BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Günlerin değerini bilmeliyiz

Günlerin değerini bilmeliyiz

Kutsal Ramazan Bayramı’nı ve asırlık yılbaşını, hep birlikte “huzur” içinde idrak ettiğimizden ötürü, şükretmemiz gerekiyor.



Kutsal Ramazan Bayramı’nı ve asırlık yılbaşını, hep birlikte “huzur” içinde idrak ettiğimizden ötürü, şükretmemiz gerekiyor. Önümüzde şimdi, koskoca bir yıl ve müstesna günlerimiz var. Geçirdiğimiz ve yaşayacağımız günlerin kıymetini bilmeliyiz, her anını “refah” ve “mutluluk” için değerlendirmeliyiz. Dikkat edilirse, bayram boyu, politik hayat çok sakin geçti. Yani parti yöneticileri birbirlerini itham etmedi, “galiz” kelimeler kullanılmadı. Sanki her şey “normal” gidiyormuş gibi monoton günler geçirildi. Eğer trafik kazalarını da dikkate almazsak, ülkemizde “huzur” ve “sükûn” içinde bir bayram yaşandı denilebilir. Keşke, bütün günlerimiz böyle “âsude” geçmiş olsaydı. İster istemez, bunu insan arzuluyor. Geçtiğimiz bayramda da belirtmiştik: “Barış, birlik ve beraberliğin sembolü olan bayramların bu üstün vasfından yararlanmamız lazım. Barışmak için, bayram gerçekten de müstesna bir vesile..” Aynı inancı, aynı ülküyü paylaşan bizler, acaba niçin tam bir “birlik” ve “beraberlik” içinde değiliz. Yeni bir yüzyıla giren bir dünyada, neden hâlâ ufacık meseleleri büyütüp büyütüp kendimize “sorun” yapıyoruz? Hiç olmazsa, bayramların kutsallığı ve coşkusu, benliğimizi sarsın, hoşgörü sınırlarımızı genişletsin. Bu aziz vatanımızın üstünde daima ezanlar gürlesin, daima şanlı bayrağımız dalgalansın. Birlik ve beraberlik içinde, nereden gelirse gelsin, bütün tehlikelere göğüs germenin bilincine varalım. Ülkemizin içinde bulunduğu politik ve ekonomik durum, “birlik” ve “beraberlik” içinde olmamızı vazgeçilmez bir şart haline getiriyor. Kısır bir politik çekişme içinde bulunan Türkiye’nin her bakımdan istikrar ve huzura o kadar ihtiyacı var ki!.. Unutulmamalıdır ki, ne zaman vatanımız üzerinde, zayıflık belirtileri baş gösterirse, dört yanımızdaki düşmanların kıpırtısı da başlıyor ve bir “tehdit” halini alıyor. Türkiye’de çok acıların, çok ıstırapların ve çok karmaşaların yaşandığını kabul etmekle beraber, bu trajik tablolardan kurtulmanın yollarının da aranması gerektiğine inanıyoruz. Aslında Türkiye hem büyümekte hem de kabına sığamamakta. Belki de çekilen bütün acılar ve ıstıraplar bundan kaynaklanmakta. Ne var ki, “büyüme” uğruna bunca trajik durumlara düşülmemeli. Türkiye’nin önünde çok yollar bulunmakta. Kimi “ince ve uzun”, kimi “çetrefilli” kimi “kargaşalı” kimi de “uzlaşmalı...” Türkiye, bu yollardan uzlaşmalısını seçmek mecburiyetinde... Büyük bir uzlaşma içinde demokrasiye uzanan yolu seçebilmek için, fedâkarlıklara, özverilere, tavizlere ve hoşgörüye ihtiyacımız var. Fırtınadan önceki sessizliğin sürdüğü şu günlerde, herkes, her kurum ve kuruluş sorumluluğun bilinci içinde, demokrasiye sarılmak faziletini göstermek sınavıyla karşı karşıya bırakılmış durumda. Şimdi, yediden yetmişe, üstümüze düşen sorumluluğun bilinci içinde, demokrasi yolunu seçtiğimizi bir kez daha haykırmamız ve bunu korumak için birlik ve beraberlik içinde olmamız lazım.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT