BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsanlar yaşadıkça...

İnsanlar yaşadıkça...

İnsanlar yaşadıkça, her şeyden önce; özgür, sonra güven, huzur ve refah içinde olma hakkına doğal olarak sahipler.



İnsanlar yaşadıkça, her şeyden önce; özgür, sonra güven, huzur ve refah içinde olma hakkına doğal olarak sahipler. Peki; bunca yüzyıl aşılmış olmasına rağmen, bu başarılmış mı? Ne yazık ki; bırakın başarmayı, insanoğlu, insanların acizliği karşısında büyük hezimete uğramış bulunuyor. Afrika'da bazı yörelerde; her 10 saniyede bir insanın açlıktan öldüğü gerçekse, artık denilecek birşey kalmıyor. Açlık ve sefalet Açlık ve sefaletle mücadele için; 21'inci yüzyılın ilk dilimleri, kaçınılmaz bir tarih görünüyor. Daha önce de aynı yaraya değinmiş ve uyarıda bulunmuştuk. Ne var ki, hiç yılınmamalı ve her fırsatta, insanlığın çektiği açlık ve sefalet, sınıf kavgası körüklenmeden dile getirilmeli. Bırakın Afrika'yı bütün kıt'alarda hatta ülkemizde bile, açlık ve sefalet çekenlerin varlığı her zaman bizleri düşündürmeli, tedirgin bile etmeli, fakat korkutmamalı. Sorumluluk Ancak, sorumluluktan çekindiğimiz an korkuya kapılmalıyız. Eğer dünyayı artık büyük köy kabul ediyorsak, üzerinde yaşayanların her türlü sorunlarından da sorumlu olmalıyız. Eğer; globallaşmeden ısrarla bahsedilmek isteniyorsa, insanların bütün sorunlarına çözüm yolları ciddi bir şekilde ve süratle aranmalı, mutlaka bulunmalı. Uzaya yerleşmeyi plânlayan insanoğlunun; Afrika'nın, Asya'nın köşelerindeki yoksul hemcinslerinin yaşantısından kendisini sorumlu tutmasından daha olağan ne olabilir ki? Yoksa, yıldız savaşı projeleri, uzay istasyonlarının ne değeri kalır ki... Hele kopyalamak!.. Yeryüzünde bunca sorun varken ve bunların başında insanların sefaleti gelirken, ilim ve bilimin "kopyalama" gayretlerinin ne anlamı olur ki!.. Bir yandan; 10 saniyede bir, açlıktan insanlar ölüyor, öbür yanda, insana varmak üzere hayvanların kopyalanmasına imkan harcanıyor. Daha önce de belirtmeye çalışmıştık: Dünyada şimdilik tek süper güç kalan ABD'nin önderliğinde nerede yaşarlarsa yaşasınlar, mutlaka insanların asgari yani doğal ihtiyaçlarının sağlanması gerekiyor. Sosyal adalet... Açıkçası; ABD ve onun bir rakibi görünümündeki Avrupa Birliği, her şeyden önce, dünyadaki gelir dağılımının haritasını gözden kaçırmadan ve keşmekeşliği ortadan kaldırarak, 21'inci yüzyıla imzalarını atmalı. "Sosyal adalet" anlayışı, yerküremizde mutlaka gerçekleşsin ki, uzaya sıra gelebilsin. Yoksa, bütün çabalar boşu boşuna harcanmış olur. Kısacası, insanlar yaşadıkça mutlaka yaşatılmalı...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT