BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz ve şu ân

Biz ve şu ân

BİZİM insanımız fevkalâde becerikli, zekî ve olabildiğince fedakârdır. Bu üç özelliği; düğünde dernekte, cenaze evlerindeki konu komşu dayanışmasında, 25 yıllık baş belâmız enflasyon karşısında, bıkıp usanmasız akraba yardımlaşmalarıyle görmekteyiz.



BİZİM insanımız fevkalâde becerikli, zekî ve olabildiğince fedakârdır. Bu üç özelliği; düğünde dernekte, cenaze evlerindeki konu komşu dayanışmasında, 25 yıllık baş belâmız enflasyon karşısında, bıkıp usanmasız akraba yardımlaşmalarıyle görmekteyiz. Ne var ki, 18 ve 19'uncu yüzyılların, hatta 20'nci asırdaki fâciaların, bizim insanımız üzerindeki tesiri hâlâ devam ediyor. Kurtulmalıyız. * * * Ard arda gelen savaşlar, bozgunlar ve yokluklar, en az yedi neslin şuurunu, zevklerini, hasretlerini derinden zedelemiştir. Bunlara ilâveten sıkça yaşanan depremler, on yıllarca süren veba, kolera, tifüs salgınları... Sıtma ile veremin kökler kazıyan, gepegenç beyinleri alıp götüren merhametsiz hışmı, güzeli görme ve anlama hasletimizi alıp götürmüştür. Bütün gayretini doymaya, örtünmeye, yaşamaya, fâcialara karşı tetik durmaya hasreden hiçbir toplum estetik duygulara elbette vakit ayıramazdı. Görgüye, bilgilenmeye, hele diğer kültürlere yarışmaya kat'iyyen fırsatı olmayan insanımızı eleştirirken, ithamlı hükümlere yer yok. * * * İki yüzyıl yarı aç yaşayan kim? İki yüzyıl durmadan savaşan ve ölen kim? İki topak şekere, bir tas çorbaya, bir yudum temiz suya hasret kalan; yolsuz, ışıksız, parasız, bitik bir millet, 21'inci asra gene de "Varım!" diye girebiliyorsa, sebep, demin sözünü ettiğim üç muhteşem özelliğimizdir. Beceriklilik, zekâ, fedakârlık. * * * Okumuyor diye bu halka kızamaz, Giyinemiyor diye öfkelenemez, Estetiğe uzak diyerek onu küçümseyemezsiniz. * * * Geçtiğimiz yaz, 20'li yaşlarda üniversiteli bir Anadolu çocuğunu, İstanbul'u ve Boğaz'ı olanca haşmetiyle sergileyen Hisarüstü, Duatepe'deki çay bahçesine götürdüm. Akıllara durgunluk veren inanılmaz güzelliği tanısın istedim. Delikanlı oralı bile olmadı. Çayını yalap şalap içerken, sırtını dünyanın en mıknatıslı manzarasına dönüverdi. Büyük öfkelendim ama sustum. "Ben neredeyim, bu çocuk nerede?" hesapları yaptım. Her hüznümde ve sevincimde görmek, huzur bulmak, mutlu olmak için koştuğum, şiir ve mûsıkî yüklü bu manzara, Anadolu gencine hiçbir şey demiyordu. Sonraları uzun düşündüm. Bu çocukta ve onun akranlarında bile önceki 200 yılın törpü törpü tesirleri vardı. * * * Artık silkinmeliyiz. Sadece beceriklilik, zekâ ve fedakârlık yetmiyor. Güzel sanatlara, pitoreske, kibar yaşamaya adımlar atılmalı. 21'inci Asır bu yeni insanı bağırlara basacak, yalnız onları kabullenip ödüllendirecek. ........... NOT: İşte bugün 21'inci Yüzyıl'a adım atıldı ve yeni bir dönem başladı. İnsanlığa hayırlı olsun.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT