BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sezer, YÖK ve üniversite

Sezer, YÖK ve üniversite

2000 yılının flaş ismi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer. Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ve demokrasi adına yaptığı açıklamalar O'nu bir anda en öne getirdi. Kamuoyu araştırmalarında trendi hızla yükselen prima konumunda.



2000 yılının flaş ismi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer. Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ve demokrasi adına yaptığı açıklamalar O'nu bir anda en öne getirdi. Kamuoyu araştırmalarında trendi hızla yükselen prima konumunda. Daha önce bazılarının taşıdığı mesela (medyatik olma, yandaşlarına sıcak tavır) gibi hususiyetleri taşımıyor. Her şeye ve herkese gerektiği kadar mesafeli. İçtenliği ve samimiyeti ise; hukuk. Sokaktaki insana soruyorum. İletişim ve bilgilendirme öylesine hızlı ki "Ah..sayın Cumhurbaşkanı son olarak; oylamada birinci gelen Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş ile, yine sandıktan önde çıkan Prof. Osman Çakır'ı, Samsun'a rektör atasaydı" diyorlar. Aydınlar da aynı kanaatte. Tepede öyle skandallara alıştık ki bu iki örnek bile Sezer'e olan ilgiyi ve sempatiyi azaltmadı. Artırdı. Çünkü güven veriyor, inandırıcılığı fazla, popülizme ihtiyaç hissetmiyor, kendisini Çankaya'ya oturtanlara herhangi bir borcu falan yok. Israrla ve genel mutabakatla getirildi. Susmak ve pusmak Ancak, üniversitelerden çok sayıda mektup, faks, telefon ve e-mail alıyorum. "Lütfen" diyorlar "YÖK masaya yatırılsın. Bir ilk mektep rehaveti içinde yönetilen üniversitelerimize neşter vurulsun." Cumhurbaşkanı Sezer'e arz ediyorlar bizim aracılığımızla. Üniversitelerde bugün için ilim değil, sorun üretiliyor. Rektör seçimleri de 4 yıl sonra yapılacağı için şimdilik böyle bir meselesi yok. Dolayısıyla problemler daha hızlı ve makul çözülebilinir. Çözülmesi de elzem. Çünkü ülke sorunları karşısında üniversiteler sus-pus. Ekonomi sorun yaşıyor... Tarım bitiyor, üretici zorda, mezunları "işsizler derneği" kuruyor, Ziraat Fakülteleri'mizin sanki umrundaydı; siyaset tıkanmış, arayışlar artmış, Mülkiye; "sonra Türkiye" demesini sürdürüyor. Allah'tan spor akademilerimize, sporcularımız bastı geçti de batıda bayrak açtık, tranfserler gerçekleşti. Bunlar yetmiyormuş gibi, dünyada konuşulan dil olarak 250 milyonu aşkın kişiyle Türkçemiz Birleşmiş Milletler'de 5. sırada. Ama YÖK Başkanı Prof. Kemal Gürüz "Türkçe ilim dili değildir" diyebiliyor!? Vay benim köse sakalım... Özgürce düşünebilmek Gelen 17 mektuptan biri Prof. Musa Sarıca'ya ait "Ülkenin geleceğini hazırlayan, yeni teknolojiler üreten üniversitelerin yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri her şeyden önce ortaya koydukları ve koymaya çalıştıkları iradelerinde rahat olmalarına bağlıdır. Özgürce düşünen, düşündüğünü uygulamaya çalışan, bunlardan zevk alan insanların yer aldığı bir üniversite sistemi, ülkelerin ışık kaynağı olacaktır. Bu sebeple ülke gelişmesini amaçlayan, çağdaş uygarlığı düşleyen herkesin, üniversitelerin sorunlarına kayıtsız kalmaları düşünülemez. Bu konuda toplumumuzun tüm kesimlerinin görüşlerinin alınması, bir uzlaşma çerçevesinde geleceğe dönük çözümlerin oluşturulmasına şiddetle ihtiyaç vardır. Yoksa YÖK Kanunu ve Rektör atamaları gelecekte büyük problemler oluşturmaya devam edecektir." Prof. Sarıca'ya göre, demokrasi ve hukuk anlayışı Ege'de başka, Karadeniz'de başka uygulanırsa, hukuksal anlayışlardaki farklılık kaçınılmaz olur, demokrasi sevdalıları hayal kırıklığına uğrar ve geleneksel demokrasi anlayışımız da sürer gider. Doçent İbrahim Aydın hukuk ve demokrasinin uygulamalarındaki; eşitsizlikten, kişisel tercihlerden, şeffaf olmamaktan yakınıyor. Uygar, demokratik ve aydınlık bir Türkiye özlemini dile getiriyor. Getiriyor ama motivasyonu sıfırlanmış bir bilim adamı. Hak arayınca kendini değişik yerlerde bulmuş, polislerin de Memoli'ye hiç benzemediğini anlatıyor. İteklendiğinin, tartaklandığının örneklerini aktarıyor. "Nerede benim güveneceğim hukuk devleti" diye soruyor ve ekliyor: "Yoksa olumsuzlukların altında uzaylılar mı yatıyor?" Öğretim üyeleri Sayın Sezer'den alıntılar yapıyorlar "Yöneticilerin seçimle işbaşına gelmeleri demokrasilerin en temel ve vazgeçilmez şartıdır. Üniversiteler seçilmiş organlar eliyle yönetilmelidir. Bu seçimlerin doğru ve adil yapılması için her şeyden önce üniversite öğretim üyelerinin iradesine, hukuka ve demokrasiye saygı gösterilmelidir." O halde buyurun beyler. Üstelik TBMM de bugün yeniden açılıyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT