BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İçişleri Bakanımıza öfkelerimle!

İçişleri Bakanımıza öfkelerimle!

Sayın Bakan, Size bu açık mektubu büyük bir öfkeyle yazdığımı bilmelisiniz. Öfkem, dehşetli bir kültür terörü karşısında, sizin kayıtsız kalmanızdan kaynaklanıyor.



Sayın Bakan, Size bu açık mektubu büyük bir öfkeyle yazdığımı bilmelisiniz. Öfkem, dehşetli bir kültür terörü karşısında, sizin kayıtsız kalmanızdan kaynaklanıyor. Bildiğiniz ve hiç aldırmadığınız gibi, DSP’nin Eskişehir Belediye Başkanlığı, 25 Temmuz 2000 tarihinde, talihsiz bir kararla şehrin 3.700 sokak, cadde ve bulvarının isimlerini değiştirdi. Eskişehir sokaklarına, caddelerine yeni isimler aramakla vazifelendirilen kimseler, özellikle dört konu üzerinde hassasiyetle durarak işe koyuldular. 1- Türkçe olan sokak isimlerinin yerine, İngilizce, Fransızca, Yunanca, İtalyanca, Almanca, Rusça... kelimeler seçtiler. 2- Bu yeni kelimeleri ararken, milletimizin mukaddeslerine karşı, anlatılmaz bir öfkeyle hareket ettiler. 3- Bazı sokaklara yeni isimler bulurken, Türk Dil Kurumu Başkan Vekili Prof. Dr. Sayın Hamza Zülfikâr’ın ifadesiyle komik, müstehcen ve rencide edici kelimeler aradılar. 4- Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, fikir babalarını resmen hafife aldılar. Atatürk’ün kemiklerini sızlattılar. Atatürk: “Türk dilinin yabancı diller boyunduruğundan kurtarılmasını” istememiş miydi? DSP’li belediye başkanlığı, eskiden Kemal Paşa olan sokak ismini Topak diye değiştirdi. Fevzi Çakmak yerine: Apolet, Namık Kemal yerine: Kuaför, Ziya Gökalp yerine: Guguk, Mehmet Akif yerine Issız, Alparslan yerine: Sayan, Fatih yerine: Etol, Barbaros yerine; Rövanş, Attila yerine: Kalsiyum, Yunus Emre yerine: Dinemo, Sinan yerine: Bandaj, Cumhuriyet yerine: Senfoni... gibi çapsız, siviyesiz, saçma-sapan kelimeler bulup koydular. Bu amansız kültür terörü vatan coğrafyamızı da vurdu: Kinetik canisi Sakarya nehrimizi boğdu. Paraşüt yosması Tuna’mızı kuruttu. Balalayka zibidisiyse: Bir Stalin öfkesiyle: Porsuk üzerinde tepindi. Tilki kurnazı büyük bir rahatlıkla Fırat üzerine uzandı ve Güzelim Vatan kelimesi üzerine, ruhsuz, imansız, ahlaksız Arsız kelimesi bağdaş kurup oturdu. Ben inanıyorum ki, Eskişehir, Yunan halklarından biri olan İONİA’lılar tarafından işgal edilseydi ve o bölgeye, Haçapulos isimli bir sömürge valisi gönderilseydi, DSP’li Belediye yetkililerinin sanki Türkçeye kıran girmiş gibi seçip durduğu şu zibidi, şu meymenetsiz kelimelerle sokaklarımız çirkinleşmezdi Yeni sokak isimlerine bakınız sayın Tantan: Nikel - Kamarot - Pens - Riziko - Despot - Mansiyon - Manyeto - Römork - Emprime - Balo - Pelüt - Gondol - Aseton - Rölyef - Kamat - Propaganda - Karbon - Kont - Ordinat - Greyfurt - Gotik - Baryum - Klavye - Baron - Arsenik - Afili - Nektar - Poli - Amigo - Barok - Akrostiş - Bandaj - Perspektif - Çakal - Boynuz - Övüngün - Arsız - Atlama - Çaylak - Kıymık - Komik - Çiroz - Şalvar - Kuram - Piston - Urartu - Ararat - Hesim - Agora - Kokoreç - Kano - Pirit - Abanoz - Bitüm - Enzim - Konçerto - Alto - Katot - Kavaç - Bizon - Hokey - Doktrin - Lapina - Lapon - Papirus - Arduvaz - Dolimt - Plüton - Performans - İzotop - Bombay - Barit - Riray - Apaz - Altes - Kornet - Albatros - Antikor - Hipotenüs - Kriter - Mikado - Takep - Arabesk - Arnavut - Humus - Duka - Edilgen - Adrenalin... Nedir bunlar? Eskişehir sokaklarına, caddelerine bu isimler yakışır mı? Eskişehir ne zaman bir sömürge toprağı oldu? Nedir bu aşşşşağılık duygusu? Ben size bu ipsiz sapsız kelimelerden sadece yüz kadar örnek verdim. Lütfen inceleyin ve midenizi öğürtülerle boşaltacak üçbin müstevli kelimeyi de siz bulup okuyun. Terör bataklığı haline gelen hapishanelerimiz boşaltıldıktan sonra bir basın toplantısı yaptınız ve Adalet Bakanlığını kast ederek: “Bu bir devlet ayıbıdır!” dediniz. Doğru! O bir devlet ayıbıydı; peki Eskişehir sokakları, yeni isimleriyle neyin ve kimin ayıbıdır sayın Bakan? Sizi anlamak gerçekten mümkün değil! Çünkü siz, devletimize, milletimize, vatanımıza aşkla bağlı olan ve Şanlıurfa’ya büyük hizmetler veren Şahabettin Harput gibi çok değerli bir valimizi, gözünüzü kırpmadan makamından alıyorsunuz; beri yanda binlerce çirkin, komik, müstehcen ve rezil kelimeyle Eskişehirimizi adeta bir sömürge toprağı haline getiren DSP’li bir belediyenin kılına bile dokunamıyorsunuz. Bu ne biçim iştir sayın Bakan? Bu millet kendi vatanında, bir takım ayıpların altında ezilerek yaşamaya müstehak değildir. Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Doç. Dr. Nedim Ünal, Büyükşehir Belediye Başkanlığının hazin kararından iki gün sonra, İçişleri Bakanlığımıza resmen başvurdu. Ve bu yanlış uygulamanın önlenmesini istedi. Aradan tam beş ay geçmesine rağmen sizden hiçbir ses çıkmadı. Bütün kanlı terör hareketlerinin, kültür buhranlarından da kaynaklandığını neden dikkate almıyorsunuz? Eskişehir Belediyesi’nin bu korkunç, bu anlatılmaz dil katliamı terörü karşısında, milletimizi kolsuz kanatsız bırakamazsınız! En derin öfkelerimle arz ederim efendim.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT