BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmparator!..

İmparator!..

İmparatorlar, imparatorluklar artık geçmişte, tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolup gittiler diye düşünüyorduk. Dünyamız artık bu kadar büyük ve ağır yükleri kaldıramayacak kadar ihtiyarladı, yaşlandı sanıyorduk.



İmparatorlar, imparatorluklar artık geçmişte, tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolup gittiler diye düşünüyorduk. Dünyamız artık bu kadar büyük ve ağır yükleri kaldıramayacak kadar ihtiyarladı, yaşlandı sanıyorduk. Benim son hatırladığım Habeş İmparatoru "Haile Selasie" idi. O da omuzlarından dizlerine kadar uzanan altın kordonları, çeşit çeşit mücevherle süslü üniforması içinde çelimsiz vücudu, seyrek sakalları ile insana "Haşmet"ten ziyade hayret ve biraz da merhamet telkin eden, kendisini seyredenleri ürkütmekten ziyade acındıran bir görüntü sergiliyordu. Orta Çağlar kalıntısı imparatorlar ve imparatorluklardan artık eser kalmadı. Müstemlekeci Büyük Devletlere gelince geçtiğimiz bin yılın sonuncu yüz yıllık bölümünde çıkan iki büyük dünya savaşının sonunda hazımsızlıktan olacak bu sömürü sanatını hiç olmazsa görünürde terk ettiler. İmparatorluklar dağıldı, ufalandı. Koskoca Dünya İmparatorsuz kaldı. Sınırsız mutlak, siyasi ve askeri hakimiyetlerin yerini ekonomik olanlar aldı. Sayıları hayret verici bir hızla arttı. Hemen her alanda büyük Ortaklıklar, Konsorsiyumlar, Holdingler kuruldu. İmparatorlar siyasetten ticarete kaydı. Büyük iş, sanayi, ticaret adamları kendi uğraş alanlarında giderek daha da güçlendiler, her biri ürettiği, sattığı malın ismi ile Kral ünvanını birleştirilerek anılır tanımlanır oldular. İçlerinde Orta Çağdakileri aratmayacak servet, etki ve hakimiyetleri ile İmparator ünvanı ile bile anılır oldular. Bu ünvan askeri ve siyasi alanlardan sivil ve avami yaşama da geçti. Spor ve sanat alanlarında daha kolay yaygınlaştı. Şöyle bir düşünseniz göreceksiniz şimdilerde özellikle kolektif bir spor dalı olan futbolda dünyanın hemen her yerinde ne krallar, hatta ne imparatorlar türedi futbolda gol atan "Gol Kralı" oluyor!.. Bizim Galatasaray'daki Hakan, Hagi gibi yıldız oyuncular, yahut Fatih Terim gibi oyun kurucuları buna bir örnektir. Futbol mevsimini yarıladık. Bu spor dalında -Allah nazardan saklasın- bir hayli yol aldık. Avrupa Birliği'ne hâlâ giremedik ama UEFA ve Şampiyonlar Liginde attığımız goller ile Avrupa filelerini bir güzel havalandırdık. Şampiyon olduk, kupaları aldık. 60 yıl önce bizim de mezun olduğumuz "Gül Baba" yadigarı okulumuzdaki müzeye istif ettik. Sonra da "Şimdi sıra artık Avrupa Birliği'ne girmeye geldi!.." dedik, işte bu yolda önümüze akıl almaz engeller sıralandı. Hiç kimseden istenmeyen ne varsa bizden istenilir oldu. Elimize bir "ev ödevi" verdiler, "Siz hele bu konularda bir çalışın çabalayın.. Biz şimdi başımıza bir Baş arayacağız!" dediler. En az 28 ülkeden oluşacak bir AB'ye baş olabilecek olsa olsa bir "İmparator" olabilir diye düşündük. Ortaklara bir yardım olsun diye düşündük taşındık, Orta çağlarda AB'nin hemen hemen bugünkü ülkelerinde hükümran olmuş olan Charlemagne'ı bulduk. Latince adı "Carlos-Magnus" Adam Ms. 742 yılında doğmuş, babası. Fransa kralı "kekeme Pepe" daha sağlığında mülkünü iki oğlu arasında taksim etmiş. İki kardeşten biri ölünce bugünkü AB mülkünün tamamı Charlemagne'a kalmış. Bugün özellikle Fransa ve Almanya'nın AB kısaltması altında yapmak istediklerinin tamamını yapmış. Papa Leon III. tarafından St. Pierre de merasimle "Batı İmparatoru" ilan edilmiş. İtalya'yı hükmü altına almış. Doğuya yönelmiş, İstanbul'da öksüz oğluna vasilik eden kraliçe ile evlenmek suretiyle Şarkî Roma'yı ele geçirmek istemiş Harun El Reşid'e hediyeler behiyeler ile elçiler göndermiş karşılığında koskocaman bir fil üzerinde mukaddes yerlerin altın anahtarlarını almış!..  Siyaset metafiziğinde değişmeyen iki Postulat-Kaide vardır. "E-Pluribus Unum ve "Unum E Pluribus" yani Bütünleşmek için çoğuldan tekil'e gideceksin!.. Tersini yapmak istiyorsan Tekilden çoğul'a gideceksin! yani bölüneceksin!. Şimdilerde bizden istedikleri sanırım, budur!..  Eskilerin Batı İmparatoru'nun hayatını okudum sonra da gerçekten içtenlikle katılmak istediğimiz AB'nin elimize tutuşturduğu ünlü Katılım Ortaklığı Belgesi'ni, özellikle operatif maddelerini iyice inceledim. Gerçekten irkildim!. Biz bu topraklarda Osmanlı'nın ahfadı ve mirasçıyız. Osmanlı bir aşiretten doğmuş, emaret olmuş, Emirül Mü'minin, Sultanlar Devleti ve nihayet İmparatorluk olmuş. Her avuç toprağından şüheda fışkıran bu vatanda renkli çakıl taşlarından bir mozaik tablo yapar gibi asırlar boyu bölünmez bir millet oluşturmuş!.. Bir dahi kahraman Atatürk çıkmış, bu perişan terekeden kurtarabildiğini kurtarmış, sonra da "Ne Mutlu Türküm Diyene!" demiş!.. Şimdilerde geçmişin gecikmelerini kapatacağız diye aceleye getirip oyuna gelmeyelim diye düşünüyorum!.. Charlemagne'ı bu çağrışımlarla yazdım. Onu Fransız edebiyatı derslerinden ünlü "Chansons de Gestes"den hayal meyal hatırlarım. Adam beş defa evlenmiş, ayrıca pek çok da sevgilisi varmış.. çoğundan çocukları olmuş herbirini Batı'nın bir yerlerine "Kral" diye atamış. "Tristan ve Yseult" arasındaki aşk efsanesi, pekçok şahesere konu olmuştur. Birincisi yeğeni ikincisi ise zevcesi idi. "Chansons de Rolland" gençlik yıllarımda en çok severek okuduğum bir eserdir. Çok daha sonraları bu kitabın resimlendirilmiş lüks bir baskısını kitaplığıma yerleştirdim. Bana öyle geliyor ki konuya belki daha geniş olarak bir daha avdet etmek gerekecek. Ama bu haftalık, sevgili okurlarımın bayramlarını kutlayabilecek yeni yıl için en iyi dileklerimi sunabilecek kadar bir yerimiz kaldı. Lütfen kabul buyurulsun efendim!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT