BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Latife yapmak, neşeli olmak

Latife yapmak, neşeli olmak

Asık yüzlü, somurtkan insanların pek sevilmediğini hepimiz biliriz. Güler yüzlü insanların sattığı sirkeyi alırız da, asık suratlı insanların sattığı balı almak istemeyiz.



Asık yüzlü, somurtkan insanların pek sevilmediğini hepimiz biliriz. Güler yüzlü insanların sattığı sirkeyi alırız da, asık suratlı insanların sattığı balı almak istemeyiz. Bu, insanların tabiatında var. Yoğun çalışmalar ve üzücü olaylar karşısında sıkılan insanın, neşeli olmaya ihtiyacı vardır. Bunun için ara sıra fıkra anlatmak, şakalaşmak iyi olur. Peygamber efendimizin de şakalaştığı, (Ben de şaka yaparım, fakat doğru konuşurum) buyurduğu hadis kitaplarında bildirilmektedir. Bir defasında, yaşlı bir kadına, (Cennete kocakarı girmez) buyurunca, kadıncağız üzülür. Bunun üzerine kadına, (Sen o zaman genç olursun) buyurur. Güler yüzlü, yumuşak ve cana yakın insanlarla konuşmak, tanışmak ve kaynaşmak kolaydır. Asık suratlı insanlar ile konuşmak, sıkıntıdır. İhtiyaç kadar konuşur, bir an önce ayrılmak isteriz. Çevremizde etrafına pozitif enerji yayan, gittiği yerlerde yaptığı latifelerle, esprilerle insanları neşelendiren, canlandıran kahramanlar vardır. Onları görünce daha hiçbir şey konuşmadan gülümseriz. Doç. Dr. Resul İzmirli bunlardan biridir. Edepli insanların da rahatlıkla okuyabileceği bir mizah dergisinden bahsetmek istiyorum. Ülkemizde mizahla uğraşanların, mizahî yayınlar yapanların pek ahlakî kaygıları olmadığını, bu tür yayınların ailelerde rahatlıkla okunamayacağını biliyoruz. İşte bu ortamda her ailede rahatlıkla okunabilecek bir mizah dergisi çıktı. İsmi Amele. Ben bu tür dergilerden uzak biriyim, ama çocuklar okuyup beğenince, kendim de alıp inceledim. Gerçekten çok hoş ve tam bize göre bir dergi. Kaliteli, seviyeli espriler yapan, insanı neşelendiren, keyiflendiren bir yayın bu. İhlas Magazin Grubu tarafından hazırlanan derginin dördüncü sayısı çıktı. Aylık olarak çıkan Amele'nin başyazısında şöyle yazıyor: "Biz her şeyin bir ölçüsü olduğuna inanıyoruz. Mizahın da bir ölçüsü, kalitesi olmalı. Biz küfür etmeyi, iğrençliği, muzırlığı mizah olarak görmeyenlerdeniz. Mizah, zekâ işidir ve mizah okuru zekîdir. Dolayısıyla onlara sunulacak esprilerin bahsedilen ölçüler çerçevesinde çok kaliteli olması gerekir. İşte biz bunu yapmaya çalışıyoruz". "Ailenizin Mizah Dergisi" sloganı ile piyasaya çıkan dergi, gereken ilgiyi görmüş ve çok beğenilmiş. Bu alandaki boşluğu dolduran dergi, mizah dünyasına da yepyeni bir anlayış getiriyor. Muzır espriler yapmadan da, mizah yapılabilir. Bu dergi işte bunun ispatıdır. Bizim kesimde mizah sanatı ile uğraşmanın ne kadar zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Yukarıda bahsedilen ölçüleri göz önüne alınca, bu dergi tek kolla dövüşen savaşçı gibi kalıyor. Çünkü, diğer mizah dergilerinin böyle kaygıları olmadığı için, her şeyi rahatlıkla malzeme olarak kullanabiliyorlar. Buna rağmen Amele, bu piyasada çıkan on altı tane yayın arasında dördüncü sıradadır. Bu da iyi bir başarıdır. "Neşeli olmak, latife yapmak istiyorum ama beceremiyorum" diyenler, Amele okumalıdır. Amele yazarlarından Burçin Aydoğdu'dan buraya kısa bir iktibas yapıyorum: - CinCell Şebeke Arıza. Buyrun - Siz beni niye arıyorsunuz? - Biz sizi ne zaman aramışız beyfendi? - Her telefonu açışımda arıyorsunuz beni ama ses vermiyorsunuz sonra? - Yok öyle bir şey beyfendi. Telefonun üstünde ne yazıyor? - "Şebeke Arıyor" diyor. Siz beni aramıyor musunuz?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT