BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Spora Dönüş Operasyonu

Spora Dönüş Operasyonu

Trabzonspor Başkanı M.Ali Yılmaz, başkan adayı Özkan Sümer'i inandırıcı bulmadığını söyleyerek "Ne yönetimi, ne mali kaynakları, ne de plan ve projesi belli. O bir maceracı" suçlamasında bulundu.



Ligimizin teknik direktörlerine acımamak elde değil... Bir gün baş tacı yaptıklarımız, bir bakıyorsunuz ertesi gün paspas yapılmış... Başarıya ve galibiyete endeksli hayatlarının büyük bölümünü, stres içinde geçiren teknik adamları, gerçekte kutlamak gerekir... Basınımızın ve taraftarın dilini anlayabildikleri için... Ne zaman sevileceklerini bilmemelerine rağmen, bu sıkıntıya, bu tecavüze, bu alay edilmeye göğüs gerebiliyorlar ya, onlara helâl olsun... Adamların gülebildikleri saatler ülkemizde öylesine kısıtlı ki... Kazançlarında bile gözü olanların ikide bir "Aldığın paralar haram olsun" beddualarına karşı, boğazlarından lokmalarını kendi ve ailesinin midesine indirebilmeleri gerçekten takdir edilecek cinsten... Tribünlerin gazabı karşısında bile saha içinde miğfersiz dolaşmalarına da hayret edilen bu insanları, ya fazla pohpohluyoruz, ya da gökyüzünde bulutların üzerinde gezdiriyoruz...  Örneğin... Alıyoruz Mustafa Denizli'yi ve soruyoruz... "Eyy Denizli, kendin ve takımın için ne yaptın?" Sanki bu soruyu sormaya hakkımız varmış gibi... "İyiyiz" dese, kabul edilmeyecek, "Kötüyüz" dese "Yok canım" diye yağcılık yapılacak... İşin teknik yönüne girmeden, hocadan basit ve net cevap istemek, ne kadar insanlık sınırları içinde geçerli olur ki? Antrenmanları izlenmeden, taktik ve teknik yönden ne yapmak istediği bilinmeden, bir insanı darağacına yahut da kral tahtına çıkarmak ne kadar sıhhatli bir karardır? Ama biz bunu yapıyoruz... Yeri geldi mi, ağacın dibine balta vurur gibi sallıyoruz, bazen de gerektiğinden fazla "Pohpohlama hastalığına" kapılıyoruz... İşin bir orta yolunu bulamıyoruz sizin anlayacağınız...  Eğer ligin puan sıralamasına bakarsak, Beşiktaş Teknik Direktörü Scala, hiç de başarısız değil... Ama biz, son dört maçta 9 puan kayıba uğrayan Beşiktaş'ın hocasına tekmeyi sallamak üzereyiz... Neredeyse, tenekeler bulundu, ipler hazırlandı... Gönderirken neşeli olsun diye tüm cazgırlıklar tamam... Düşünmüyoruz ki, adamcağız ligimizi daha yeni tanıyor... Örf ve adetlerimizi yeni yeni öğreniyor... Türk insanının ne zaman mutlu olacağını, ne zaman isyan başlatacağını daha kestiremedi... Biz böyle bir insanı eleştirirken yine insaf ölçüleri dışına çıkıp, gaddar bir insan oluyuruz... Sabretmeyi nasıl olsa, belki bir gün öğreneceğiz ama bize sabretmesini öğretenleri kaçırdıktan sonra ne yazar... Bu ülkeye Scala'nın gelmesi önemlidir... Hagi'nin, Jardel'in, Nouma'nın, Lange'nin gelmesi ne kadar önemliyse... Adamlar bizi insan bilmiş ve evlerini, düzenlerini terketmişler, hizmete koşmuşlardır, tabii karşılığını da bekleyerekten...  Biz hâlâ tribünleri yangın yerine döndürelim... Bayrampaşa, Ümraniye, Çanakkale cezaevlerinden farksız bir görüntüye sokalım... Gözü dönmüşlerin eline palalar, şimşir sopalar, delici âletleri tutuşturalım... Sonra da "Aaa... Bunlar stadlara nasıl girmiş" diye yalandan masum pozlarına girelim... Cezaevlerinden sonra aslında bir "Hayata Dönüş Operasyonu" da "Spora Dönüş Operasyonu" şekliyle stadlarımıza gerekiyor... Adam gibi maç seyretmek isteyenleri, sporu spor gibi görenleri, ailesini kucaklayıp buralara getirenleri, stad yamyamlarının elinden mutlaka kurtarmak gerekiyor... O zaman, maçların kalitesini bir görün bakalım... Yabancı ve yerli hocalar ve de sporcular; üzerlerinden kalkan saçma sapan baskılar sonucu, verimlerine verim katacaklardır... Biz o zaman "Öküz altında buzağı" değil, sporumuzda mutluluk arayacağız... Nice bayramlara sevgili dostlar... E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT