BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kendimizle ilişkilerimiz

Kendimizle ilişkilerimiz

Bu sene yılbaşı faslı ne kadar tuhaf geçti. Sanki eskiden daha renkli, daha heyecanlı olurdu. Belki de çocukluktan kaynaklanırdı o ölçüsüz beklentiler.



Bu sene yılbaşı faslı ne kadar tuhaf geçti. Sanki eskiden daha renkli, daha heyecanlı olurdu. Belki de çocukluktan kaynaklanırdı o ölçüsüz beklentiler. Sanki yeni yılın gelmesi, bacadan Noel Babanın bırakacağı hediyeler ve yıldızlanmış geceler bir bütündü. 1001 Gece Masalları gibi bir etkisi olurdu insanların üzerinde. Günler öncesinden başlayan hazırlık ve koşuşturmalar vakit alırdı. Son bir kaç yıldır ise her şey değişmeye başladı. Ya da belki yeni yıllar aynı kaldı ama bizler değişmeye başladık, kim bilir? Bunda iki faktör etkili oldu. Birincisi yılbaşı kutlamalarının Ramazan ayı ile kesişmesi ikincisi ise insanların maddi sıkıntılarının önlenemez şekilde artması. Sokakta yanınızdan geçip gidenlerin yüzlerini inceleyin bir. Ne kadar mutsuz ve umutsuz bakışlar sardı etrafımızı... Herkes banka borçlarından, kredi kartı harcamalarından müşteki. Herkesin evinde ve evliliğinde sorunlar var. Son zamanlarda aldığım boşanma haberlerini sayamaz oldum. Artık kimsenin kimseye fazla tahammülü kalmadı. İlk tartışmada soluğu mahkemede alıyor çiftler. Acaba problem taraflardan ve onların eksikliklerinden mi kaynaklanıyor yoksa evliliğin kendisinde mi eksiklik var? Her konuda olduğu gibi bu konuda da ekonomik koşullar önemli. Bir de zaman meselesi var. Evlilikler zaman aşımına uğruyor. İlk günlerde çırpınan kalbiniz sanki donuyor bir müddet sonra. Şefkatten çok sinir biriktiriyorsunuz eşinize. Bu, kimin kim olduğuyla falan ilgili değil. Sorun, içinde yaşadığımız yüzyıl ve onun getirdiklerinden kaynaklanıyor. Hızlı yaşamak, hep bir yerlere ve birilerine yetişmek, şık olmak, tam olmak gibi mecburiyetler; kısacası şehirli olma yaptırımları insanları bunaltıyor. Peki hiç birbirini seven ve uzun yıllar boyunca sıkılmadan evliliğini yürüten yok mu? Var ama sayısına baktığınız zaman acı gerçeği görüyorsunuz. Onların oranı çok düşük. Uzun bir tatilden çıktık. Zaten o kadar çok tatil yapıyoruz ki hiç yorulamaz olduk. Bunun verdiği mahmurluk ve sinsi baş ağrısı beynimizi kemirirken bir yandan da mutlu olmaya çalışıyoruz. Geçenlerde bir dostum mutlu olmaya çalışmanın anlamsız olduğunu söyledi. Önemli olmak mutsuz olmamaya çalışmakmış. Doğru. Hayatımızda toplamda kaliteye ulaşırsak ve kendimizle barışma başarısını gösterirsek işimiz kolay aslında. Bu kendisiyle barışık olma meselesi de derin bir mevzuu. Her türlü geyik muhabbetinde karşınıza çıkar mutlaka. Söylenecek sözler bittiğinde birisi bunu gündeme getiriverir. "Sen kendinle barışık mısın bir kere?" Buyurun bakalım. Hep altını çizdiğim gibi, sürekli kendimizle birlikteyiz. Eşimizden boşanabilir, annemize kızabilir, soluğu dışarıda alabiliriz ama kendimizden kaçamayız. Her aynaya baktığımızda aynı ruhla selamlaşırız. Gece olup da başımızı yastığa koyduğumuzda her çeşit savunmadan uzak, salt gerçeklerle burun buruna kalırız. O karanlığın içinde ve katıksız yalnızlığımızda bütün hatalarımızı biliriz. Söylediğimiz yalanlar, yaptığımız haksızlıklar, zayıflıklarımız karışımızda dikilir. İşte bunlardan kaçamayız. Orada öylece durur, bakarlar gözlerimizin içine. O zaman itiraflar sahneye çıkar. Sadece kendimize itiraf edebildiklerimiz... Bazen kendimize bile itiraf edemediklerimiz... Kim demiş yaşamak kolay diye! Ama kimse yaşamanın anlamsız olduğunu iddia edemez. Sonsuz bir macera ve deneyim yoludur yaşamak. Ve güzeldir. Bu sene yılbaşı faslı tuhaf geçti. Televizyonların çoğu canlı yayınlara bile tenezzül etmediler. Sanki renkler daha soluktu, sanki Noel Baba daha meşguldü. Taksim'de patlayan yılın ilk bombası tatsız bir haberciydi. Ama yine de yaşamak güzel. Yine de yeni yıl ve bütün yıllar güzel. Belki artık 1001 Gece Masallarını kimse okumuyor ama nefes alan her şeyde umut vardır. Ben yarınlara olan güvenimin sarsılmasına izin vermeyeceğim. Neden siz de bana katılmıyorsunuz? SÖZÜN ÖZÜ Kadınlar sevdikleri adamlarla değil, kendilerini seven adamlarla evlenmelidirler. LEVHA Her aşık şairdir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT