BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD'de baba-oğul cumhurbaşkanları

ABD'de baba-oğul cumhurbaşkanları

Texas Valisi G. Bush'un ABD Cumhurbaşkanlığına uzun ve hukuki bir mücadeleden sonra seçilmesi ABD tarihinde ikinci kez bir baba-oğulun Cumhurbaşkanı seçilmelerine imkân vermiştir.



Texas Valisi G. Bush'un ABD Cumhurbaşkanlığına uzun ve hukuki bir mücadeleden sonra seçilmesi ABD tarihinde ikinci kez bir baba-oğulun Cumhurbaşkanı seçilmelerine imkân vermiştir. ABD siyasi tarihinde ikinci cumhurbaşkanı ve ilk başkan yardımcısı John Adams ile altıncı cumhurbaşkanı John Quincy Adams baba oğuldurlar. John Adams Amerikan bağımsızlık hareketine destek vermişti, federe devletlerin anayasalarının içeriği üzerinde etkili olmuştu. Bağımsızlık savaşında ve savaştan hemen sonra önemli diplomatik görevlerde bulundu. İngiltere'ye başkaldıran 13 koloninin ilk yasama meclisini oluşturan Birinci ve İkinci kıta kongrelerine (1774-77) Massachusetts temsilcisi olarak katıldı. 1795'te ABD'nin İngiliz sarayına yolladığı ilk büyük elçi olarak ailesiyle İngiltere'ye gitti. 1789 seçiminde Georges Washington'un aldığı 69 oya karşılık ikinci en yüksek oy olan 34 oy alarak başkan yardımcısı oldu. 1796'da az farkla başkan seçildi gittikçe az seviliyordu. 1880 seçimlerini kaybetti. Süresini 1801'de tamamlayarak Quincy'ye çekildi 4 Temmuz bağımsızlık günü 1826'da öldü. John Quincy Adams başkan Adams'ın en büyük oğlu idi. ABD'nin altıncı Cumhurbaşkanı oldu. (1825-29) Başkan olmadan önce ABD'nin en başarılı diplomatlarından biri idi, başkanlıktan ayrıldıktan sonra ise etkin bir Kongre üyesiydi. (1831-58) Başkan Monroe'nin kurduğu Moşroe Doktrinini uyguladı. Buna göre Amerika, Avrupa'nın işlerine karışmamalı, Avrupa da Amerika'nın işlerine karışmamalı idi. İspanya'nın Güney Amerika'da bağımsızlığa kavuşan eski kolonilerini tekrar ele geçirmek üzere hazırlandığı haberi üzerine bunu açıklamıştı. J. Quincy köleliğin yaygınlaşmasına karşı Kongrede tutarlı ve zaman zaman dramatik mücadele sürdürmüştü. 1767'de doğan Quincy Amerikan devriminin içinde yetişmişti. 1778 ve 1780'de babasıyla Avrupa'ya gitti, 1770-79'da Paris ve 1780'de Hollanda'da Leiden Üniversitesi'nde öğretim gördü. Fransızca'yı küçük yaşta kusursuz öğrendi. 1781'de henüz 14 yaşında iken ABD'nin Rusya elçisine sekreter ve çevirmen oldu. 1787'de Harvard College'den mezun oldu. 1790'da Boston barosuna kabul edildi. 1794'te Hollanda'ya elçi olarak atandı. 1803-08 arasında ABD Senato üyesi oldu sonra gene elçi olarak İngiltere ve Rusya'da görev yaptı. 1817'de ABD'ye döndü ve başkan Monroe'nun kabinesinde Dışişleri Bakanı oldu, bu görevde iken Florida'nın ABD tarafından alınmasını sağladı ve böylece ABD'nin Atlas Okyanusundan Büyük Okyanusa kadar uzanmasında en önemli rolü oynadı. Monroe doktrini 1823'te başkan Monroe tarafından yürürlüğe konulmuştu, bu doktrin aslında herkesten çok Quincy'nin ürünüdür. 1824'te Andrew Jackson'a karşı başkanlık seçimini kazandı, barış ve ekonomik refahı sağladı fakat Jackson amansız muhalefet ediyordu, nitekim 1829'da Jackson başkan seçildi. Quincy 1831'den ölümüne 23 Şubat 1848'e kadar Temsilciler Meclisindeki yerini korudu, köleliğin yaygınlaşmasına karşı mücadele verdi. 21 Şubatta "en haksız savaş" olarak nitelendirdiği Meksika savaşını kazanan Amerikan komutanlara Kongrenin onurlandırmasını ve birer kılıç hediye etmesini protesto ettiği sırada Temsilciler Meclisinde bir beyin kanaması geçirdi ve 2 gün sonra Capitol binasında öldü. Oğul başarıda babasını geçmişti. ABD'nin 41'inci Başkanı olan George Herbert Walker Bush 1981-89 arası başkan yardımcısı ve 1989-93 arası 41'inci ABD Başkanı olmuştur. Babası Connecticut senatörü banker Brescott Bush idi. 1924 doğumludur. İkinci Dünya Savaşında (1942-44) Büyük Okyanus'taki uçak gemilerinde torpido bombardıman pilotu olarak görev yaptı, üstün uçuş nişanını kazandı. Askerden dönünce Yale Üniversitesine girdi. 1948'de mezun oldu, babasının şirketinde görev almadı. Texas'a taşınarak petrol aramaya başladı bir çok petrol şirketinin kurucu ortağı oldu. 1959'da Cumhuriyetçi partide önemli görev aldıysa da 1964 Senato seçimlerinde başarısız oldu. 1966'da Cumhuriyet Partisinden Temsilciler meclisine girdi. 1970'de bu sandalyeyi bırakarak Senato seçimlerine aday oldu gene başarısız oldu. Başkan Richard Nixon onu ABD'nin BM'ler B. elçiliğine atadı (1971-72), uzun süre Nixon'u destekledi fakat Watergate rezaletinden sonra onu Ağustos 1974'te istifaya çağırda. O sırada ABD'de idim, başkanNixon'un televizyonlara ağlayarak nasıl istifa ettiğini gördümdü. Bush 1980'de Ronald W. Reagan'ı destekledi ve başkan yardımcısı ile Senato başkanı oldu. 1984'de Reagan tekrar seçilince güvenini kazanmış olan Bush'u yine yardımcı yaptı. Bu bakımdan 1988'de başkanlık seçimlerinde neredeyse rakipsiz Cumhuriyet Partisinin başkan adayı oldu. Demokrat Parti adayı Michael Dukakis karşısında oyların yüzde 54'ünü alarak başkan oldu. 1989'da ABD'de uyuşturucu kaçakçılığı ile suçlanan Panama Başkanı General Antonio Noriga'yı devirmek ve tutuklamak için ABD kuvvetlerinin bu ülkeyi işgallerini emretti. Irak, 1990 Ağustosunda Kuveyt'i işgal edince BM'den ülkelerin büyük çoğunluğunun kabul ettiği Irak'ı çekilmeye zorlayan bir ambargo kararı çıkarttı. Basra körfezindeki Amerika askerlerinin sayısını bir kaç ay içinde 500.000'e yükseltti ve Irak'ın Kuveyt'ten çekilmemesi üzerine 16-17 Ocak 1991gecesi hava saldırısı ile savaş başladı. Şubat ayı sonunda Irak orduları teslim oldu, "Çöl Fırtınası" olarak adlandırılan savaş bitti, Kuveyt bağımsızlığa kavuştu. Dış politikada başarılı olan Bush iç politikada başarılı olamadı 1992 seçimlerinde Demokrat Parti adayı Bill Clinton'a yenildi. Şimdi oğul Bush'un neler yapacağını göreceğiz, yalnız önemli olan şudur ki ABD halkı kuvvetli iktidar istememektedir. Oğul Bush'un dış tecrübesi azdır, sadece üç kez ABD dışına çıkmıştır. Fakat ABD'yi aslında Başkanlar değil uzmanlar yönetmektedir. Oğul Bush'a ABD'ye, Türkiye ve dünya için hayırlı bir yönetim dileriz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT