BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SSK prim tahsilatı artıyor

SSK prim tahsilatı artıyor

Sosyal Sigortalar Kurumu'nun başlıca gelir kaynağı primlerdir. Ancak yıllardan beri prim tahakkuku ile tahsilatı arasında farklılıklar bulunmaktadır. Son günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan yapılan açıklamalarda 2000 yılı içinde kurumun prim tahsilat oranının yüzde 95'lere çıktığı belirtilmektedir.



Sosyal Sigortalar Kurumu'nun başlıca gelir kaynağı primlerdir. Ancak yıllardan beri prim tahakkuku ile tahsilatı arasında farklılıklar bulunmaktadır. Son günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan yapılan açıklamalarda 2000 yılı içinde kurumun prim tahsilat oranının yüzde 95'lere çıktığı belirtilmektedir. Oysa Kurum tarafından yayınlanan istatistik yıllıklarında 1994-1998 yılları arasında bu oranın ortalama yüzde 83 civarında olduğunu görüyoruz. Peki son iki yıl içindeki prim tahsilat oranı artışı nereden kaynaklanıyor? Denetimler hızlandırıldı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın göreve gelmesiyle birlikte SSK'da önemli değişiklikler gündeme geldi. Bu değişikliklerin bir kısmı kurum için olumsuzluklar oluşturmuştur. Bunların başında Kurumun Başkanı (önceden Genel Müdürü) çok sık değiştirildi. Son iki yıl içinde 5 Genel Müdür ve bir Başkan görev aldı. Bunların tamamı (üç aylık dönem hariç) vekaleten görev yaptılar. Bu SSK gibi büyük bir kurum için ciddi bir zaaf oluşturmuştur. Ancak bu süre içinde, bizzat Çalışma Bakanı'nın müdahaleleri ile denetimler hızlandırıldı. Sigorta müfettişlerinin düzenlediği raporlar hemen işleme konmaya başladı. Ayrıca sigorta müdürlüklerinde kontrol memurları göreve geldi. İcra teşkilatı hızlandırıldı. Sigorta müfettişleri ilk 10 aylık dönem içinde tahakkuk eden prim hariç 25 trilyon idari para cezası uygulamış, bunu hemen tahsiline başlanmıştır. Böylece prim ödemeden kaçma ve kayıt dışı istihdam için caydırıcılık sağlanmıştır. Şimdi Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan'ın sigorta denetmen kadrosunu artırarak sigorta müdürlüklerinde her an denetim yapacak sigorta denetmen kadrosu kurmaya çalıştığını görüyoruz. Primler artık kredi olarak kullanılmıyor Sigorta primlerine 1985 yılından itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Kanun öngördüğü gecikme zammı uygulanmaya başlanmıştır. Ancak yüksek enflasyon ve beraberinde çok yüksek faiz oranları karşısında işverenler prim ve vergi borcu ödemelerinde bir tercih yapmak durumunda kalmışlardır. Bankalardan alınan kredi faizleri prim ve vergi borcuna uygulanan gecikme zammından yüksek olduğu için bankadan kredi alma yerine sigorta primi vergi borçları ödenmemiş ve işletmelerin finansmanında kullanılmıştır. İşverenler için diğer unsurlar bir yana rasyonel bir davranıştır. Böylece hem finansman maliyetini düşürmekteler hem de bankaların uygulamış olduğu prosedürlerden kurtulmaktadırlar. Son yıllarda faiz oranlarının düşmesi sigorta primi ve vergileri kredi olarak kullanmanın maliyetini artırmıştır. Amme alacaklarına uygulanan faize göre yüksek gecikme zammı karşısında primlerin ve vergilerin ödenmesi yoluna gidilmiştir. İşte SSK'nın prim tahsilini artıran unsurlardan birisi faizlerin düşmesidir. Ancak 2000 yılının son iki ayında yükselen faizler eskiye dönüşü getirecektir. Zaten SSK verilerinden bu son iki aylık durumu göremiyoruz. Kurum kendi icra teşkilatını kurdu Kurumun prim ve diğer alacaklarının takibinde ise, önceleri İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanırken , 506 Sayılı Kanunun 80.Maddesinde 3917 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, Kurum alacaklarının tahsilinde 01.10.1994 tarihinden itibaren 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.Bu sayede icra işlemlerinin Kurum tarafından yerine getirilmesi olanaklı hale gelmiştir. Ödenmeyen primler gider yazılamıyor Bu kanun değişikliği ile işverenlerin kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarlarını gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazamayacakları hükmü altına alınmıştır. Ayrıca Kurumun prim alacakları nedeniyle, bazı kamu görevlileriyle, tüzel kişiliğe sahip işyerlerinin üst düzey yöneticilerinin, işverenle birlikte sorumlu tutulacağı belirtilmiştir. Örnek Yargıtay kararı Esas No: 2000/7314 Karar No : 2000/11276 Karar Tarihi: 12.09.2000 Karar Özeti : İşçinin işyerinde üretilen bazı malları işverenin bilgisi dışında işyeri dışına çıkarmaya çalışması ve takip eden günlerde işe devamsızlığı tutanaklar ve tanık beyanlarıyla kanıtlandığından, hizmet sözleşmesinin işveren tarafından haklı olarak feshedildiği kabul edilmelidir. "....davacı işçi hizmet sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur, davalı işveren ise davacının işyerinde üretilen bazı malları bedelini ödemediği halde, izinsiz olarak işyeri ışına çıkarmaya çalıştığını, durumun tutanak ile tespit edildiğini, takip eden günlerde ise işyerine gelmediğini, gerek bu olay ve gerekse sonraki devamsızlığı nedeniyle sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur. Yerel mahkeme davacının haksız nedenle çıkarıldığını hüküm altına almıştır. ....tutanakta imzası bulunan tanıklar dinlenmiş ve davacının işyerinde satın aldığı mallar yanında diğer ürünleri de çantasına koymuş olduğunu ve bu durumun işyeri çıkışında tespit edildiğini ayrıntılı olarak anlatmışlardır. Ayrıca takip eden günlerde işçinin işyerine gelmediği de tanık beyanı ve tutanaklar ile sabittir. Bu deliller karşısında davalı işveren tarafından davacı işçinin hizmet sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğinin kabul edilmesi gerekir. Davacı işçi bu durumlarda kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamaz...." FAX: 0 212 454 25 67 Sorular ve cevaplar M.S.-Verdiğiniz bilgilere göre toplam 18 yıl 5 ay 28 gün Bağ-kur hizmetiniz var. İlk sigorta başlangıcınız 2 Ocak 1976 ve 1994 yılından itibaren SSK'ya prim ödüyorsunuz. Öncelikle 4447 sayılı yasa ile yapılan sosyal güvenlik düzenlemelerinden etkilenmiyorsunuz. Yani yasanın yayınlandığı tarihte 23 yıldan fazla sigortalılık süreniz bulunduğu için önceki hükümler doğrultusunda emekli olacaksınız. 25 yıllık sigortalılık sürenizin tamamlanacağı 2 Ocak 2001 tarihinden itibaren emeklilik müracaatınızı yapabilirsiniz. Osman Özcan-Bakırköy:Verilerinize göre 4447 sayılı yasanın hükümleri doğrultusunda 48 yaşınızı ikmal edeceğiniz tarihte en az 5000 günlük prim ödemesiyle emekli olacaksınız. Yaklaşık olarak aynı tarihlerde 25 yıllık sigortalılık sürenizi de tamamlamış oluyorsunuz. Yani son yasa sizi bir açıdan etkilememiş oluyor. Hüseyin Çakır-Kuşadası: Son yasanın getirmiş olduğu hükümler doğrultusunda 50 yaşınızı ikmal edeceğiniz tarihte emekli olmaya hak kazanacaksınız. Verdiğiniz bilgilere göre prim ödeme gün sayınız emeklilik için yeterlidir. Ancak yaşınızın dolmasını beklemeniz gerekiyor. Yüksel Denizer-Manisa: Askerlik Borçlanması ile sigorta başlangıcınız 1978 yılının ocak ayına inmektedir. Aralıksız Bağ-Kur'a prim ödemeye devam ettiğiniz varsayıldığından yeni yasanın uygulamasına göre 45 yaşınızı tamamlayarak emekli olabilirsiniz. Ancak, ayrıca 25 tam yıl prim ödeme şartını da tamamlamanız gerekiyor. Yani Ocak 2003 tarihinde emekli müracaatı yapabilirsiniz. Dikkat ediniz hiç boşluğunuz olmaması gerekiyor. Mehmet Dinçer-Turgutlu:Eşinizin sicil numaralarını birleştirmek için önce nüfus müdürlüğünden "Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği" çıkartmalısınız. Soyadındaki farklılıklar kızlık soyadından ve evliliklerinden kaynaklanıyorsa nüfus kayıt örneği ile gerekli düzeltme yapılacaktır. Ayrıca işverenlerin bildirge doldururken yapmış oldukları yanlışlıklar var ise çalıştığı işyerlerinden düzeltme yazısı alarak bağlı olduğunuz sigorta müdürlüğüne başvurunuz. Gerekli düzeltmeler komisyon toplantısı ile yapılacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT