BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fischer'den tehdit

Fischer'den tehdit

Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer,"Türkiye, Avrupa ordusunu engellemeye devam ederse en istemediği şey olur, sonunda AB ve NATO gerçekten iki bağımsız kuruluş haline gelir." dedi.



15 Aralık 2000'de Brüksel'deki NATO toplantısında Türkiye'nin vetosu AB'nin taleplerini şimdilik durdurmuştur. Ancak AGSK krizi devam ediyor. "Avrupa Federasyonu" fikrinin son temsilcisi , Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, Türkiye'ye tepkisini hemen gösterdi. Fischer, Süddeutsche Zeitung gazetesine verdiği demeçle Türkiye'ye gözdağı verdi. "Türkiye Avrupa ordusunu engellemeye devam ederse en istemediği şey olur, sonunda AB ve Nato gerçekten iki bağımsız kuruluş haline gelir." dedi. Aynı gazetede, Udo Bergdoll imzalı bir yorumda da Türkiye'ye karşı nefret sergilendi. Bu yorumda da: "Türkiye'nin bu ablukasının kalkmaması durumunda, AB'nin Nato'dan bağımsız bir güvenlik ordusu kurması kaçınılmaz olacaktır." denildi. Uzun ince bir yol Uzmanlara göre, Türkiye'nin AB üyeliği mücadelesi "uzun ince bir yol" olmaya devam edecektir. Bu yolun gerçekten çok uzun olacağını, AB'nin Nice'de çizdiği 2010 perspektifi ve Brüksel'deki NATO Konseyindeki inatçı tutumu kanıtlanmıştır. Türkiye 2010 perspektifinde yerini alamamış, fakat Brüksel toplantısında ise bekasına dönük önemli bir kazanım sağlamıştır. Bu kriz bitmemiştir. AB'nin kendi kapısında beklemekte olan Türkiye'ye güçlükler çıkarmaya devam etmesi muhtemeldir. AGSK, Avrupa'nın bağımsız bir Avrupa Savunması konusunda, 1947'de Batı Birliği ile başlattığı güvenlik girişimleri sürecinin son halkasıdır. Tekrar belirtmek gerekir ki; AB, Türkiye'nin Nato ve BAB üyeliğindeki kazanımlarını göz ardı ederek, Türkiye'yi AGSK'ın "karar mekanizması"ndan dışlıyor, sadece "danışmı mekanizması" ile iktifa ediyor. Halbuki, "Türkiye, AB'nin Nato planlama imkan ve kabiliyetinden kesintisiz olarak ve güvenceli bir şekilde yararlanmasını, samimiyetle istiyor. Çünkü bunun, çoğu NATO üyesi AB ülkelerinin de hakkı olduğu inancını taşıyor. Ancak, başta Türkiye ve ABD'ye göre, NATO'nun Avrupa'daki kilit rolünün korunması, AB-Nato bağlarının korunmasından geçiyor. AB'nin bu konuda bağımsız davranması NATO'ya zaafiyet getirir". Türkiye'nin yaptığı itiraz, sadece Nato'daki ve BAB'taki hukukunu korumaktır. Uygarlık projesi Türkiye için, Nato konusu bir "beka" meselesidir; AB'ye katılım ise "Türkiye'nin kendine ait Çağdaşlaşma ve Uygarlık Projesinin devamıdır". Dönem başkanı Fransa, iyi niyetli davranırsa 48 yıllık NATO üyesi ve 37 yıllık AB adayı Türkiye'nin, AGSK karar mekanizmasına tam katılımını sağlayabilir. Çünkü, Fransız Dışişleri Bakanın son beyanatında belirttiği gibi Türkiye'nin haklı nedenleri vardır. Üstelik, Türkiye hem Nato üyesi, hem AB üye adayı tek ülkedir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT