BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Japon malı tapon malı (mı?)

Japon malı tapon malı (mı?)

1980'li yılların ortalarında Jakarta'dan İstanbul'a kadar süren uzun uçak yolculuğunda, Japon bir işadamı ile yol arkadaşı olmuştum.



1980'li yılların ortalarında Jakarta'dan İstanbul'a kadar süren uzun uçak yolculuğunda, Japon bir işadamı ile yol arkadaşı olmuştum. Malum Japonlar kibar, ölçülü ve sakince bir millettir. Yol arkadaşım da aynen öyleydi. İngilizce ara kesitinden bilgi alışverişi yaptık arada bir. Ben ona Türkiye'den bahsettim, o da bana Japonya'dan. Uzun süren sohbetin bir yerinde "Japonya'nın başarısının sırrı nedir? Ama mümkünse bir cümleyle özetler misiniz?" deyiverdim. Arkadaşım tam 4 dakika süren uzun bir sessizlikten sonra tane tane konuştu "Şu anda 70 bin Japon havada uçuyor" Şimdi bir başka Japon. Onun ismini de biliyorum; Tatsio Onoyima. Almanya'da doktora yaparken beraber lisan kursuna katılmıştık Ama maalesef sonra bir trafik kazasında vefat etmiş olduğunu öğrendim. Ona niçin Almanya'ya geldiğini sormuştum ilk günlerde. "Üniversitedeki kürsü profesörüm bana bir batı dili öğrenmemi söyledi. Onun için geldim" dedi. "Peki niçin bir batı dili diye sormadın mı?" dedim. "Bizde sorulmaz" dedi çekik gözleri gülümseyerek. Bir Japon macerası daha. Yine Almanya'da bir Japon doktora öğrencisi arkadaşım, alfabe ve kültür farkı dolayısıyla batı kaynaklarından faydalanmanın zorlukları üzerine konuşurken "Bizde devlet tercüme büroları kurdu. Her mesleğin temel ve önemli kaynakları, bütün dillerden anında Japonca'ya çevrilir ve tüm üniversitelerin ve iş dünyasının istifadesine sunulur. Böylece tercüme tekniğinden ve kültür farklarından doğan problemler hafifletilmiş oluyor" demişti. Öğrenmeye fert ve toplum olarak bu kadar odaklanmış bir ülkenin başarısını dünyanın alkışlaması normal değil mi? Son yıllarda ülkemizde de geç de olsa özel sektör kaynaklı öğrenme faaliyetlerinin hız kazandığını görüyor ve seviniyoruz. Ama öğrenmek bugünden yarına değil, yıllara bağlı olarak meyve veriyor. Tıpkı Japonların "Japon malı, tapon malı" paradigmasını ısrarla öğrenerek elli yılda yıkmaları gibi. Bu hafta yazı pek de çekik gözlü oldu. Ama olsun "yiğidi öldür, hakkını ver" derler. Öğrenme arzunuz bol olsun. İyi haftalar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT