BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > IMF şırıngası

IMF şırıngası

Hazine hesaplarına geçen IMF ve Dünya Bankası kredileri iç ve dış piyasalara güven verecek ve toparlanmaya katkılar yapacaktır. Merkez Bankası, giren 5 milyar dolar karşılığı TL’yi piyasaya verip, faizlerin düşmesine zemin hazırlayacaktır. IMF’nin son şırıngası ile her şey tamam değil ancak önemli bir mesafe alınmış oldu.



Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası verdiği sözü tuttu ve taahhüt ettiği miktarın 5 milyar dolarına işlerlik verdi. Peki bu hangi anlama mı geliyor? Birincisi bu, IMF ve Dünya Bankası gibi dünyaca prestiji malum iki önemli kurumun Türkiye’ye verdiği destek ve güven deklarasyonudur. Uluslararası finans çevrelerinin bu somut destekten sonra söyleyecek bir sözü kalmamış ve şüpheler teorik olarak dağılmıştır. İkinci husus ise bu kredilerin dış piyasalar gibi iç piyasaları da rahatlatacağı ve taşları yerine oturtmaya başlayacağıdır. Faizler düşürülecek Açılan krediler kural gereği Hazine tarafından Merkez Bankası’na yatırılacak. Merkez Bankası da yatırılan dolar kadar piyasaya Türk Lirası verecek. Bu şekilde likidite artacak, piyasalar canlanacak ve en önemlisi sıcak para girişi ile faizler düşmeye başlayacak. Kuşkusuz akşamdan sabaha iki ay öncesi orana erişmek zor ancak oran ciddi anlamda gerilemeye başlayacak. İlk etapta yüzde 50 civarları, ardından da yüzde 30-40’lar hedeflenecek. Hazine Müsteşarlığı’nın amacı 2001’in başında yapacağı ilk borçlanma ihalesinde belli bir oranı tutturabilmek. Giren krediler ve oluşmaya başlayan güven ortamı ile bu oranın tahmin edilenin altında olacağı düşünülüyor. Güven iklimi Kuşkusuz temel olgu yukarıda da belirttiğimiz gibi güvendir. IMF, Dünya Bankası ve Kredi Derecelendirme Kurumlarının olumlu bakışlarına rağmen güveni hemen tesis çok kolay olmayacaktır. Özellikle kısa sürede yabancı sermayeyi çekebilmek güçtür ve asgariden birkaç ayı alacaktır. Aynı şekilde içerde de yatırımı özendirmek ve üretime geçmek de keza zordur. Yaşanan şoktan sonra bulunulan zeminde hiçbir şey olmamış gibi davranmak kolay değildir. Bu bakımdan yatırımcılarımız için de zamana ihtiyaç vardır. Bugün Hazinemizin hesabına aktarılan krediler ise bu süreci kısaltacaktır. Uzun bayram tatili sonrasında piyasalar yavaş yavaş kendine gelmeye başlayacaktır. Krizin başlangıcında hatalı olan Hazine ve Merkez Bankası son süreçte akıllı davranmış ve durumu kontrol altına almıştır. Yapısal değişimler Şimdi yapılması gereken tereddüt göstermeksizin yapısal dönüşümlerdir. Telekom ve THY gibi stratejik özelleştirmeler hiç tereddüde girmeksizin yapılmalı, çıkması muhtemel olan dedikodu ve spekülasyonlara da kulak verilmemelidir. Keza diğer alanlarda da gerekli mevzuat değişimleri hemen yapılmalı ve enerjiden pek çok alana var olan mevzuat engelleri kaldırılmalıdır. Zaten IMF ve Dünya Bankası’nın açtığı kredilerde kesin şartları; uygulanan programa sadakat yani özelleştirme gibi uygulamalara hız verilmesidir. Türkiye yeni yıla yeni bir heyecan ve ümitle girmelidir. Çıkarılan af yanlış da olsa artık kabullenilmeli ve sosyal barışa katkı olarak değerlendirilmelidir. Aynı şekilde ekonomide de yeni bir defter açılmalı ve güven ikliminin oluşmasına istisnasız her çevre katkı sağlamalıdır. Normalleşme için seferberlik kaçınılmazdır. Jurnal yanlış İş dünyası temsilcileri feveran edip ihtilal davetiyelerini çıkaracağına, tavsiyelerde bulunup engellerin temizlenmesinde katkılar yapmalıdır. Pek çok büyük grup ya da şirketin maaşları zor ödeyebildiği, çek ve senetlerin geri döndüğü bugünkü kaos ortamından çıkmanın yegane yolu dayanışmadır. Bu bakımdan jurnal yoluna başvuran iş alemi örgütlerine ve temsilcilerine çağrıda bulunuyor ve sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Yanlışlar ve eksikler çok ancak bunları hep beraber aşacağız. Sadece eleştiri ya da sövgüyle bir yere varmak mümkün değildir...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT