BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vaktin nasıl geçtiğini anlamamışlardı...

Vaktin nasıl geçtiğini anlamamışlardı...

Emlakçının yazıhanesinden çıkar çıkmaz sanki bir cendereden kurtulmuş gibi rahat bir nefes aldı Yakup. Kendi kendine söylendi: - Hale bak! Bin lira. İnsan yahu, ayda bin lira eve verirsek ne yer ne içeriz. Baksana şu hale, burada ekmek parası kazanmak kolay değil gibi...



Emlakçının yazıhanesinden çıkar çıkmaz sanki bir cendereden kurtulmuş gibi rahat bir nefes aldı Yakup. Kendi kendine söylendi: - Hale bak! Bin lira. İnsan yahu, ayda bin lira eve verirsek ne yer ne içeriz. Baksana şu hale, burada ekmek parası kazanmak kolay değil gibi... Tuncer hayatından memnun görünüyordu babasının yanında. Hayatında ilk defa karşılaştığı şeylerin tadını çıkartmaya çalışıyor, etrafını son derece dikkatli gözlerle süzüyordu. - Biz hep Hüsamettin amcalarda mı oturacağız baba? - Olur mu yahu öyle şey? Elbet kendi evimiz olacak.. Elinden tuttu oğlunun: - Gel bakalım, bunun gibi başka ev kiralayan dükkanlar vardır elbet. Tek değil ya bu adam koca şehirde... Hele bir yürüyelim. İlerlemeye başlamışlardı. Bu yolculuk akşam saatlerine kadar sürmüştü. Tam sekiz tane emlakçı dükkanına girmişler, hemen hepsinden aynı cevabı almışlardı: - Aradığınız tek odalı bir yer bile olsa, en az kira dokuzyüz-bin liradır. Bir kuruş altına bulamazsınız.Topu topu on iki bin lira parası vardı cebinde. Bir senelik kira karşılığı yani. Bütün evler nereden baksan altı aylık peşin istiyordu. Bunun komisyoncuya parası, evin boyası ıvırı, zıvırı derken ellerinde kalanla ne kadar idare ederlerdi ki... Sıkıntıyla soludu. Sıcak iyice bastırmıştı. Böylesine kuru ve sıcak bir havaya alışık değillerdi. Erkenden bunaldılar. Daha İzmir'in öğlen sıcağını tanımıyorlardı çünkü. Yürümekten bitap bir hale düşünce bir kenara çömeldiler ikisi birlikte. Serin kuyudan Dedebaşı'na doğru ilerleyen caddedeydiler. Az ileride devlet hastahanesinin ağaçlıklı bahçesi görünüyordu. Yakup eliyle işaret etti: - Gel hele, bak, ağaç altı var şurada, az serinleriz. Karnın da acıkmıştır senin şimdi. Tuncer heyecanlandı. Her çocuk gibi oldum olası sokaktan bir şeyler yemek çok cazip geliyordu ona da. Bahçeye girdiler. Hemen giriş kapısının yan tarafındaki çay bahçesi gibi düzenlenmiş yerdeki masalardan birine oturdular. Burası nispeten serindi. Her taraf ağaçlıklıydı. Hasta sahipleri, sıra bekleyenler, hastahane personeli kum gibi dolanıyordu etrafta. Usulca eğildi oğlunun kulağına: - Sana kocaman bir sandviç alayım ha, ne dersin? Tuncer keyifle "olur" anlamında salladı başını aşağı yukarı. - Yanına da bir şişe gazoz! Diye ekledi Yakup keyifle. - Otur sen, ben gidip alayım. Peynirli, sucuklu, salamlı... Hepsinden olsun değil mi? Yine küçük kafa sallandı aşağı yukarı. Sonra da zekice parlayan gözler dolanmaya başladı çevresinde. Beyaz önlüklü doktorlar geçerken hastalar kendiliğinden oluşan görünmez bir saygıyla toparlanıyorlardı. Küçük çocuk bu ayrıcalığın hemen farkına varıp imrenerek baktı doktorlara. Bu sırada Yakup sandviçleri alıp gelmişti. - Baba, ben de doktor olayım büyünce... - Ol ya oğlum, ol da bir şeyler, ne olursan ol! Yoksa yaşamaya hakkın yok bu dünyada. Sandviç ve gazozlara verdiği para içine oturmuştu. Bir daha dışarıdan bir şey almamayı düşündü içinden. Karınları doyduktan sonra tekrar yola koyuldular. Kaybolmamak için yolları iyice bellemeye çalışıyorlardı. Bütün gün yürüyerek Karşıyaka'ya kadar gidip dolaştılar. Vaktin nasıl geçtiğini anlamamışlardı bile. Geri dönmek zamanı gelince yine aynı yollardan yürüyerek dönmeye niyetlendiler. Yaklaşık on beş kilometrelik yolu yürüyerek dönmek ikisini de perişan etmişti... Hüsamettin'lerin kapısını çaldıkları zaman Yakup'un tabaları zonkluyor, dizleri sanki kopacakmış gibi ağrıyordu. Tuncer ise yere düşmek üzereydi. Kapıyı açan Huriye ilk defa gördüğü bu insanlara yabani bir şekilde baktı. Hüsamettin'in sesi duyuldu içeriden: - Kız, kim geldi, ağabeyin mi yoksa Yakup amcanlar mı? DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109877
    % 0.19
  • 3.8589
    % -0.82
  • 4.5524
    % -0.67
  • 5.1623
    % -1.1
  • 156.204
    % -0.26
 
 
 
 
 
KAPAT