BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eve bir salıncak

Eve bir salıncak

Prof. Dr. Orhan Okay, Mehmet Akif Ersoy'un uzunca bir hikaye karakterinde olan Bayram manzumesini tahlil ederken şöyle der: "-Bayram, bütün sıkıntılara rağmen, herkesin sevinç bulduğu bir ortak duygu tezahürü olarak gösterilir.



Prof. Dr. Orhan Okay, Mehmet Akif Ersoy'un uzunca bir hikaye karakterinde olan Bayram manzumesini tahlil ederken şöyle der: "-Bayram, bütün sıkıntılara rağmen, herkesin sevinç bulduğu bir ortak duygu tezahürü olarak gösterilir. Cemiyet'in Bayramlarda âdetâ yeniden hayata kavuştuğunu gösteren bir giriş kısmı, toplumumuzun yine gerçek bir tarafını gösterir. Asrımızın başında, bilhassa bayramlarda muhtaç olanları, çocukları sevindirme arzusu, kaybolması istenmeyen güzel bir duygu olarak verilmiştir. Bayramda, her çocukta görülen sevinç, büyüklere de sirayet eder. Manzumenin giriş kısmında Akif, bu ruh halini şöyle ifade eder: -Bayramda, çocukluğun masum çehresi gülümser. Ümit, çocuğun saf yüzünde hissedilir. Hayat acılarının iki kat büktüğü bedenler bayramın tesiri ile rahatlık bulur. Geçim sıkıntılarının doğurduğu feryatların dindiği gün bugündür. Manzumenin ikinci bölümünde şair sokağa çıkmıştır. Bayram yerine gelmiştir. Burada bayram yeri bir renk, şekil, ses ve oyun curcunasıyla tasvir edilir. Hikayede asıl verilmek istenen şey, büyükannesiyle orada bulunan yetim bir kızın bu oyunlardan mahrum olmasıdır. Burada, yetimi sevindirmek, onu bedava salıncağa bindirmek, salıncakçıya düşmüştür. "Mehmet Akif Bir Karakter Heykelinin Anatomisi sh. 49. Mesajların vurgulamaları Sevgili Kültür ve Sanat Sayfamız Yöneticisi Özcan Ünlü, keşke bu şiiri yayınlayabilse. İnsanlar bir asır öncesiyle kıyas edebilse Bayramları. Ruh halimizde nasıl bir tebeddülat var acaba? Bugün Bayramın ikinci günü. Dün de siyasi partilerimiz birbirini ziyaret ederek bayramlaştı, iade-i ziyarette bulundular. Bu sene bayramlaşmada parlamento dışındaki BBP, LDP, HADEP gibi partiler de vardı. Hakeza CHP... Liderlerin mesajları da dikkat çekiciydi, öyle klâsik kutlamalardan öteydi. Mesela Mesut Yılmaz "Vatandaşına güvenmeyen bir devlet yönetimi sistemiyle 2000'li yıllara giremeyiz" derken, Recai Kutan ve Tansu Çiller demokrasi, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını öne çıkardılar. Söylemlerde ciddi değişim ve önemli vurgular var artık. Sadece çocukların, yetimlerin değil bütün vatandaşların yüzünün gülmesi gerek bayramlarda. Sözün özü; bu kadar ağır bir gündemi bu ülke insanı ve yönetimi taşıyamaz. Sadece bayramlarda değil, "bayramlık alamamak, ailenin yüzünü güldürememek"; her gün asık suratlar olur böylesi yönetim tarzıyla. Sanki yönetimler sorun çözmek yerine, problem üretiyor. Sonra da işin içinden çıkamıyor. Kolay salıncağa binmek için, gözü salıncakçıda bir işaret bekliyor. Ankara'nın AB ve IMF'ye bakması bundan farklı mı sanki? Bizi sevindirecek. Kaybolan merkezimizi yeniden bulup, mutlu olacağız!? Seçmen, vekiline anlatıyor "Ülkemiz iyi yönetiliyor, hoş gelişmeler oluyor" diyen vicdan sahibi biri varsa, beri gelsin. Üstelik dört senedir DSP ve ANAP şu veya bu şekilde iktidar. Öyle ki 'af'tan sonra Sayın Tantan'ın yönettiği operasyonların sulanmasından bile endişe edenlerin sayısı artmaya başladı. Tahliye olan olana. Bir ülke düşünün, Jardel'in fiyatı üç-beş üniversitemizin bütçesinden, üç-beş defa fazla. Bu nasıl bir çelişkidir ki farkına varılmıyor? Mazeretle bir netice alınmaz. Alternatifsizlik iddiası rahatlığı da görülüyor ki rahatsızlığın baş nedeni duyarlılar için. Nasrettin Hoca'nın oğlunun yakaladığı hırsız için söylediklerini hatırlayın lütfen: "Getir... gelmiyor baba... oğlum bırak o zaman gitsin... gitmiyor baba.." Koalisyon sorun çözsün, çözemiyor; çözene bıraksın, bırakmıyor. Hatta Kabinede bir revizyonun olmayacağını yine bizzat Başbakan açıkladı. Bu başarılıların inadına, başarısız bakanların görevine devamı anlamı taşır. Beceriksiz bürokratların günlerini gün ettiğinin süreceğinin işaretidir. Politikada bir yenilenme gerek. Üstelik ülkenin sorunları öyle çözümlenmeyecek cinsten de değil. Özal rahmetli gibi aykırı ve radikal kararlar alacak yönetim tarzı gerek. Üstelik uygulanabilir olan, teorik olan değil. Ufuk gösteren, motive eden, heyecanlandıran. Yani her bayram yerine değil; her eve, her balkona bir salıncak kurabilen bir yönetim anlayışı. Allahtan milletvekilleri seçim bölgesinde, vatandaşın ne söylediğini gayet iyi biliyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8196
    % -0.41
  • 4.5074
    % 0.04
  • 5.1079
    % -0.57
  • 153.27
    % -0.51
 
 
 
 
 
KAPAT