BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Ben okumayacak mıyım baba?"

"Ben okumayacak mıyım baba?"

Yakup büyük oğluyla birlikte dışarıya çıkınca umut dolu bakışlarını çevresinde gezdirdi. Sonra yumuşacık bir sesle mırıldandı yavrusuna:



Yakup büyük oğluyla birlikte dışarıya çıkınca umut dolu bakışlarını çevresinde gezdirdi. Sonra yumuşacık bir sesle mırıldandı yavrusuna: - Haydi bakalım aslanım, gel, şu tarafa gidelim... Bak Hasan ağabeyine... Ne güzel çalışıyor.. sen de çalışırsın ileride.. Tuncer hayretle baktı babasına: - Ben okumayacak mıyım baba? Onun kısacık kesilmiş, diken gibi dik saçlarını okşadı Yakup: - İstersen okursun oğlum. Sana engel olan yok. İstemezsen çalışırsın. Burada her şey mümkün... Aşağıya doğru yürümeye başladılar. Yol boyunca evlere bakıyorlar, boş bir tane arıyorlardı. Sonunda Tuncer dayanamadı: - Böyle bulamayız baba.. Bakkallara falan soralım. Yakup sesini çıkartmadı. Evvelden beri bu çocuğun kafasının çalıştığını bilirdi. Bazen kendi kendisinde aşağılık kompleksi bile oluştuğu anlar oluyordu. Bu sekiz yaşındaki çocuk kendisinden daha iyi düşünüp fikir üretebiliyordu. Yine o duyguya kapıldı. Usulca mırıldandı: - İyi ya, soralım bakalım... Birkaç metre daha yürüdüler. İleride çukurda bir bakkal dükkanı görünüyordu. Yakup heyecanla atıldı: - Şuraya soralım bakalım. Gel... Eğilerek girdi kapıdan başını vurmamak için. Basit bir mahalle bakkalıydı. Beyaz saçlı, kalın gözlükleri olan bir adamdı. Mavi bir gömlek giymişti üzerine. Başını bile kaldırmadı onlar girince. Yakup kibarca seslendi: - Selamünaleyküm ağam.... Adam usulca kaldırdı gözlerini. Kısarak baktı: - Aleykümselam... Buyur, ne istedin? - Biz ev bakıyorduk ağam... Buralarda, ucuzundan, tek bir oda bile olsa yeter. Yeni geldik memleketten. Bir arkadaşın yanındayız. Hüsamettin, yukarıda oturuyor, tanırsın belki... Seyyar satıcı, kamyoneti var! Adam omuzlarını kaldırdı: - Nereden tanıyayım be adam... ne bilirim ben senin arkadaşını. Ev falan yok burada. Yakup hayal kırıklığına uğramış bir şekilde boyun büktü: - Canın sağ olsun ağam... Hayırlı işler sana. Dükkandan çıktılar. Tuncer öfkeyle döndü babasına: - Adama bak be! Aşağıladı bizi... Neden bir şey demedin baba? - Ne diyeyim oğul, yeni geldik, buranın adetini, örfünü bilmeyiz. Senin aklına uydum, bakkala çakkala ev sordum ben de... Canları sıkılmıştı. Yürümeye devam ettiler. Epey gittikten sonra geniş, büyük bir caddeye geldiler. Yolun her iki tarafı dükkanlar, iş yerleri ile doluydu. Vızır vızır işliyordu arabalar. Korkuyla gerilediler. İnsanlar o kadar duyarsız bir şekilde kendileriyle meşguldüler ki, geçenler çarpıyorlar, sonra da öfkeyle homurdanıyorlardı Yakup'a. - Çekilsene be adam yolun üstünden... - Ne bakınıp duruyorsun aval aval, çekil kenara... Tuncer'in kolundan tutup çekti Yakup. - Gel aslanım, gel şuraya, nereye gideceğimize şu kuytuda karar verelim, öyle çıkalım, yoksa başımıza bir iş gelecek. Sonunda sol tarafa yürümeye karar verdiler. İki tarafa bakınarak ilerlediler. Birden Tuncer haykırdı: - Bak baba, ne yazıyor, kiralık, satılık evler... Burası ev bulmak için dükkan galiba.. Yakup başını kaldırıp tabelayı okudu: Yüksel Emlak... Gülümseyerek açtı cam kapıyı, içeri girdiler... *DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT