BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Diyalog şart

Diyalog şart

TGRT Haber Dairesi Başkanı Mehmet Soysal'ın sunduğu Başbaşa programına konuk olan Necati Özdemir, terör suçlularını kazanmak için yeni açılımlara ihtiyaç olduğunu savundu



SOYSAL: Cezaevi eskiden ıslah evi olarak anılırdı ama şimdi ıslahtan çok uzak. Cezaevlerine yapılan operasyonlar hakkında ne düşünüyorsunuz? ÖZDEMİR: Ben siyaset adamı değilim, hadiseye siyaset perspektifinden bakamam. Birilerinin hoşuna gidecek diye konuşmayacağım gibi, birilerinin hoşuna gitmeyecek diye de konuşmam. Ben bu devletin adamıyım, bu devletin yurttaşıyım, ve kendimi sorumlu hissediyorum. Operasyonları ben doğru bulmuyorum. Mesele kan akıtılmadan ve dünyaya karşı ülkem için böyle kötü görüntüler vermeden aşılabilirdi. Ben bu mahkumları, ölenleri tanıyorum, ben güvenlik kuvvetlerini de biliyorum, yıllarca beraber çalıştık. Şimdi hatırlayınız 1996 yılından önce Bayrampaşa'da her gün kavga vardı, 1996'daki ölüm oruçlarının bitmesinden sonra kavgalar olaylar kesildi. Biz ne yaptık, biz bu operasyonu o günde yapabilirdik. SOYSAL: Hukukçu olarak böyle değerlendiriyorsunuz, 1996 yılında ölüm oruçlarının bitişinden sonra bugün bu operasyona maruz kalan insanlar sütten çıkmış ak kaşıklar mı? ÖZDEMİR: Hayır, ben bunu söylemiyorum, bunu hiç kimse söylemiyor, bunu yasa da söylemiyor. Elimizde iyi yada kötü bir yasa var ve o yasaya göre bunlar şu ya da bu terör örgütüne mensup olarak suç işlemişler, eylemde bulunmuşlar ve getirip cezaevlerine koymuşsunuz. Orada yatıyorlar ve işte ölüm orucuna gitmişler. Aynı şartları biz 1996'da diyalog yoluyla aştık. Bakın, ben hiç bir zaman komünist düşünce yanlısı olmadım. Terör suçlusu mahkumların içinde bulunduğu haleti ruhiye şu: "Devlet beni her vesileyle öldürmek istiyor." Bu yüzden bu mahkumlar devletin pişirdiği yemeği yemiyor, çiğ olarak bana verin ben kendim yapacağım diyor, güvenmiyor. Ben de bunun aksini ortaya koymak zorundayım, dedim ki "Devlet sizi sonuna kadar yaşatmayı istiyor, problemleri sizi öldürmek değil yaşatmak suretiyle çözmek istiyor. Ben de bu devletin savcısıyım ve bunun için buradayım. "Önce inanmadılar, güvenmediler beni sorguladılar. Ama sonunda bir orta yol bulundu. O yolla birlikte son 4 yıldır Bayrampaşa mahkumunun adliyeye götürülüp getirilirken kavga ettiğine dair bir haber yayınlanmadı. Nasıl bitti bu iş? SOYSAL: Bugün 65 milyonun önünde bazı fotoğraflar var, sabundan heykeller, panolar, tablolar ve kalaşnikoflar var. Cezaevinde bu ortamı oluşturan insanlarla nasıl diyaloga gireceksiniz? ÖZDEMİR: Sisteme el atmadık, bugün bu iş bitmedi, biz çözüme kavuşamıyoruz. Örgüt mensubu güvenlik mensubuna acımasızca silah kullanır ama güvenlik görevlisi kullanamaz. Güvenlik kuvvetlerimiz duyarlı olmasaydı bu operasyonda 200-500 ölü çıkardı, bunun altından kalkamazdı memleket. Olabildiğinin en hafifiyle bu operasyon atlatılmıştır, keşke buna da gerek kalmasaydı. SOYSAL: Mahkumların psikolojisini de bilmek lazım diyorsunuz? ÖZDEMİR: Biz terörle mücadele konusunda samimi miyiz? Böyle bir samimiyetimiz yok, terörle mücadele sadece asker işi midir, silah işi midir? Bir ilimdir bu. Bir tek devlet görevlisi çıksın da size demeç versin, terörü bitirmek için teröre bulaşmış insanları kurtarmak için şu çalışmayı yaptık diye!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT