Komünizmin insanlığın baş belası olma döneminin Sovyetler Birliği’nin tarih sahnesinden çekilmesi ile birlikte bittiğini sanmıştık.



Komünizmin insanlığın baş belası olma döneminin Sovyetler Birliği’nin tarih sahnesinden çekilmesi ile birlikte bittiğini sanmıştık. Çok kimse de böyle biliyordu. Artık rejim ihraç eden bir SSCB yoktu. Maocu Arnavutluk yoktu. Bizim Radyo neşriyatı ile beyin yıkayan Doğu Almanya yoktu. Keza Sofya yoktu...vs. Bunlar, Berlin’deki Utanç Duvarı’nın balyozlarla yerle bir edilmesi ile çöktüler. Komünizmin bir yalan olduğu anlaşıldı. Ayakta kalan Pekin ve Küba rejimleri de bir ân evvel pazar ekonomisine geçmenin yollarını aradılar, bu arayış bugün de devam ediyor. Kızıl Çin, Mao rejiminden kopma derecesinde bu yönelişte büyük mesafeler aldı. Televizyonlarda, meydanlarda orak-çekiçli bezlerle dolaşan eylemcileri görünce mecburen eski günleri hatırlıyoruz. Günde 25 kişinin kurşunlanarak veya işkence altında ödürüldüğü o feci günler gözümüzün önüne geliyor. Memleket sokak sokak, mahalle mahalle, şehir şehir paylaşılmıştı. Bunlara “kurtarılmış bölge” deniyordu. Bazı illere komünist şebekelere mahsus evraklarla girilebiliyordu. Militanlar, vergi adı altında haraç topluyorlardı. Esnafın, vatandaşların direnme şansı yoktu, direnen canından oluyordu. Öz kardeşlerini, öz anne veya babalarını üstelik namazda iken, belki de onlara dua ederken alev ve kin kusan silahlarla öldürüyorlardı. O Rusça kelimeyi o zamanlar da işittik. “Kalaşnikof” ismini yapan şahıstan alan bir ölüm makinasıydı. Aşağı yukarı terör, terörist kelimesi de o zamanlar dilimize girdi. Örgüt de öyle. Bugün Zeytinburnu Ülkü Ocakları’nı basarak 15 yaşındaki bir yavrucağı şehîd edenler o zaman saat başı kurban alıyorlardı. Adam yakan zihniyet o günde aynı vahşet içindeydi. Çok gencimiz hayatından oldu, çoğu tahsili yarıda bıraktı, çoğu liseden sonra okuyamadı. Daha sayamadıklarımızla beraber bütün bunları komünist hücre mensupları yapmaktaydı. Tarif edilemez derecede katıydılar. Merhamet kelimesini hiç duymamış gibiydiler. Allah’ı inkâr ettikleri için Allah korkusu denen bir gerçekten de haberdar değillerdi. Ağızlarında alt yapı-üst yapı keçi boynuzu vardı. Devrim nikâhı denen bir yolla kendi aralarında evleniyor, Türkiye’yi komünist yapmaya çalışıyorlardı. Öğrenciyi, polisi, askeri, işçiyi vatandaşı, aydınları katlederek dehşet saçtıkları kanlı gayretlerin adı “kurtuluş savaşı”ydı. Türkiye’yi Rus peyki yaparak sözde tam Bağımsız olacaklardı. İnsan insanı derisinden girerek pompa ile şişirip öldürür mü? Bu bile yapıldı. Sayabildiğimiz ve sayamadıklarımızla birlikte hepsinin tarih olduğunu sanmıştık. Böyle düşünmekte de mazurduk. Çünkü dünya tövbe etmişti. Dünya silkinmiş kendine gelmiş, Stalin adlı ruh hastasının kendinden sonra da devam eden ceberruti sultasından kurtulmuştu. Evet; hakîkaten öyle; Moskova, Tiran, Belgrad, Sofya, Doğu Berlin, Bükreş ve daha ne kadar komünist rejim varsa ‘90’lı yıllarda komünizm belasından kurtulmanın şanına Lenin, Stalin gibi komünist önderlerinin heykellerini vinçlere takıp hurdalıklara attılar. Orta Asya da o basireti gösterdi. Onun için bir kötü rüya, bir kâbus bitti sanmıştık. Bitmediğini görüyoruz. Dünya için değil Türkiye’miz için bitmemiş. Koynumuzda yılan beslemişiz. Aynı katılıktalar. Aynı Stalin’in resimleri cezaevi duvarlarında, aynı bez parçaları ellerde, aynı marşlar dudaklarda, aynı sıkılmış yumruklar havada. Devlet onları bizlerden gizlemiş. Hani nerde kaldı şeffaf devlet? İçeri giremiyor, vatandaşın vergileri ile besliyor, 9 yıl kimse alakadar olmuyor. Rusya dahil bütün dünyada komünistler fosilleşirken bizde neden alttan alta sürgün vermekte? Bir hususa dikkatinizi çekmek isteriz. Şu cezaevi isyanları yaşanırken, hiç Kürt, Ermeni, Kıbrıs lafı edildi mi? Hayır, konuşan olmadı. Çünkü onlar sun’i meselelerdir. Tıpkı bu komünist isyan gibi. PKK biter bitmez onları devreye sokmak istiyorlar. Suni olmayan bir unsuru komünizm boyası ile boyayarak kinlerle ortalığa salmak! Dış güçlerin planı bu. Şefkat Operasyonu güzel bir isim. Ancak, şefkati kararınca kullanmalı. Kıbrıs’ta da Barış Harekâtı denmişti ama ismin dostça olması dostluk getiremedi. İnşallah emekler ziyan olmaz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110589
    % 1.15
  • 3.834
    % -0.77
  • 4.5217
    % -0.62
  • 5.1257
    % -0.35
  • 155.245
    % -0.42
 
 
 
 
 
KAPAT