BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir bayram yazısı

Bir bayram yazısı

Bugün arefe. Yüce Allah, yarın da, bir bayramı daha kutlamamızı, inşaallah, nasib edecek. Bayram, yakınlarımızla bağlarımızı, dostlarımızla dostluğumuzu yenilemek, hasretleri gidermek ve düşmanlarımızı da, bağışlama zamanıdır..



Bugün arefe. Yüce Allah, yarın da, bir bayramı daha kutlamamızı, inşaallah, nasib edecek. Bayram, yakınlarımızla bağlarımızı, dostlarımızla dostluğumuzu yenilemek, hasretleri gidermek ve düşmanlarımızı da, bağışlama zamanıdır.. Ancak kendi hasımlarımı bağışlamak isterim de, doğrusu, ülkemin, milletimin can düşmanlarını bağışlamaya, gönlüm elvermiyor. Acılarımız çok taze. Bu bayrama ve ardından da 2001 yılına, ülkemiz için hem hayırlı, hem de tehlikeli neticeleri olabilecek gelişmelerle ve acı olaylarla giriyoruz... belki de, hiçbir geçmiş bayram arefesinde olmadığı kadar! Toplumda ve siyasette, bu bayramda dahi tam bir bırakışma yaşanabileceğini sanmıyorum. Oysa böyle bir "toplumsal" mütarekeye ve bu mütareke esnasında da toplum olarak bir vicdan muhasebesi yapmamıza o kadar ihtiyaç var ki! İçerden ve dışardan Geçen yıl çok olaylı geçti. Hoş, hangi "son yıllar" olaylı geçmedi ki? Başka devlet ve millet olsaydı bu sarsıntılardan, çoktan yıkılmıştı!. Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında Osmanlı devlet adamlarından Fuad Paşa'nın, galiba Viyana Konferansı esnasında, "hasta adam" dedikleri Osmanlı İmparatorluğunun mirasını paylaşmaya hazırlanan yabancı meslekdaşlarına, Osmanlı Devletinin niçin Avrupa'nın en güçlü devleti olduğunu izah etmek için söylediği gibi: "Devletimiz en güçlü devlettir çünkü siz (Avrupalılar) dışardan biz içerden hâlâ yıkamadık." Evet, biz gene dayanıklı bir devlet ve milletiz ve muhakkak Allah bizi koruyor... Ama Allahın önümüze koyduğu fırsatlardan ve zamandan yararlanmaya bakalım! Manevi güç Büyük kozumuz manevi gücümüz ve imanımız inancımız. Bunları yitirmeyelim. Kötüye kullanılmalarına da imkan vermeyelim. Manevi güç babında, başta geleneklerimiz ve geleneksel değerlerimiz geliyor. Bunların yozlaştırılmasına da imkan vermeyelim. Oysa, değerlerimiz, değer yargılarımız, maalesef her gün, her akşam TV programlarında bazı gazete sayfalarında bozuk para gibi harcanıyor. Eski bayramlar Benim neslim eski bayramları yaşayan belki de son kuşak. Klasik bir söz söyleyeceğim: Nerede o eski bayramlar ve bayram heyecanları? Bayramları, yazımın ilk paragrafında sözünü ettiğim duyguların ve adetlerin geçerli ve hakim olduğu günler olmaktan çoktan çıkardık; bayramlaşmamak için evlerimizden kaçmak fırsatları haline getirdik. Çocuklar ve gençler olarak, eski bayramların, büyüklerin ellerini öpmenin, dualarını almanın huzuru, yeni giysiler ve hediyeler almak heyecanı ortadan kalktı. Yeni nesil öylesine basit zevk ve heyecanlarla tatmin olamıyor artık. Ama, galiba biz ve ülkemiz o zamanlarda daha mutlu idik. Belki devir icabı, o zamanlara dönmek imkanı yok, artık. Bunları nostaljik bir not olarak yazıyorum! Gene de mesela Amerika'da Avrupa'da Noel veya Museviler'in Hannukah bayramları, bizde olduğu gibi anakronik -zamana aykırı- kalmamış. Hatta genel ahlaki yozlaşmalara rağmen, geleneksel mana ve şekilleri muhafaza edilmekte! Bu düşüncelerle ve haleti ruhiye içinde sevgili okuyucularımın mübarek bayramını ve şimdiden de yeni yıllarını tebrik ediyorum. 2001 yılı inşallah milletimize hayırlar ve bereket getirir... GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Zamanların en iyisi idi. Zamanların en kötüsü idi... Önümüzde her şey vardı. Önümüzde hiçbir şey yoktu!" Charles Dıckens ("İki Şehrin Hikayesi" adlı, Fransız ihtilaline ait romanın başlangıcından)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT