BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İHD ve sol enteller

İHD ve sol enteller

Koğuş parmaklıklarına zincirlenip yakılan genç kız Fidan Kalşen olayına suskun kalan insan hakları kurumları ve demokratik örgütler gerçek yüzlerini ya da misyonlarını ortaya koymuşlardır. Aynı şekilde bu vahşete tepki vermeyen sözde aydınlar da düşünce tüccarı olduklarını kanıtlamışlardır...



Adı: Fidan Kalşen. DHKP-C militanı. Cezaevleri operasyonu sürecinde Brüksel'den gelen emir üzerine koğuş parmaklıklarına zincirlenip yakılan genç kız. Bütün TV'lerde ibretle seyrettiğimiz, gazete manşetlerini süsleyen bu dehşetten sonra malum çevrelerden ses yok. Evet adı insan hakları olan dernek ya da vakıfların sözde iddialı olanları, bu korkunç vahşeti görmezden geliyor ve tavır takınmıyor. Örgüt uzantısı mı? Soruyorum kendine insan hakkı gibi ulvi bir misyonu biçen herhangi bir teşekkül bu caniliğe başkaldırmayacak da hangi olaya tepki verecek? Yahu hadise soyut bir iddia değil, görüntülerle sabit, üstelik bir değil, birkaç görüntü var. Dahası, ses bantları da ortada. Hal bu iken bizim insan hakları örgütlerimiz hiç ama hiç tınmıyor. Şimdi böyle bir tabloda yani suskunlukta insan hakları kurumlarının pek çoğu bu tür yasa dışı örgütlerin uzantısıdır yorumu haklılık kazanmıyor mu? Emin Çölaşan iki gün önce delilleriyle aktardı: Mahkum ailesi kimliğiyle ortaya çıkıp gösteri yapanların pek çoğu örgüt kadrosunda ve mahkumlarla akrabalık bağları da yok. Son cezaevleri operasyonu olayı bir kez daha kendine insan hakları kurumu adını verenlerin gerçek yüzlerini ortaya koymuştur. Münferit hadiseleri büyütüp ya da çarpıtıp ajitasyonlar yapan bu kurumlar böylesine ciddi ve vahim bir dramda sus pus kalabildilerse demek ki bunların amaçları iddia edildiği gibidir. Demokratik örgütler Gelelim diğer kesimlere.. Ben bu görüntülerden sonra Sayın İstanbul Barosu Başkanı'ndan lanetleme demecini duymak istedim. Olmadı böyle bir şey. "Keza ölüm hakkı kutsaldır, ölüm oruçlarına müdahale edilmemeli" diyen kimi Tabipler Odası üyesinden de benzer tavırlar bekledim. Ama onlar da sus pus kaldılar. Aynı şekilde kendine "Demokrat sivil inisiyatif" diyenlerden de birşey işitmedim. Evet insanlar acımasızca cayır cayır yakılırken bütün bu kesimler adeta lal oldular. Soruyorum, o genç kızın zincirlenip yakılması Sivas'daki olaydan daha mı masum? O zaman Sivas'a feveran ederken bu olayda susmak niye? Düşünce tüccarları Gelelim sol entellere. Aslında onlara sol demek de yanlış. Sol'un yine de namusu var. Onlar fikir ya da düşünce tüccarları. Onlar kariyerlerini, servetlerini, kimlik ve kişiliklerini tamamen bu tavra borçlular. Onlar sözde halkçılar ama halk ve devlet karşıtı olan herşeye yandaşlar. Bu yakma caniliğinde devletin zerre bir payı olsaydı karalara bürünür sokaklara dökülürlerdi. Örgüt yani DHKP-C ya da TKP-ML yakınca değil onu kınamak, gerekçe üretmekle meşgullar. Dünyanın hiçbir yerinde bu tür tiplere aydın ve entellektüel denmez. Dahası, bunlar solcu da olamaz. Ama maalesef Türkiye'de her şey tam tersidir. Acı olan kamuoyu merkezlerinin bu tiplere rağbet etmesi ve her şeyine destek olmasıdır. Temel sorun Evet Türkiye'nin temel sorunlarından biri de medya'dan sinema ve reklam dünyasına kadar etkili olan merkezlerin bu tür kadroların deneteminde bulunmasıdır. Hakim olan anlayış maalesef buralarda yükselmek ve yer edinebilmek için bunlar gibi olma ya da düşünmedir. Garipsediğim bir başka şey de entellektüellik kompleksi ve başka hesapları olan kimi radikal sağ mensuplarının DHKP-C çizgisiyle bu hadisedeki tavırları ile zimnen örtüşmesi olayıdır. Bu kesimler için devlet DHKP-C'den daha tehlikelidir...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108803
    % 0.82
  • 3.8321
    % -0.08
  • 4.5157
    % 0.23
  • 5.1311
    % -0.11
  • 154.002
    % -0.04
 
 
 
 
 
KAPAT