BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa yıldızlarını kaybediyor

Avrupa yıldızlarını kaybediyor

Bazı takımlarımızın - bizce doğrusunu yaparak - maçlara bedava seyirci taşımaya son vermelerinin de etkisiyle özellikle İstanbul'daki basketbol maçlarında seyirci oranları düştü.



Bazı takımlarımızın - bizce doğrusunu yaparak - maçlara bedava seyirci taşımaya son vermelerinin de etkisiyle özellikle İstanbul'daki basketbol maçlarında seyirci oranları düştü. Para verip bilet alma uygulaması herkes tarafından benimsendikçe sorun azalacaktır, yeter ki sahadaki basketbolu tamamlayacak tribündeki ortamla, temiz tuvaletlerle, acıkanların zevkle tüketebilecekleri yiyecek ve içecek opsiyonlarıyla, düzenli otoparklarla ödenen paranın karşılığını verebilelim. Kaliteli arz mutlaka talebi getirecektir. Seyirci azalması sadece ülkemize has değil. SuproLeague - Avrupa Ligi ayırımının da etkisiyle, tribün gelirleri açısından Avrupa'da başı çeken Yunanistan da dahil olmak üzere birçok ülkede seyirci rakamları düşüyor. Basketbolda bu yıl seyirci sayısının düştüğü sık sık dile getiriliyor, ama eleştirenler çıkış yolu önermekte aynı derecede aktif değiler ne yazık ki... Yazının başlığından da anlaşılabileceği gibi konuyu yıldız oyunculara getirmek istiyoruz. Bütün sporlarda seyircinin ilgisinin odaklandığı yıldızlara... Avrupa'da güçlü takımların iki ayrı lige bölünmesi kaçınılmaz olarak yıldızların da paylaşılmasını gerektirdi. Avrupa'nın yıldızlarını izleyebilmek artık iki ayrı ligi birden takip etmeyi gerektiriyor. Ancak Avrupa'nın yıldızlarını izlemek için iki ligi birden takip etmek yetmiyor. Çünkü Avrupa'nın 30'dan fazla yıldızına NBA tarafından "el konulmuş" durumda. Sabonis, Nowitzki, Nesterovic, Divac, Stojakovic, Hidayet, Kukoc, Tarlac, Potapenko, Ilgauskas ve diğerleri... Avrupa takımları yıllarca yatırım yapıp yıldız oyuncu yetiştiriyor, federasyonlar da altyapı takımlarına yaptıkları yatırımla bu sürece katkıda bulunuyor. Başarılı olunduğu anda, yani bir yıldız yetiştirildiğinde, NBA hemen devreye girip yetişmiş yıldızı kapıveriyor. Oyuncuyu yetiştiren kulüpler de, bu oyuncuların birçoğu milli takımda oynamayı bıraktıkları için ülke basketbolu da büyük zarar görüyor. Karşılığında Amerikalı oyuncuların getirildiği bir gerçek, ancak Avrupa takımları en iyi Amerikalıları değil, sadece NBA'in beğenmediklerini alma şansı bulabiliyorlar. Yani yıldızların "çalınması" süreci tek taraflı işliyor. Avrupalı basketbolseverler (bizimkiler de dahil) NBA'i göklere çıkararak bu sürece katkıda bulunuyorlar. Kendi ürünlerimizi ezen bir başka ürünün reklamını, tanıtımını kendi ellerimizle yapıyoruz. Dünyanın en iyi basketbolcularına sahip olması açısından herkesin ilgisini çekmesi doğal, ancak NBA'in genel olarak Avrupa basketboluna (ve teker teker ülkelere) verdiği zararı acaba hiç düşünüyor muyuz? Avrupa TV'leri (bizimkileri yine ayırmıyoruz) NBA maçlarını yayınlamak için yarışıyor, yazılı basın en iyi yeri ayırıyor, gündemin baş köşesine yerleştiriyor. Alman Basketbol Federasyonu'nun yayınladığı aylık derginin bile ilk 8 sayfasını NBA haberleri kaplıyor. Adamlar kendi takımlarının - ve milli takımlarının - haberlerini NBA'den sonra veriyorlar. Kendi ürünümüzü kendi ellerimizle arka plana itiyoruz (NBA'in pazarlama başarısı da burada yatıyor). Avrupa besketboluna gösterilen ilgi yıldızların sayısı ve seviyesiyle birlikte düşüyor. Yıldızlarını kaybeden Avrupa basketbolu kan kaybediyor. Bizim ligimiz açısından da aynı şey söz konusu. Bu yıl en büyük iki yıldızımızı - Hidayet'i NBA'e, İbrahim'i AEK'ya - kaptırdık. İki yıldızımız da kolay yetişmedi; yerlerine yenilerini koymamız yıllarca sürecektir. En büyük seyirci düşüşünü yaşayan Efes'in tribünlerindeki boşluklarda Hidayet'in yokluğunun etkisini kim yadsıyabilir? Hidayet artık yeteneklerini Sacramento tribünlerine sergiliyor, ilk beş oynamaya başladığından beri de büyük ilgi çekiyor. F.Bahçe tribünlerini tek başına ateşleyen İbrahim'in yokluğu seyirci azalmasında etken değil midir? İbrahim artık Yunan Ligi'nin tribünlerini dolduruyor. Mahkeme kararı sonrasında "Avrupalı" oyuncu statüsüyle geçen Panathinaikos'la oynadıkları lig maçında 10 bin seyirciyle AEK'nın Avrupa maçları dahil sezonun seyirci rekoru kırıldı. Her ne kadar globalleşme trendi çerçevesinde ülke sınırları kalkmakta ise de sporda yerel yıldızların önemi sürüyor. "Taş yerinde ağırdır" misali, basketbolseverler kazanmayı istiyorlar, ancak kendi yıldızlarıyla kazanmak istiyorlar. Avrupa basketbolu yıldızlarına sahip çıkmak zorunda. Bunun için NBA ile mücadele etmek gerekse bile...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110589
    % 1.15
  • 3.834
    % -0.77
  • 4.5217
    % -0.62
  • 5.1257
    % -0.35
  • 155.245
    % -0.42
 
 
 
 
 
KAPAT