BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Tam yerine geldin birader..."

"Tam yerine geldin birader..."

Emlakçı kızıl saçlı, yuvarlak yüzlü, şişman bir adamdı. İri yarıydı. Yakup içeri girer girmez ayağa fırlamıştı.



Emlakçı kızıl saçlı, yuvarlak yüzlü, şişman bir adamdı. İri yarıydı. Yakup içeri girer girmez ayağa fırlamıştı. - Buyurun efendim, buyurun, nasıl yardımcı olabilirim? Onun gösterdiği ilgiden mahcup olan Yakup ne diyeceğini şaşırmış, kekeledi: - Selamünaleyküm ... ben... Biz... Şey... bir ev bakmıştık. - Tam yerine geldin birader, otur hele şöyle, soluklan biraz. Hemen elini cebine attı, bir paket sigara çıkardı: - Yak bir tane bakalım... Çekinerek aldı Yakup. Dudaklarının kenarına eğreti bir şekilde yerleştirdi. Altın sarısı bir çakmakla yaktı adam sigarayı. Kapıya doğru seslendi: - Tayfun, aslanım bak buraya... İçeriye on beş yaşlarında bir delikanlı girdi: - Buyur Halit ağabey... Ne emrettin? Adam hemen Yakup'a döndü: - Çay, kahve, ne alırdınız? Küçük bey ya sen... gazoz içer misin? Tuncer hayretle bakıyordu adamın acele hareketlerine. Yutkundu. Babasına döndü. Yakup gülümseyerek başını okşadı: - Haydi bir gazoz iç bakalım... Ben de çay alayım... Emlakçı atıldı: - Hemen Tayfun, kap da gel çabucak... Sonra ellerini ovuşturarak masasına döndü. Küçücük bir dükkandı burası. Bir çalışma masası, karşısında da iki koltuk. Büyüklüğü de bu kadardı. Masanın üzerinde bir telefon ve bir sürü kağıt vardı. Adamın adının Halit olduğunu az önce çaycı çocuktan öğrenen Yakut yutkundu, sigarasının külünü koltuğun önündeki sehpada bulunan kül tablasına silkeledi: - Biz ev bakmıştık Halit bey... İzmir'e yeni geldik. Memleketi bırakıp göçtük buraya. Hayırlısı olsun kardeş. Memleket neresi? - Hekimhan.. Malatya, Hekimhan'ın köyünden. Güzel Hisar'dan. - Çoluk çocuk var tabii.. Bu delikanlı senin mi? Allah bağışlasın... Başını eğdi Yakup Anadolu insanının o vakur terbiyesiyle: - Ellerinden öperler beyim, bundan başka üç tane daha var. En büyük bu. Bu sırada çaylar ve gazoz gelmişti. Tuncer büyük bir keyifle bir yudum aldı şişeden. Köyde kırk yılda bir alırdı babası kahveden gazoz. Son zamanda onu da almaz olmuştu. - Tam size göre evlerim var elimde. Yer önemli mi? - Bizim Hüsamettin ağabeye yakın olsun isterim. Yabancıyız burada. Yardımcı olur bize. Aceleyle cebini yoklayıp adresin yazılı olduğu kağıt parçasını çıkartıp uzattı. Emlakçi dikkatle okudu. Kaşları çatılmıştı okurken. Onun bu halinden tedirgin oldu Yakup. Dudaklarını ıslattı diliyle telaşlı bir şekilde. Adam geri verdi kağıdı: - Buluruz hemşehrim, kolay. Fiyat uyar mı acep, onu konuşalım önce... - Ben bilmem beyim buranın fiyatını, sen diyeceksin, uyup uymaz mı ben sana söyleyeceğim. - O zaman sana diyeyim. Bin liradan daha aza ev bulamazsın burada... Az kalsın boğuluyordu Yakup. Gözleri fal taşı gibi açıldı: - Bin lira mı dedin. Aman beyim, satın almayacağım, kira... Adam yapmacık olduğu belli bir kahkaha attı. Arkasına dayandı kendinden emin bir şekilde. Gözlerini kısarak baktı. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT