BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uzun tatil rehaveti

Uzun tatil rehaveti

Ramazan Bayramı ve yılbaşı tatillerinin bir araya gelerek, uzun bir tatil olması yatırımcıları bir hafta öncesinden rehavete itti. Borsa endeksi 9 bin 150 ila 9 bin 450 gibi dar bir aralıkta seyrederken, bono faizlerinde yılsonu bilanço düzenlemesi amaçlı fiktif düşüşler meydana geldi.



Acısıyla, tatlısıyla bir çok ekonomik ve siyasi olayın yaşandığı bir yılı daha geride bıraktık. Bu bir yılın içinde; düşük enflasyon, tehlike sinyalleri veren cari işlemler, yılın son ayında yaşanan bankacılık krizi, ölüm oruçları, F tipi cezaevleri, af sorunu, Fazilet Partisi'nin kapatılması davası, özelleştirmeler gibi birçok ana başlık bulunuyordu. Önümüzdeki hafta yazımızda 2000 yılında geniş bir gezinti yapacağız. Ekonomik ve siyasi olayları, 2001 yılına taşınan beklentileri ve problemleri irdeleyeceğiz. Geçtiğimiz haftaya bakıldığında, özellikle hisse senedi yatırımcısının tatile girdiğini gözlemlemek mümkün. Düşük işlem hacimli seansların yaşandığı geçtiğimiz haftada endeks, 9 bin 150 puan ile 9 bin 450 puan arasında seyretti. Para piyasalarında ise, bankaların yılsonu bilançolarını düzeltme amaçlı bono faizlerinin az da olsa gevşediğini gördük. Para piyasalarında da işlem hacmi oldukça düşüktü. Genellikle yılın son haftalarında bir sonraki yılın beklentileri satın alınır. Ancak geçtiğimiz haftaya baktığımızda, piyasaların 2001 yılına dair hiçbir beklentiye sahip olmadığı görülüyor. Bunun nedeni ise, bankacılıkla başlayan ve ardından reel ekonomiye de sıçrayan krizin piyasalarda oluşturduğu tedirginlik ve güvensizlik ortamıdır. Mevcut şartlar altında yatırımcılar maalesef önünü göremiyor. Önünü görememesi nedeniyle de uygun pozisyon alamıyor. Bu güvensizlik ortamının ortadan kalkması amacı ile Hükümet yetkilileri sık sık demeçler veriyor. Ancak yatırımcılar açısından bu da tatminkâr olamıyor. Yatırımcıların güven tazeleyebilmesi için gerçekleşmesi gereken en önemli icraat, Türk Telekom'un özelleştirilmesi olacaktır. Türk Telekom'un özelleştirilmesi de, en erken Mayıs 2000 olarak görülüyor. Türk Telekom'un özelleştirilmesi, hem IMF ile yapılan programın güven tazelemesi anlamına gelecek, hem de piyasalara giren nakit uzun zamandan bu yana yaşanan likidite sorunu için önemli bir çözüm olacak. Kısa vadede ise, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nda bulunan bankaların satılması önemli bir adım olacaktır. Bunun gerçekleşmesi, hem hükümetin üzerinden önemli bir ekonomik yükü kaldıracak, hem de bankacılık sistemin yerleştirilmesi açısından ciddi bir adım olacaktır. Fonda bulunan bankalardan en önemlisi ise hiç kuşkusuz Demirbank'tır. Demirbank'ın satılması özellikle bir yabancı bankaya satılması, piyasalara olan güvenin yeniden sağlanması anlamına gelecektir. İşte yukarıda saydığımız bu iki önemli konu netleşmeden yatırımcılardan ciddi bir hareket beklemek gerçekçi olmaz. Biz de yatırımcılara bu dönem içinde beklemelerini ve birikimlerini repoda değerlendirmelerini öneriyoruz. Herkesin Ramazan bayramını kutlar, sağlık ve mutluluk dolu nice bayramlar yaşanmasını dileriz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT