BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nice bayramlara...

Nice bayramlara...

Bir önceki Ramazan Bayramı'nda iyi temennilerde bulunmuştuk. Ama geçen bir yıl zarfında, işler hiçbirimizin temenni etmediği şekillerde gelişti.



Bir önceki Ramazan Bayramı'nda iyi temennilerde bulunmuştuk. Ama geçen bir yıl zarfında, işler hiçbirimizin temenni etmediği şekillerde gelişti. Bu güzelim ülkeyi, hatalarımızla yaşanmaz hale getirdik. Bundan hiçbirimizin yakınmaya hakkı yoktur, hepimizin şu veya bu şekilde bu olumsuzluklarda katkısı var. Bugünlerin de çabuk geçeceğini; aydınlık günlerin bizi bekleyeceğini; hepimizin çeşitli dersler alarak, ilerde aynı hatalara düşmeden, bu güzelim ülkeyi tekrar cazip hale getirmede büyük katkılarda bulunacağımızı umuyorum. Gelecek bayramın bu bayramı aratmayacağına inanıyorum. Bu duygularla, Mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, sağlık ve mutluluklar diledrim... "Bayram gelmiş neyime..." "Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime" diye bir şarkı vardı... Zeki Müren söylerdi yıllar önce. Şimdi yine moda oldu. Kime "nasılsın, iyi misin" diye sorsan, bu mısraları söylüyor. Bayram geliyor, millet perişan. Gelin bir halimize bakın Allah aşkına. Esnaf, imalatçı, tüccar, çiftçi vergisini ödeyemiyor, SSK primlerini yatıramıyor, telefon, elektrik, doğalgaz, su paralarını ödeyemiyor... İşçi, memur ve emekliler de onlardan beter. İnsanlarımız ekmek parasını bile bulamaz oldu. 10 milyonluk çek için binlerce kişi hapis cezasına çarptırılmış, diğer faturalarını ödeyemeyenler mahkeme kapılarında bekliyor. Kimsenin umurunda değil... Yöneticilerimiz ne için vardır? Bu kadar eziyet çektirmek için mi halktan oy istendi? Bu ülkede 4 tane televoleci, 10 tane siyasetçi kardeşi, yeğeni, kayınbiraderinden başka kimse yok mu? Herkes icralık, bu ne biçim devlet yönetimi? Lütfen söyleyin, ekonomiyi düzeltmek için, Türkiye standartlarının üstünde maaş alan görevlilere bu maaşlar ne için veriliyor? Yazık bu millete, çok yazık... Ahmet Gözübüyük - İSTANBUL Güzel yarınlar bizim olacaktır Güzelim Türkiye'miz öyle bir hale geldi ki, hiç kimse yarınından emin değil. "Ne olacak bu halimiz" diye sormakta ve karşılığında olumlu bir cevap alınamamaktadır. Yetmiş milyon insanın yaşadığı Türkiye'mizin üstüne sanki kara bulutlar çökmüş durumda. Atalarımızın düşmanlardan kurtararak bizlere emanet ettiği bu güzel yurdu, bu hallere düşürenler şimdi kına yakmışlardır herhalde. Dört mevsimin birden yaşandığı vatanımızın topraklarında öyle nimetler yetişiyor ki, düşmanlarınız hasetlerinden çatlamakta ve bu topraklarda gözleri olduğunu her halükârda belli etmektedirler. Biz ne yapıyoruz? Devlet-millet el ele var gücümüzle çalışacağımız yerde, adeta birbirimizi yiyoruz. Rüşvet-yolsuzluk bizde, iltimas-adam kayırma bizde, mafya-çete bizde, devletin millete milletin devlete güvensizliği bizde, adam kaçırmak-fidye istemek bizde. Polise, jandarmaya karşı gelmek bizde... Söyler misiniz, övülecek hangi meziyetimiz kaldı? Bütün bunlara hâlâ dimdik ayakta durabiliyorsak, ya çok şanslı veya çok güçlü bir milletiz. İçeride, yukarıda saydıklarımız; dışarıda da malum düşmanlarımız ne kadar zorlasalar da çirkin arzu ve emellerine asla kavuşamayacaklardır. Vatanımızın üzerindeki bu kara bulutları dağıtmak için çaba harcayan ve üst üste düzenledikleri operasyonlarla bu pislikleri temizleyerek ufkumuzu açmaya çalışan yetkilileri desteklemek her Türk vatandaşının görevi olmalıdır. Belki biraz, belki de çok sıkıntılar çekeceğiz ama, sonunda ufkumuz aydın, geleceğimiz parlak olacaktır. Kimse karamsarlığa kapılmamalı, bu millete güven duymalıdır. En güzel yarınlar Türkiye ve Türkler içindir. Özdemir Özer - İSTANBUL Esnafı batırmak mı istiyorlar? Yeni ekonomi programı çerçevesinde esnafı zor durumda bırakan yetkililer, acaba biz battıktan sonra ek ve ilave vergileri kimlerden tahsil etmeyi düşünüyorlar? Biz bu ülke ekonomisinin en önemli parçasıyız. Yabancı kuruluşlara güveniyorlarsa, onların da en ufak bir krizde ülkeyi terk edeceğini biliyoruz. Küçük ve orta ölçekli işletmeler artık yavaş yavaş tarihe karışıyor. Bizleri desteklemeyi de düşünen yok. Hepimiz çek, senet, vergi, vs. borcumuzu ödeyemediğimiz için sahtekar damgasını yedik ve ağır cezalar çekmekteyiz. Niçin odalarımız ön ayak olup bu gidişatı protesto etmiyorlar? Bizden alınan aidatları ne şekilde kullanıyorlar, merak ediyorum. İflasın eşiğinde Adanalı bir esnaf
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT