BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz din istismarcılarını uyardı: "Dinde ahkâm kesmeyin"

Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz din istismarcılarını uyardı: "Dinde ahkâm kesmeyin"

"Bizi kahreden, din üzerinden ticaret ve dinin istismarıdır" Dini konularda insanların görüş sahibi olabileceklerini ancak kimsenin kendi inancını 'dinin esası' gibi gösteremeyeceğini belirten Yılmaz "Dini konularda suali olan bize başvursun. Bazı kimselerin 'din budur' şeklinde kesin hükümlerle kamuoyunu yönlendirmesi son derece yanlış bir harekettir." şeklinde konuştu.



Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz, dün yaptığı açıklamada, bazı kimselerin yaptığı dini yorumların doğru ve bağlayıcı olmadığını bildirdi. Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz, herkesin dini görüşü olabileceğini ancak bu fikirlerin bağlayıcı olmadığını belirterek, “Eğer bir sorun varsa din adamlarımız ortak bir fikir beyan eder. Bazı kimselerin ‘Din Budur’ şeklinde kesin hükümlerle kamuoyunu yönlendirmesi ve Diyanet’i zan altında bırakması son derece yanlış bir harekettir” dedi. Son günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı’na karşı yöneltilen eleştirilere cevap veren Yılmaz, Diyanet İşleri’nin milli ve dini bütünlüğün korunması konularına hassasiyet gösterdiğini vurgulayarak, “Dini ve milli bütünlüğümüz tehlikeye düştüğü an, ülkemiz zarar görecektir. Birliğin bozulması büyük felaketlerin habercisidir” dedi. Yılmaz, dini konularda görüşlerini açıklamanın herkesin tabii hakkı olduğunu, ancak bu kişilerin kendi fikirlerinin Diyanet’ten onaylanması gibi bir beklenti içerisine girmelerinin de yanlış olduğunu kaydetti. Bize inanın Topluma din hizmeti götürmek konusunda hiçbir sorumluluğu olmayan kişilerin yaptıkları yayınlarla fikir veya düşüncelerini dini esas olarak takdim etmelerinin yanlış olduğunu belirten Yılmaz, bir hukuk devleti olan Türkiye’de toplumu din konusunda aydınlatma yetkisinin Diyanet İşleri Başkanlığı’na verildiğini hatırlatarak şöyle konuştu: “Herkesin dini görüşü olabilir ama bu fikirler kesinlikle bağlayıcı değildir, diyanetin fetva yetkisi vardır eğer bir sorun varsa din adamlarımız ortak bir fikir beyan eder. Bazı kimselerin ‘Din Budur’ şeklinde kesin hükümlerle kamuoyunu yönlendirmesi ve Diyanet’i zan altında bırakması son derece yanlış bir harekettir.” Türkçe ibadet tartışması Türkçe namaz meselesinin, her yıl “ısıtılarak” milletin önüne getirildiğine işaret eden Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sanki buna karşıymış gibi haksız yere Arapçılık ve Arapçacılık’la itham edildiğini savunarak “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslam’ın asliyyetini korumak konusundaki hassasiyetini Arapçılık olarak değerlendirmek, mugalata ve tahriften başka bir şey değildir” dedi. Bu konuda iddia sahibi olanların konuyu saptırma gayreti güttüklerini öne süren Yılmaz, bu kişilerin “Arapçılıkla zulüm yaptığı” iddiasıyla kamuoyunu Diyanet İşleri’nin aleyhine yönlendirmeye çalıştıklarını anlattı. Yılmaz, namaz kılan bir insanın eğer orijinal metninden okuyamıyorsa, Türkçe de okuyabileceğini, hatta hiçbir şey okumadan da namazın diğer rükunlarını yerine getirerek ibadet yapabileceğinin basit bir kaide olduğunu vurguladı. “Sanki Diyanet İşleri Başkanlığı, ‘Kuran okumasını bilmeyenler namaz kılmasınlar’ diyor” diyen Yılmaz, şöyle devam etti: “Böyle bir şey yok. Biz diyoruz ki, elbette orijinal metninden Kur’an okunmalıdır. Bilmiyorsa, namaz kılmasın mı? İnsanların duasına, niyazına, yakarışına kesinlikle karışmamak lazım. Dualar istenildiği dilde yapılabilir, Allah her dili bilir. Kur’an evrensel bir kitaptır. Elbette ki, her dile çevrilecektir. Kur’an çevirilerini vatandaşlarımıza okumalarını da her vesileyle tavsiye ediyoruz. Bizzat hurafelerle ve uydurma hadislerle mücadele ettiğimiz de bir vakıadır.” İstismar kahrediyor “Bizi kahreden dinin istismar edilmesidir” diyen Yılmaz, günümüzde dinin ticaret için kullanıldığına işaret ederek, bunun İslam dinine aykırı olduğunu kaydetti. Bazı kişilerin kendilerine “kutsallık yaftası” yapıştırarak, “Allah, din ve peygamber” diye din tüccarlığı yaptıklarını ve ceplerini parayla doldurduklarını belirten Yılmaz, Allah’ın Kur’an’da “Benim ayetlerimi az bir değer karşılığında satmayın” diye emrettiğini atırlattı. Yılmaz, dini duyguların, para veya herhangi bir menfaat karşılığı satılamayacağına dikkati çekerek, “Bu dinimizde büyük bir günahtır ve İslam bununla mücadele etmek için gönderilmiştir. Biz başkanlık olarak halkımıza bu doğruları anlatmaya devam deceğiz” diye konuştu. Sokak çocukları kurtarılmalı Yılmaz, faaliyette olmayan Kur’an kurslarının sokak çocuklarına tahsis edilmesine ilişkin bir soruyu cevaplarken de, sokak çocuklarına sahip çıkılarak topluma kazandırılması gerektiğini belirtti. Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığı ile bir protokol imzalayarak vatandaşların desteği ile faaliyette olmayan 3135 Kur’an kursunda sokak çocuklarının barınması ve eğitilmesinin planlandığını söyledi. Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın imamların işi yavaşlatmaları yolundaki sözlerinin hatırlatılması üzerine de, “Herhalde şakadır, böyle şey olmaz” dedi. Ziyaretler unutulmasın Yılmaz, ziyaretlerin yapıldığı, kırgınlıkların giderildiği sevinçli günler olan bayramların, günümüzde tatil günlerine dönüşerek anlamını kaybettiğini söyledi. Yılmaz, insanların bu güzel gelenekleri devam ettirmesini diledi. Bayramlarda mezar ziyaretlerinin de gelenek haline geldiğini hatırlatan Yılmaz, bu konuda İslam dininin kaidelerine uymak ve ölçülü davranmak gerektiğini söyledi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT