BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > LPG kullanıcılarının tepkisi dinmiyor

LPG kullanıcılarının tepkisi dinmiyor

Akaryakıt fiyatlarının artışı, geçtiğimiz yıllarda birçok dar gelirliyi LPG kullanmaya itmişti.



Akaryakıt fiyatlarının artışı, geçtiğimiz yıllarda birçok dar gelirliyi LPG kullanmaya itmişti. Başlangıçta cazip olan bu yakıt için, birçok kişi birikimlerini harcayarak, ya da borçlanarak araçlarına LPG sistemini taktırdı. Ama üst üste gelen zamlar ve artan vergiler karşısında bu kullanıcılar ne yapacağını şaşırmış durumda. Bu sistemleri söktürüp eski durumları tescil ettirmek bile bütçelerine ağır geliyor. Günlerdir bu tepkiler dile getiriliyor, ama yetkililerin vurdumduymazlığı devam ediyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir okuyucumuzun yazdıkları da çarpıcı: "Biz tarih sayfalarında adımız duyulmaya başladığından beri devleti kutsal bir kavram sayan, onu 'baba' diye kabul eden bir milletin fertleriyiz. Zaman zaman canımızı sıkan durumlarla karşılaşsak bile, ona karşı olan görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışırız. Böylece 'Devlet Baba'ya borçlarımızı ödemenin haklı şevkini ve gururunu yaşarız. Ancak bazen öyle uygulamalar oluyor ki, bu şevk ve gurur yerini şaşkınlığa, hüzne ve öfkeye bırakıyor. Mesela LPG ile ilgili aşırı zam ve vergilendirme uygulaması... Doğu-Güneydoğu'da yaptığı birikimlerle, ziynetlerini bozarak, borç-harç veya dost-akrabadan alınan bir meblağ ile bir araba alabilen (başka türlüsü zaten mümkün değil) bir orta gelirli memur, işçi, vs. aracına bir de LPG dönüşümü yaptırmışsa vay haline! Devletin yürütme organı olan Hükümet'in pençesine düştü demektir. Hınç ve öfke okları sana çevrilecek, litre fiyatına her hafta düzenli zam yapıldığı yetmiyormuş gibi, vergiler de eşi-benzeri görülmemiş bir şekilde arttırılacak. 2000 yılında LPG dönüşümü olmadan yaklaşık 60 milyon TL. olarak ödenen bir vergi 300'lü, belki 400'lü rakamlara ulaşacak. Bu olacak iş mi? Hangi akla, mantığa sığar? Nasıl bir izan, insaf ölçüsüyle açıklanabilir? Madem böyle yapacaktınız, baştan niye izin verdiniz? Ben bu vergiyi ödeyemem. Yaklaşık iki maaşım tutuyor. Benim gibi düşünen insanların da çok olduğuna eminim. İnanıyorum ki bu yanlış uygulamalardan bir an önce dönülmesini sağlayacak kişi ve kurumlar hâlâ bu ülkede mevcut (Mesela Anayasa Mahkemesi). Büyük bir mağduriyete uğrayan binlerce kişinin gözleri, kulakları onlarda. Umutla bekliyoruz..." Güzel ülkemin "huzurlu af mimarları" Sayenizde, 24.12.2000 gününe kadar, huzur içinde beş yıldır yaşadığımız evimizde, artık huzursuz ve kaygılı yaşıyoruz. Pazar günü iftar davetinden döndüğümüzde, karşılaştığımız manzara nasıl olsa sizin başınıza gelmez. Onun için de sizler bunu anlamazsınız. (155 Polis İmdat'ta kayıtlar görülebilir) Eşimin onbir yıldır dişinden arttırdığı, benim de sıcak-soğuk demeden alın terimle edindiğim herşey bir hırsız sayesinde on dakikada yok oldu. Miktarı sizin için belki de bir otel, ya da yemek parası. Onu da sineye çektik, ama eşimin bayram için aldığı ceket de daha bir kere giyilmeden, hırsız tarafından alındı. Biz bu ceketi birkaç ay daha ödemek zorundayız. İşin en acı tarafı, onlarca insanın geçtiği sokaktan, camı açıp içeri girebiliyorlarsa gerisini varın siz düşünün... Gece yarısına kadar onbir polis, dört ekip arabası sadece bu iş için çalıştı. Sonucu da biz Allah'a havale ediyoruz. Sadece yuvamızdaki eski huzurumuzu istiyoruz. Çocuklarımız korkudan evde uyku uyuyamaz oldular. Söylenecek çok şey var, ama anlayana... Şenol Duygu - ANKARA Kazalar sebepsiz değil Bu uzun tatilden faydalanan vatandaşlar çeşitli yerlere gittiler. Haliyle yollardaki yoğunluk arttı. Hepimizin şahit olduğu üzücü kazalar da artış gösterdi. Birçok insanımız sevdiklerine kavuşamadan hayatını kaybetti. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklamasına göre bayram tatili boyunca bu kazalar sonucu 172 kişi ölmüş (yılbaşı günü ve sonrası hariç). Yuvalar yıkıldı, milli servet heba oydu... Her seferinde suçu hayali bir "canavar"a yükleyerek sıyrıldığımız gibi, bu defa da öyle yaptık. Yolların durumu, bakımı, araçların kontrolü... Tedbiri yeterince aldığımızı söyleyemeyiz. Bir şöför arkadaşımız, gönderdiği mesajda bu ihmalimize dikkati çekmiş. "Ben Kastamonu Özlem Seyahat'te şoförlük yapmaktayım. Meslek icabı haftada 3-4 defa Bolu Dağı'nı kullanıyoruz. Bu yol da şu an 'Pilot Yol' olarak seçilmiş. Fakat yol kenarındaki uyarı işaret ve levhaları çamurla kaplanıyor. Yol, gece terkedilmiş bir vaziyette. En son, bayramın 2. günü akşamı geçtim, her taraf çamur içinde idi. Bu uyarımı duyarlı bir vatandaş olarak yetkililere duyurmak istiyorum." Duyarlı vatandaşımızın uyarısını yetkililer dikkata alır umarım. En işlek ve 'Pilot Yol'umuz bu haldeyse, diğer yolların durumunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Artık "Hayali" canavarlarla uğraşmayı bırakıp, işin gerçek sebebine eğilme zamanı gelmiştir. Bu çapta bir zararı, zayiatı hiçbir düşman veremez...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT