BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Allah onlara selamet versin

Allah onlara selamet versin

“Hayır” başlıklı bir yazı yazmıştım geçenlerde. Bu yazı hem sizlerden hem de Sabah Gazetesinde çalışan bir meslektaşımdan ilgi gördü.



“Hayır” başlıklı bir yazı yazmıştım geçenlerde. Bu yazı hem sizlerden hem de Sabah Gazetesinde çalışan bir meslektaşımdan ilgi gördü. Yazıda özetle insanları reddetmekten korktuğum için kendi hak ve özgürlüklerimden vazgeçtiğimi vurguluyordum. Buradaki amacım oturup sadece kendi özel hayatımı malzeme yapmak değil, benim gibi hissedenlere tercüman olmak ve uyarmaktı. Bir süredir şiddetle farkındayım ki “hayır” diyememek büyük bir eksiklik. Bir kere insanoğluna yaranılmıyor. Siz karşınızdakini kırmamak için ciddi fedakârlıklar yapıyorsunuz, karşılığında çoğu zaman kuru bir teşekkür bile alamıyorsunuz. Haydi üç-beş kelimeyle gönlünüz alındı diyelim ama birkaç gün sonra bütün emekleriniz unutulup gidiyor. O zaman neye yaradı sizin özveriniz? Hayatta kendinizi sevmeniz şart. En çok kendinizi görüyorsunuz. En çok kendinizle alışverişiniz var. En büyük zarar da muhtemelen sizden geliyor. Çünkü insanın kendisine yaptığı kötülüğü hiçbir yabancı yapamıyor. Kararları siz verdiğinize göre sonuçlar da sizin eseriniz olmuş oluyor doğal olarak. Meslektaşım sayın Bülent Güral yazısını yazarken çok tarafsız davranmış. Olaya magazin açısından değil bilimsel açıdan yaklaşmış. Bu yüzden bazı uzmanların görüşlerine başvurmuş. İki değerli uzman da benimle aynı görüşü paylaştıklarını belirtmişler. “Hayır diyebilmek sağlıklıdır!” Tabii konunun ilgi çekici yanı benim hayır diyemediğim için evlilik yapmış olmam. Bu, biraz uç bir örnek. Ama müthiş bir gerçek! Bunun böyle olduğunu ben biliyorum, Allah biliyor. Geri kalanın ne bildiği ya da inanıp inanmadıkları ise hiç dert değil. Gazetecilik sağduyusuyla davranan Günal, konuyu muhataplara da sormuş. Bir tanesinden aldığı cevap, “Allah ona selamet versin” şeklinde. Bir kere Amin! Bu güzel bir dua. Tabii içindeki imayı anlamamak için aptal olmak lazım. Madem öyle, gelin durumu hep birlikte inceleyelim. Ortada sekiz yıl sürmüş, devam ettiği müddetçe herkesin özenerek baktığı bir evlilik var. Bu evlilikten dünyaya gelmiş bir çocuk ve onca anı, onca paylaşım var. Ortak dostlar, şahitler hâlâ hayattalar. Aradan geçen zaman bazı acı gerçekleri ortaya çıkartmış ve evlilik kurumunun bizlere verebileceği bir duygu kalmadığını fark edip yollarımızı ayırmışız. Buraya kadar her şey normal. Normal olmayan kısmı sonrasında başlıyor. Bırakın bir eski kocayı, bir babayı analiz edelim. Tam beş ay boyunca çocuğuna bir telefon bile etmeyen, sağ mı salim mi merak buyurmayan bir babadan bahsedelim. Nasıl bir insan kendi çocuğunun nasıl olduğunu öğrenmek istemez? Nasıl bir insanın yeni eşi “sizin çocuğunuz beni hiç ilgilendirmiyor” deyip telefonu kapatacak kadar duygusuz olabilir? Bunu yapabilen bir kadın ileride doğma ihtimali bulunan kendi çocukları için ne bekleyebilir bu baba adayından? Bu soru listesi uzayabilir. Bütün bu sevimsiz olaylar zincirinde kendi okurlarımla paylaştığım bir gerçek sonucunda hâlâ utanmayarak manidar bir cümle sarf edip geçiştirmek iş değil. İnsan oturur bir hayat muhasebesi yapar. Bu yaşa kadar ne yapmış, kime, ne faydası dokunmuş ve aldığı sonuç onu mutlu etmiş mi bunları sorar. Bu soruları ben her gün soruyorum kendime. Beğendiğim taraflarım kadar beğenmediğim yanlarım da var. Ama en azından ben bunları kabul edebilecek kadar cesur ve dürüstüm. Yaşanmış yıllara, onların getirdiği evlada ve anılarıma saygım var. Gördüğünüz gibi insanları kırmamak için hayır dememek olsa olsa vakit kaybı ve hayal kırıklığı demek. Teşekkürü ortada. Yazdıklarım sadece benim başıma gelmiyor. Binlerce parçalanmış aile var ülkemizde ve çocuğunu aramayan, ihtiyaçlarıyla ilgilenmeyen binlerce de baba yaşıyor. Tabii bu insanlara sadece teknik anlamda “baba” diyorum. Bayramda da her zaman olduğu gibi çocuğunun boynunu bükük bırakan bütün sözde babaları tebrik ediyorum! Allah onlara selamet versin!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT