BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demirel'i yorumlarken

Demirel'i yorumlarken

Süleyman Demirel'in bürokrasi, siyaset ve devletteki 50 yılını sorgularken peşin yargılardan arınmalı ve hak teslim edilmelidir. Bugün ABD ve dünyanın elçilik sıfatı önünde eğildiği Demirel hem heyecan, hem de eylem adamıdır. Yanlışları da olmuştur ama artıları çok çok fazladır...



Önceki günkü Hürriyet'in manşeti "İnönü'nün dönüşü"ydü. Türkiye'nin en çok satan prestijli gazetesi, tarihi lidere olan sürpriz ilgiyi haber veriyordu. Benzer şeyler rahmetli Özal ve pekçok liderin ardından da görüldü. Maalesef bizde ilgi ölümden sonra başlıyor. Sağlıklarında olmadık itham ve isnatlara maruz bırakılan pekçok ismin değeri ne hikmetse vefatı sonrasında anlaşılıyor. Demirel örneği Hiç kuşkunuz olmasın aynı şey Allah uzun ömür versin vefatı sonrasında Sayın Demirel için de tekrarlanacaktır. Diyeceksiniz ki Sayın Demirel'in değeri bugün de biliniyor. Dünya biliyor da bizim bilip bilmediğimizden çok emin değilim. Dünyanın yüzyılın arbedesi olan Arap-İsrail çatışmasına arabulucu seçtiği beş isimden biri Sayın Demirel'dir ki bu, anlayanlar için ne anlama geldiği malumdur. Bana sorarsanız Süleyman Demirel Üniversitelerin tez ya da doktora konusu yapıp inceleyeceği bir kişiliktir. Isparta'nın köylüğünden çıkan bir gencin bürokrasi, siyaset ve de devletin tepesine tırmanma hikayesi birkaç bakımdan incelemeye değerdir. Hal bu iken bırakın Üniversiteleri, medya bile bir süredir Sayın Demirel'i gözmezden geliyor. Dahası, dünya Sayın Demirel'den yararlanıp onu elçi sıfatı ile Ortadoğu'ya gönderirken, bizim devletimiz faydalanma noktasında fiili anlamda zerre bir adım atmıyor. Kaht-ı rical Diyeceksiniz ki devletimizin elinde Demireller çok, adama ihtiyacımız yok. Ah ahh keşke öyle olsa. Öyle olsa da Kafkaslar'ı, Balkanlar'ı ve Orta Asya'yı kaybeder duruma sürükleniyor olmasak. Ama nerde, Türkiye aylardır adeta fetrete girdi. 8-9 ay öncesine kadar saat gibi işleyen dış politikamız tabir yerinde ise yerlerde sürünüyor. Demirel'in devreden çıkışı ile İsmail Cem yalnız kaldı ve sorunların altında debeleniyor. Aynı şekilde içerde de kaos var. Devletin en hayati kurumları birbirine girerken onları akort edecek biri yoktur. Daha bunun gibi pekçok konuda sahipsizlik ve başsızlık kol geziyor. Zerre kadar bilgisi ve vicdanı olan herkesin söylediği Türkiye'nin kaht-ı rical yani devlet adamı kıtlığını çektiğidir. Düşünün böyle bir tabloda dünyanın saygıdeğerliğine eğildiği Sayın Demirel'den bu ülke yararlanmıyor. Gerekçem Hayır hayır amacımız kimseyi kimseyle kıyaslamak değildir. Biz bugünün Türkiye'sinde Sayın Demirel'le kıyaslanacak kalibrede birilerinin bulunduğunu da düşünmüyoruz. Değerlendirmemiz ya da Demirel yorumumuz herhangi bir hesaba da dayanmıyor. Bu satırların yazarı bugüne kadar ne siyaset, ne de ticaret yapmıştır. Dolayısı ile kimseye ödeyecek bir diyeti yoktur. Ayrıca Sayın Demirel'in bugünkü durumu itibarı ile herhangi bir ikbal vadetme durumu da yoktur. Bu itibarla söylenenler tamamen vicdanidir. Evet hiç dolandırmadan ifade edeyim ben Sayın Demirel'i seviyorum. Hesapsız, beklentisiz seviyorum. Sevme gerekçem de onu yakından tanımamdır. Son 15 yıldır Sayın Demirel'i işim gereği neredeyse günlük izliyorum. Abartısız onlarca seyahatına katıldım, onu bütün benliği ile tanımaya çalıştım. Kesin hükmüm Sayın Demirel'in birikim olarak bir derya olduğu ve de Türkiye'ye sevdalandığıdır. Gerçek reyting Demirel'le kıyaslayabileceğim isim son 20 yılda siyasette var olanları çok iyi tanıdığımdan söylüyorum sadece ve sadece rahmetli Özal olabilir. Ben Sayın Demirel'in Moğolistan'daki Orhun Abidelerinde tarihiyle gururlandığına şahit oldum. Balkanlar'da Osmanlı akıncılarının fütuhatıyla gururlandığını da gördüm. Keza Kabe-i Muazzama'da tir tir titrediğine de tanıklık ettim. Daha bunun gibi onlarca sahne. Bitmedi... Edirne'den Van'a, Kars'tan Muğla'ya vatan coğrafyasında yapılan her güzel şeye çocuklar gibi sevindiğine de şehadet ettim. Yurt içi seyahatlerimizde uçağın penceresinden bakıp oranın neresi olduğunu bilebilecek kadar bu ülkenin sevdalısıdır Süleyman Bey. Öyledir ama son reytingler malum mu diyeceksiniz. Geçiniz... Gerçek reytingleri tescilleyen yegane kurum tarihtir. İz bırakanlar Dileriz bu hakikat anlaşıldığında Sayın Demirel bu ülkeye hizmet verebilecek durumda olur. Aksi halde rahmetli Özal misali dövünür dururuz. Bu ülkenin kendini yıpratma ve siper etme uğruna risk alabilecek hizmet kadrolarına ihtiyacı var. Unutulmasın tarih hiçbir şey yapmayıp reytingi tutturmayla uğraşanları değil, ülkelerini medeniyete dönüştürenleri ya da o çabada olanları kaydediyor. Şöyle bir geriye bakın. Kimler iz bıraktı son 78 yılda? Atatürk, İnönü, Menderes, Özal ve Demirel. Son sözümüz yeğenlerinin yanlışlarının da asla ve kat'a Sayın Demirel'i bağlamayacağıdır. Yahu adam75 yaşını geçti ve 30 küsur yıldır aynı evde oturuyor. Murat'ın milyon dolarlarından Süleyman Bey'e ne. Hem tarih hangi büyük insanı akrabaları nedeniyle mahkûm etmiştir ki...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT