BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Merkez'in kur keyfi

Merkez'in kur keyfi

Mali piyasaların dalgalanmaya başladığı Kasım ayının ikinci haftasından itibaren piyasadan çıkan 7 milyar doların büyük bölümü Merkez Bankası'nın ortalama 685 bin TL'den yaptığı döviz satışı ile karşılanmıştı.MB'nin 3 Ocak döviz alış kuru 663 bin 827 TL'ydi. Türkiye, 7 milyar dolarlık rezervi (kredi ya da piyasadan satın alarak) ortalama 665 bin liradan yerine koyacak. 1 Dolar başına 20 bin TL kâr var...



Kasım ayının ikinci haftasından itibaren yaşanan 'likidite' krizi sırasında Merkez Bankası ve Türkiye genel rezervinden çözülen döviz miktarı pahalıya satılmış oldu. Merkez Bankası'nın 3 Ocak tarihli Dolar döviz alış kuru olan 663 bin 827 TL dikkate alındığında eksilen rezerv çok daha ucuza ve daha fazlasıyla yerine konulacak. Faiz olmasa kârdayız Döviz rezervlerindeki çözülme sonrasında sağlanan 'ek rezerv' ve satıcılı piyasadan ucuza alınan yeni döviz girişinin Merkez Bankası'na sağladığı net kur farkı kazancı yaklaşık 200 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Kriz süreci ve sonrası dikkate alındığında Türkiye'nin genel rezervlerinden 7 milyar dolarlık satış, 7 milyar dolarlık alış ve ilave olarak 3 ila 5 milyar dolarlık yeni döviz girişi tablosu ortaya çıkıyor. Bu durumda Türkiye 17 ila 20 milyar dolarlık bir dövizi ortalama 665 bin liradan almış olacak. ABD Doları'nın Kasım ayı ortalamasının 685 bin TL olduğu dikkate alındığında 17 milyar dolarlık döviz alışverişinde oluşan kur farkı geliri 440 milyon doları buluyor. Bu paranın en az 200 milyon doları Merkez Bankası'nın doğrudan kazancı olarak hesaplanıyor. Toplamda Türkiye krizin etkisiyle yaklaşık 300 trilyon lira net kazanç sağlamış olabilir. Hesabın özü Merkez Bankası ve Türkiye genel rezervlerinden eksilen 7 milyar dolar ortalama 685 bin liradan satıldı. Böylece ilk etapta 1 dolar karşılığı yaklaşık 20 bin TL zarardan kurtulduk. Şimdi 665 bin lira ortalamadan 3 ayda 10 milyar dolar rezerv artışı olursa bu defa da 'ucuza dolar alarak' ikinci kez kar etmiş olacağız. Yüksek faizle TL satışı Merkez Bankası sadece dövizi pahalı satarak kazanç sağlamakla kalmadı. Aynı zamanda likidite sıkışıklığı döneminde TL fonlaması yaparken de büyük kazançlar sağladı. Çünkü TL kısa vadeli faizleri rekor düzeylerde yükseldi. TL faizlerindeki yükselişin bedelini büyük ölçüde piyasa ödedi. Döviz trafiğindeki bu kazanca karşılık Hazine'nin borçlanma maliyetinde yükseliş olursa bu defa da para kaybedeceğiz. Ancak Hazine bütün bu kriz döneminde önemli bir borçlanma gerçekleştirmedi. İkinci el piyasada bono-tahvil faizleri yükseldi. Cuma günü yapılacak ihalelerde ise büyük ihtimalle tahvil ihalesine fazla talep gelmeyecek ve bono ihalesinde bankalar yüksek risk primi koyarak borç vermeyi teklif edecek. Ancak, Hazine'nin arzulamadığı bir faizle karşılaşması halinde çok büyük miktarlı bir borçlanma yapmama ihtimali de güçlü. İki günde 1.78 milyar $'lık satış Uzun tatil sonrası ilk gün olan Salı günü bankalar 914 milyon dolar sattı. Satış dün de sürdü. Dünkü satışlar da 800 milyondoları aşınca Merkez Bankası iki günde yaklaşık 1,7 milyar dolarlık döviz aldı. Böylece bankalar TL ihtiyaçlarını karşılamak için kriz döneminde 'pahalı' satın aldıkları dövizi 'disponibilite ihtiyacı için' daha ucuza satmaya başladı. Satış hızı ilk iki günde özellikle ABD Doları'nın ucuzlamasına da baskı yapacak kadar yüksek seyretti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT