BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanserle ilgili 10 yanlış inanış

Kanserle ilgili 10 yanlış inanış

İngiltere’de faaliyet gösteren BACUP adlı kanserle mücadele vakfı, kanserle ilgili yanlış inanışları 10 madde halinde açıkladı.



İngiltere’de faaliyet gösteren BACUP adlı kanserle mücadele vakfı, kanserle ilgili yanlış inanışları 10 madde halinde açıkladı. Birçok iletişim kanalı, özellikle internet yoluyla kanser hastalığına ilişkin yanlış inanışlar yayıldığını belirten vakıf, halka, hastalıkla ilgili her yazılana inanmama çağrısında bulundu. Vakıf kanser hastalığıyla ilgili en yaygın inanışları şöyle sıralıyor: * Kanser otomatik bir ölüm cezasıdır. * Kanser bulaşıcı bir hastalıktır. * Sigarayı bırakmak için artık çok geç. * Cildimi sadece plajdayken güneşin zararlı etkilerinden korumalıyım. * Eğer ailenizde kanser vakası görüldüyse, yüksek risk grubundasınız demektir. * Kanserli hastaların hastalıklarının gerçek niteliğini ve sonuçlarını bilmemesi daha doğrudur. * Kanser tedavilerinin yan etkileri son derece berbat. * Kanser son derece büyük acılar veriyor. * Kanserli kişiler pozitif bir ruh hali geliştirmeli. * Kanserin en önemli nedenlerinden biri da strestir.’’ Bol egzersiz ve az kırmızı et, kalınbağırsakta kanser riskini azaltıyor Kalınbağırsak kanseri riskini azaltmanın, insanın kendi elinde olduğu ve bazı tedbirlerle bu riskin azaltıldığı belirtildi. ABD’de Harward Üniversitesi Kanser Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Graham Colditz, bol egzersiz, sıkı doktor kontrolü ve kırmızı eti azaltmanın kanserin yenilmesinde önemli rol oynadığını belirtti. Colditz, özellikle 50 yaşından sonra mutlaka düzenli olarak doktor kontrolünden geçilmesi ve folik asit ihtiva eden vitaminlerin alınması gerektiğini vurguladı. Fiziksel aktivitenin azalmasının kalınbağırsak kanseri riskini artırdığını kaydeden Colditz, aktivitenin artırılmasının, kanser riskini yüzde 50 oranında azalttığını ifade etti. Harward Üniversitesi Kanser Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Colditz, günde 30 dakika yürüyüş ve egzersiz yapmanın, sadece kalınbağırsak kanseri riskini değil, aynı zamanda kalp ve şeker hastalıkları riskini de azalttığını hatırlattı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT