BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ekonomi ve sosyal amaçlar

Ekonomi ve sosyal amaçlar

Hükümetin enflasyonla mücadele konusundaki kararlı tutumu bizi 23 sene gerilere götürdü. 1977 Ağustos ayı ikinci MC hükümetinin bakanlardan oluşan ekonomik kurulunun ilk toplantısı Planlama Müsteşarı olarak biz aynı zamanda kurulun da genel sekreteri idik.



Hükümetin enflasyonla mücadele konusundaki kararlı tutumu bizi 23 sene gerilere götürdü. 1977 Ağustos ayı ikinci MC hükümetinin bakanlardan oluşan ekonomik kurulunun ilk toplantısı Planlama Müsteşarı olarak biz aynı zamanda kurulun da genel sekreteri idik. Başbakan yardımcısı Sn. Erbakan'ın başkanlığında yapılan toplantıda ülkedeki enflasyonist baskının bir an evvel kaldırılması için bir istikrar programının gereğini önemle vurgulamış ve daha evvel hazırlamış olduğumuz tasarının bütün detaylarını da o gün kurula arzetmiştik. Toplantıda önerdiğimiz tedbirlerin alınmaması halinde ülkede daha büyük iktisadi zorlukların ortaya çıkacağını bildirmiş, bu programın yürütülmesi için de IMF ile derhal temasın kurulması gereği üzerinde durmuştuk. Bu izahatımızdan sonra kurul derhal IMF'nin memleketimize davet edilmesini ve istikrar programının nihai hale sokulmasını kararlaştırdı. Hakikaten o gün akşam Washington'daki heyetimiz vasıtasıyla IMF heyeti ülkeye çağrıldı. Kurulda, istikrar programının ağırlığını teşkil eden KİT zamları üzerindeki görüşmeler çok detaylı şekilde cereyan etti. Zam konusu olacak her madde üzerinde uzun uzun duruldu ve bunun "ne götürüp ne getireceği" tartışıldı, sonunda da üç alternatif halinde teklifler ortaya çıkarıldı. Ve uzun müzakerelerden sonra da bu alternatiflerden biri seçildi. Bütün bu tartışmaların esasını toplumun dar gelirli kesiminin mümkün olduğu kadar az sıkıntıda kalması hususu teşkil etti. Başka bir ifade ile tartışmaların nirengi noktasını sosyal bünyemizin yapısı oluşturdu. Bir aydan fazla süren toplantılardan sonra akaryakıt, kağıt, çimento gibi birçok temel maddelere 9 Eylül'de zam yapıldı. Kurulda üyeler, meşhur "üç beyaz prensibi"ni sık sık dile getirdiler, una, şekere ve pamukluya yapılacak zamların toplumun dargelirli kesimi için arzettiği önem üzerinde bilhassa durdular. Nitekim, bunlara zam yapılmaması kararlaştırıldı. Şimdiki çağdaşlaşma kavramına ters gibi görünen o günkü düşünce tarzı kanaatimizce kesinlikle doğru idi. Çünkü, gelir dağılımı bozuk olan ve bizim gibi gelişme yolunda bulunan ülkelerde sosyal amaçlar ihmal edildiği takdirde bunun oluşturacağı mahzurların önceden kestirilmesi mümkün değildi. Şimdi ise meselelere daha teorik bir gözle bakılmaktadır. Serbest ekonomi düzeninin gereği budur, denilerek aksine beyanlar yapılmasına rağmen, zaman zaman fiilen "sosyal endişelerden" uzak kalınmaktadır. Bu konuda 23 yıl evvelki ve şimdiki düşüncelerden hangisinin doğru olduğunu zaman gösterecektir. Bizim şahsen düşüncemiz, iki görüşün mantıklı bir sentezle telif edilerek orta bir yolun izlenmesidir. Unutmayalımki "İki kere iki dört eder" hesap işlemi sosyal konularda her zaman geçerli değildir. Ayrıca, çalışanların ve üreticilerin gelirlerinde sağlandığı sık sık ifade edilen iyileştirmelerin, kamuoyunda "kaşıkla verip kepçeyle geri almak" kanaatine dönüşmesinin, ilerde çeşitli bakımlardan büyük mahzurlar doğurabileceği de gözden kaçırılmamalıdır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT