BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB samimi değil

AB samimi değil

Avrupa'nın her iştediğini yerine getirse bile Türkiye’yi AB’ye almamak için yine çeşitli bahaneler bulacaklardır.



AB Komisyonu'nun Brüksel merkezinde akredite olan Arap gazeteci Al Yahiaoui, müslüman bir ülke olan Türkiye'nin AB ile ilişkilerini de yakından izlemek ve haber yapmakla görevli Abdel-Hamid Al Yahiaoui: "Türkiye yöneticileri ve Türk halkı Avrupa Birliği'ne üye olmak istiyor ve bu konuda samimiler. Ancak Avrupalılar adeta dalga geçiyorlar ve kendi ekonomik ve ticari menfaatlerini de koruyabilmek için Türkiye'yi dışlamadan ama tamamen de içeri almadan dışarıda tutacak formüller geliştiriyorlar. Sade adaylık sözüyle oyalıyorlar. Türkiye Avrupa'nın her iştediğini yapsa bile yine almamak için bir bahane bulacaklar" Arap gazeteci Osmanlı sendromunu atlatamadıklarını söylediği Avrupalılar için şöyle konuşuyor: "Türkiye'yi Avrupalı görmüyorlar. Kendi kamu oylarına aslında Türkiye'nin ve Türkün imajını düzeltecek yönde çalışmalar yapabilirler yapmıyorlar. Türkiye'nin bölgesinde büyük güç olma yolunda bulunması da korkutuyor. Türkiye'yi marjinalize etmek için her yola başvuruyorlar. Amaçları Türkiye'yi zayıf tutmak. Yoksa AB'ye hiçbir zaman üye olarak almaya niyetleri yok. Türkiye'ye sürekli olarak yeni yeni şartlar sürmeleri de bundan kaynaklanıyor. Oysa kendi dinlerinden ve ırklarından olan ülkelere ve adaylara para musluklarını açık tutuyorlar onlar için her türlü fedakarlıkta bulunuyorlar" Çeşitli Arap ülkelerinin önemli radyo, televizyon ve gazetelerinin Brüksel'deki temsilcisi olan uzman gazeteci "AB Türkiye'yi soğuk savaş döneminde Rusya ile tampon bölge olarak tuttu. Şimdi de aynı olayı Arap ülkeleri ve Asya devletleri için yapmaya kalkışıyor. Oysa Türkiye üye olunda hem Asya hem de Ortadoğu ile komşu olacak olan AB, bu çalkantılı bölgeye sınırlarını uzatarak riziko altına girmek istemiyor." "Üyelik anahtarı Türkiye'nin elinde" Alman Parlamentosu Bundestag'daki muhalefet partilerini oluşturan hristiyan birliğin Avrupa Grubu başkanı Peter Hintze, Türkiye'ye sürülen şartlarda ayrımcılık yapılmadığını ve Ankara'ya farklı davranılmadığını öne sürdü. Brüksel'deki bir konferansta konuştuğumuz hintze, katılım ortaklığı belgesini de savundu ve Türkiye somut adım atmak zorunda" dedi. AB yaklaşımını öven cdu/csu milletvekiline göre şimdi top Türkiye'nin sahasında ve üye olmak istiyorsa Avrupa kapısını açacak anahtarı elinde tutmak zorunda, diğer bin anlamda Avrupa'nın istediklerini yapmak mecburiyetinde. Azınlıklar konusunda sadece Türkiye için ısrarlı olmadıklarını söyleyen Alman parlamenter örnek olarak da Çek Cumhuriyeti ile Slovakya arasındaki sorunları hatırlattı ve bu sorunlar çözülmeden iki ülke ile de tam üyelik müzakerelerine oturulmadığını söyledi. Alman milletvekilinin hep Türkiye'nin yükümlülük ve sorumluluklarından söz ederken, AB'nin mali yardımlar olmak üzere üzerine düşen vecibeleri yerine getirmesi zorunluluğuna değinmekten sürekli kaçınması da dikkatleri çekti. İşadamlarımız da 2001’den umutlu Eşref Ünsal başkanlığındaki ATİAD heyeti Brüksel'deki AB kurumlarına yaptıkları ziyareti gazetemize değerlendirdi. Edindikleri izlenimleri anlatan Eşref Ünsal ve diğer iş adamlarına göre en büyük sorun Türkiye'nin kendisini yeterince anlatamaması ve tanıtamamasından kaynaklanıyor. Bu yüzden yılda iki kez geldikleri Brüksel'e daha sık geleceklerini ve Alman vatandaşı olarak özellikle Avrupa Parlamentosu'nda ve Avrupa Komisyonu'nda görev yapan Alman milletvekilleri ile Gunter Verheugen'ü ziyaret ederek talep ve isteklerini ileteceklerini söylediler. Türk iş adamları şöyle konuştular: "Biz kendimizi anlatamazsak karşımızdakinden bizleri anlamasını bekleyemeyiz. Türkiye siyasetiyle, ekonomisiyle Ankara- İstanbul arasına sıkışmış kalmış dünya ülkesi olmak istiyorsak yola çıkıp kendimizi Avrupa'da Amerika'da ve dünyanın dört bir köşesinde tanıtmak zorundayız. İçine kapanık olarak yaşamak kendimize ve ekonomimize büyük darbe vuruyor. Kapalı toplum kabuğunu kırıp dünyanın zenginliklerinden yeterince yararlanmaya çalışmamız lazım. Karar alınan merkez de artık Brüksel . Siyasetçisiyle, sivil toplum temsilcisiyle Brüksel'e daha sık gelerek temsilcilikler açmak zorundayız çünki diğer ülkeler burada adeta kök salmışlar" Üyeliği çoktan hakettik Bürokrasiden de şikayetçi olan Avrupalı Türk işadamları Türk bürokratlarının da dünya koşullarına ayak uydurmak zorunda olduklarına dikkat çektiler. Kapılarda sürüklenmekten bıktıklarını anlatan iş adamları tek çıkar yol olarak AB ile siyasi entegrasyon olduğuna dikkat çektilerek şöyle konuştular "Türk üyeliği kimsenin lütfuna kalmış değildir Türkiye konumuyla, tarihiyle, coğrafyasıyla ve uluslararası anlaşmalarla üyeliği çoktan hakketmiştir, herkesin bunu bilmesi ve hakkımızı söke söke almak için seferberlik ilan etmemiz gerekiyor" Kemal Şahin, AB'nin mali yardımları Türkiye için serbest bırakmaya kararlı olduğunu söyleyerek, yardımlar konusunda şikayet edenlerin Avrupalılar olduğuna dikkat çekti. Şahin, "konuştuğumuz insanlar Türkiye bize proje üretmiyor getirmiyor oysa pastadan pay alabilir" dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT