BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Toprak kokusu

Toprak kokusu

Mezarlıklar benim için başka bir dünyaya açılış demek, hayatın öteki penceresinden genişliklerin sırrını yakalamak. Yaşama kâbusundan sıyrılıp sessizliğe kanatlanış bir bakıma... Orada hemen deri değiştirir gibi size yük olan ve sizi mutsuz kılan şeyleri bırakıyorsunuz. Hafifliyorsunuz...



Mezarlıklar benim için başka bir dünyaya açılış demek, hayatın öteki penceresinden genişliklerin sırrını yakalamak. Yaşama kâbusundan sıyrılıp sessizliğe kanatlanış bir bakıma... Orada hemen deri değiştirir gibi size yük olan ve sizi mutsuz kılan şeyleri bırakıyorsunuz. Hafifliyorsunuz... Tuhaftır, yaşama gücünü yeniden bulmam için hayatın bittiği noktaya dalmam gerekiyor galiba. Ya da ben ben değilken bu ziyaretlerden sonra ben oluyorum. Kendime dönüyorum. Başkalaşım geçiriyorum ruhça... İçimde birşeyler arınıyor. Yeşilde yıkanıyor yüreğim... Sevdiklerimle buluşmuş gibi onlara dokunmuşçasına mutlu, sevinçten esrik biri oluyorum. Kabir ziyaretlerini gereksiz görenler olabilir... Boşken, içim tamtakır öterken nedense ben orada doluyorum. Dolu bir testi oluyorum suyu tükenmeyen. Sevdiklerimi göremesem de toprağın altında çoktan çürüyüp gittiklerini bilsem de bütün olumsuzluklarımı çıkmazdaki düşüncelerimi, hırslarımı mezarlık kapısının dışında bırakıyorum. Az şey mi bu? Orada ne var bilemiyorum. Sanırım onları düşünürken, onların hafifleyen ruhlarından ve dünya ıstırabını burada bırakmış olmalarından bir pay çıkarıyor insan kendine. Bu hafifleyişle yakanızdan tutmuş bir dünya vesvesesinden, tutkuların azabından kurtuluyorsunuz... Kurtuluyor ve umuda dönüyorsunuz. Bağışlanma umuduna elbette... Bakın Yunus kalp gözüyle, kara toprağın altında yatanları nasıl görüyor: Yaylalar yaylamaz olmuş kışlalar kışlamaz olmuş Bar tutmuş (paslanmış) söylemez olmuş ağızda dilleri gördüm Soğulmuş ol kara gözler, belirsiz olmuş ay yüzler Kara toprağın altında gül derer elleri gördüm Kimisi boynunu eğmiş tenini toprağa salmış Anasına küsüp gitmiş boynun buranları gördüm Kimi huzur içinde, kimi sıkıntıda azapta, kimisi inliyor, kimisi ah ediyor, gamda olan var, şadıman olan var... Böyle görüyor, böyle hayalliyor Yunus. Kaygılanıyor onlar için elbette kendisi için de... Ölenlerimizin toprağa karışması, herşeyin sonu değil. Toprak yaşıyor, yaşamasını sürdürüyor. Ölenler yaşamağa, birşeylerin yaşamasına katkıda bulunuyor... Bir bakıyorsunuz bir çiğdem yükselivermiş içinden. Bir bakıyorsunuz bir hercai menekşe gülümsüyor mor gözleriyle. Görmediklerinizi görüyorsunuz bir de... Ardıç kuşlarının telâşını, kargaların taşıdıkları cevizleri, selvi mazı tohumlarını, orada bizden habersiz yaşama kavgasının küçük bize önemsiz gibi görünen izlerini... Sonra da "hayır!" diyorsunuz. Hayır ölüm bitiş değil, sadece yeni bir başlangıçtır...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108863
    % 0.87
  • 3.8325
    % -0.07
  • 4.5215
    % 0.36
  • 5.1281
    % -0.17
  • 154.197
    % 0.09
 
 
 
 
 
KAPAT